Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK),Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve müttefik gruplarla birlikte başlattığı ‘Fırat Kalkanı Harekâtı’ ile Suriye’nin El Bab İlçesi ve çevresindeki bölgeleri DEAŞ terör örgütünden temizlemesinin ardından son 5 ayda 30 bin Suriyeli evlerine döndü. DEAŞ’tan arındırılan Azez, Cerablus ve El Bab üçgenindeki bölgeye dönüşler artarken, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de dönüşlerin hız kazandığını, kentteki 100 bin kişinin El Bab’da dönmelerini sağlayacaklarını ifade etti.

Gazete Habertürk'ten Erdem Şahin, Gaziantep’teki Karkamış Sınır Kapısı’ndan Suriye’ye yapılan gönüllü dönüşlere tanıklık etti. Yıllardır Türkiye’de kalan, çocuklarını burada kucağına alan ve ülkelerine dönen Suriyelilerle konuştu.

AİLECE GİDİYORLAR

Mesai saatinin başlamasıyla birlikte kalabalığın ve hareketliliğin arttığı Karkamış Sınır Kapısı önünde kalabalık ailesi ile gözümüze çarpan Muhammed Hassan oldu. Eşi, kardeşi, çocukları ve yeğenleri ile heyecanla kapıya yürüyor. Geri dönüş için tüm belgeleri hazır. Sıraya geçip bekliyorlar.

Tercüman vasıtasıyla hikâyesini anlatıyor: “Türkiye’ye 3 yıl önce geldim. Savaştan önce ailemle birlikte El Bab yakınında bir köyde hayvancılıkla uğraşıyordum. Önce Gaziantep’e yerleştim, sonra Ankara’ya giderek dekorasyon işi yapan bir yerde çalıştım. Allah Türkiye’den razı olsun. Buranın ekmeğini yedik. Çocuklarımızı burada büyüttük. Her türlü hizmeti aldık. Avrupa’ya geçmeyi hiç düşünmedim. Bir gün vatanıma tekrar döneceğimi biliyordum. İnşallah evim yıkılmamıştır. Gidince tekrar eski işimi yapmayı istiyorum.”

Muhammed Hassan (en sağda),ailesiyle El Bab’a giderken, “Çocuklarımızı burada büyüttük” dedi.

‘VATANSIZLIĞIMIZI HİSSETMEDİK’

Minibüsten inen Ahmed Sallah ise bir yandan kapıya doğru yürürken bir yandan da Türkiye’ye olan minnet duygularını anlatıyor. Sallah, 3 yıl önce Türkiye’ye gelmiş. Savaşta akrabalarını kaybettiğini söylüyor. Küçük çocuğu Türkiye’de doğmuş. Bozuk Türkçe’siyle ağzından çıkan cümle her şeyi özetliyor: “İnsanın vatanı gibisi yoktur ama biz burada vatansızlığımızı hiç hissetmedik.”

Karkamış Sınır Kapısı’nda onlarca, yüzlerce kişi ülkesine dönmek için bekliyor. Kimi kamyonla, kimi traktörlerle getirmiş eşyalarını. Kimi bir bavulla gelmiş. Usame, Mahmud, Resül... Kimi yalnız geçiyor, kimi amcasının kızını geçirmeye gelmiş. Ama umutlar hep aynı, bir daha evinden ayrılmak zorunda kalmamak.