Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Jüri Başkanı Yılmaz Erdoğan, festivalin açılış gecesi öncesi düzenlenen kırmızı halı töreninde, "Bir an önce sokaklarımıza huzurun gelmesini diliyorum. Festivalin de aynı huzur içinde geçmesini diliyoruz" dedi.

        Antalya Büyükşehir Belediyesi'nce bu yıl 51'incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin açılış gecesi, Antalya EXPO Center'da düzenlenen kırmızı halı töreniyle başladı. Yeşilçam'ın Haldun Dormen, Yusuf Sezgin, Eşref Kolçak, Yılmaz Köksal, Yusuf Sezgin, Gülsen Tuncer gibi ünlü isimleri davetlilerle birlikte yürüdü.

        ‘SANATTA ÖZGÜRLÜK'

        Yeşilçam'ın unutulmaz iki kadın ismi Filiz Akın ve Fatma Girik, açılış gecesinde kırmızı halıdan el ele yürüyerek geçti. Akın, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin 51'inci yılıyla birlikte Türk sinemasının 100'üncü yılının kutlandığını hatırlatarak, "Çok onurluyum, gururluyum" dedi.

        Festivalin düzenlendiği ilk yıl da Antalya'da olduğunu hatırlatan Akın, 51'inci festivalde sansür bağlamında ortaya çıkan tartışmalara ilişkin de "Sanatta özgürlük" dedi. Akın, Kobani'ye destek eylemlerinde yaşanan şiddet olaylarını ise "Gönül ister ki barış ortamında ve huzur içinde olsun. Birtakım üzücü olaylar yaşıyoruz. Sanat hepsinin üstesinden gelecektir eminim. Uzlaştırıcı olacaktır diye düşünüyorum. Bu tür olaylar sadece sanata değil her şeye gölge düşürüyor" diye konuştu.

        ‘SANSÜRE KARŞI YÜRÜYÜŞTE 4 KİLO VERDİM'

        Fatma Girik, yeniden Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde olmanın açılışında bulunmanın hoş bir duygu olduğunu belirterek, "57 senedir film çekiyorsun ve hala Filiz Akın'sın, Fatma Girik'sin. Hala kırmızı halıda yürüyor, bunu yaşıyoruz" dedi.

        Girik, festivaldeki sansür tartışmalarına ise "Ben sansüre karşıyım. Gençliğimde senelerce Ankaralara yürüdük. 3.5, 4 kilo zayıfladık. Sansür yeniden hortladıysa ne kadar kötü bir şey. Ben buraya genç arkadaşlar için geldim. Biraz da onlara destek olmak için buradayım" diye konuştu.

        Fatma Girik, Kobani olaylarına ilişkin de "Dışarıda bunlar olurken burada böyle lay lay lom olmuyor. Sanat her şeyin üstesinden gelecek. Hangi kadın, hangi canlı ister böyle bir şey olsun" diye konuştu.

        Leman Sam'ın Kurban Bayramı'nda attığı tweet'i de hatırlatan Girik, "Leman Sam bir şey söyledi. Kadına neler söylediler. Böyle hoş değil ki bunlar. Yani nedir, neyi paylaşamıyorsun ki" dedi.

        ‘FESTİVAL HUZUR İÇİNDE GEÇSİN'

        Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Yılmaz Erdoğan da diğer jüri üyeleriyle birlikte geceye katıldı. Kırmızı halıda soruları cevaplandıran Erdoğan, şöyle konuştu: "Ülke o kadar zor bir yerden, yine zor bir zamandan geçtiği için memleketimizin en önemli sorununun şu anda sinema ya da festival olmadığını bilerek konuşmak geliyor içimden. Dolayısıyla bir an önce sokaklarımıza huzurun gelmesini diliyorum. Festivalin de aynı huzur içinde geçmesini diliyoruz bütün arkadaşlarla beraber."

        Erdoğan, festivalde yaşanan sansür tartışmalarının jüri üyeliklerinden istifayı getirdiğinin hatırlatılması üzerine "Herkesin istediği tavrı koyma hakkı var. Bu hakkı kullanan arkadaşlar var. Bunu istifa eden arkadaşlara sormanız gerekir" dedi.

        "FESTİVAL YAPILMAYA DEVAM ETMELİ"

        Ulusal Uzun Metraj'ın bir diğer jüri üyesi Ebru Ceylan, ülkenin içinde bulunduğu durumun zaten çok moral bozucu olduğunu belirterek, "O yüzden özellikle festival küçük sorunları dert etmeden çok büyük sorunların yanında her zamanki gibi yapılmaya devam etmeli. Tam da böyle bir zamanda yapılmaya devam etmeli gibi geliyor bana" diye konuştu.

        ‘PERDE İNMESİN'

        Geceye eşi Ebru Türel'le birlikte katılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, kırmızı halıda, "İnsanların özellikle sanatın birleştirici gücüne en çok ihtiyaç olduğu bir dönemdeyiz. Dolayısıyla biz bugün ‘Perde inmesin' dedik. Bu önemli etkinliği devam ettirmeye karar verdik" dedi. Türel, Türkiye'nin sanatçıların birlik, beraberlik ve barış mesajlarına ihtiyaç olduğunu belirterek, festivalin bu açıdan çok büyük bir fırsat sunduğunu söyledi.

        TÖRENDE NELER YAŞANDI?

        Korhan Abay'ın sunumunu yaptığı gecede konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, 1908 yılında Darülbedayi'yi kuranlardan ilk sinema salonunu açanlara kadar, tüm sinemacılar ile Türk kadın oyuncularını sinemaya teşvik eden Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü sevgi ve saygıyla andığını dile getirdi.

        Eski zamanlarda sanatın şiir olduğunu, Kur'an-ı Kerim'in de şiir formunda geldiğini ifade eden Türel, şöyle konuştu:

        "Şehirleşmeyle roman çıktı. Bugün ise zamanın sanatı sinemadır. Kainatın, doğanın kendisi, sanat eseridir. Sanatçılar ise doğanın öğrencisi, güzelliğin kaşifleri, insan ruhunun, kalbin tercümanlarıdır. Bugün Türkiye, maalesef acı olaylar yaşıyor. Hayatını kaybedenlerin acısını, halkımızın üzüntüsünü yürekten paylaşıyorum. İnsanlığın, Türkiye'nin her zamankinden daha fazla sanatçıların sesine, sanatın güzelliğine, sevgisine, sıcaklığına ihtiyacı var. Bu sebeple biz bu olaylara rağmen (Perde kapanmamalıdır) dedik ve bugün, bu sorumlulukla birlikteyiz. Biz, Antalya ve Antalyalılar, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 51 yıldır Türk sinemasına sahip çıkma geleneğimizi yaşatmak için büyük fedakarlık ve gayret gösteriyoruz."

        Türel, Altın Portakal'ın belediyenin değil, Antalya halkının festivali olduğunu vurgulayarak, halkın geleneğine sahip çıkmak, Türk sinemasını uluslararası arenaya çıkarmak için fedakarlık yaptıklarını kaydetti. Türkiye'nin sınırlarında insanlık dramları yaşandığını hatırlatan Türel, şunları söyledi:

        "Komşularımızdaki ateş maalesef ülkemizi de etkiliyor. Bugün, perdelerin kapanacağı, ayrışmaya meydan verileceği bir gün değildir. Bugün, küçük gerekçelerle küsme günü hiç değildir. Sanatçıların çıkıp konuşacağı, barış çağrısı yapacağı, yürekleri ısıtıp, dışarıdaki ateşe su dökeceği gündür."

        SİNEMANIN USTALARINA ÖDÜL

        Açılış töreninde, Altın Portakal için yarışacak filmler, sinema dünyasının ünlü isimlerinin sunumlarıyla festival konukları ve ekran başındakilere tanıtıldı.

        Gecede çok sayıdaki filmde senarist, yönetmen ve oyuncu olarak görev alan tiyatro sanatçısı Haldun Dormen, oyuncu Nilüfer Aydan ile "Düşman Yolları Kesti" gibi Türk sinemasının çok sayıda klasiğinde imzası olan yazar Tarık Dursun Kakınç'a "Onur Ödülü", 1974 yılında "Alice Doesn't Live Here Anymore" adlı filmdeki performansıyla "En İyi Kadın Oyuncu" Oscar'ını alan Ellen Burstyn'e ise "Yaşam Boyu Onur Ödülü" verildi. Oscarlı oyuncu Ellen Burstyn, "Yaşam Boyu Onur Ödülü"nü, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'den aldı.

        Konuşmasına Türkçe "Merhaba" diyerek başlayan Burstyn, uzun kariyeri boyunca birçok ödül aldığını belirterek, ödül almak üzere bu kadar güzel bir yere daha önce gelmediğini söyledi.

        Burstyn, daha önce iki kez Türkiye'ye gelme şansı yakaladığını ancak bir şekilde bu ziyaretleri gerçekleştiremediğini ifade ederek, "Sonunda rüyalarımı cevapladığınız için teşekkürler" dedi.

        HALDUN DORMEN'E ÖDÜLÜNÜ FİLİZ AKIN VERDİ

        Gecenin ilk onur ödülünü vermek üzere sahneye gelen Filiz Akın, sinemanın 100 yıllık yolculuğunun bir kısmında, kendisinin de olduğunu anlattı. Geçmişte başka eğlence olmadığı için seyirciyle aralarında tutkulu bir ilişki olduğunu belirten Akın, şöyle konuştu:

        "Sinemaya sahip çıkma duygusu, beni çok heyecanlandırıyor. Şimdi bakıyorum da sinema, nerelere geldi. Hollywood'da Oscarlarda adımız anılıyor, Cannes'da en iyi film ödülüyle bu 100 yıl taçlandı. Tüketim toplumuna geçtiğimizden beri kaybettiğimiz manevi değerlerimizin simgesi olarak bizi gördünüz, bize değer verdiniz, alkışladınız. Bunun için size çok teşekkür etmek istiyorum."

        "Onur Ödülü'nü Filiz Akın'dan alan Haldun Dormen ise bugüne kadar onlarca ödül aldığını ama hiç bu kadar heyecanlanmadığını dile getirdi.

        Dormen, "Yıllarını tiyatroya vermiş bir adamın bu ödülü kazanması çok büyük bir şey. Sinema beni unutmadığı için çok teşekkür ediyorum" dedi.

        "YEŞİLÇAM'IN ERKEK FATMA'SI"

        Nilüfer Aydan'a "Onur Ödülü"nü vermek üzere sahneye gelen Fatma Girik, kendisini "Yeşilçam'ın erkek Fatma'sı" diye tanımlayarak sahneye çağıran Korhan Abay'a, "Hiç erkeğe benzeyen bir tarafım var mı?" diye espri yaptı.

        Girik, Türk sinemasının 100 yılının 57 senesinin kendisiyle geçtiğini dile getirerek, "Ben 57 senedir film çekiyormuşum. Ne mutlu. Keşke bir 57 senem daha olsa da onu da yine sinemaya versem" dedi.

        Bugün 71 yaşında olduğunu, yaşını saklamadığını kaydeden Girik'e, Abay, "Şiiri biliyorsunuz değil mi? Yaş 71 yolun yarısı eder" diye seslendi. Fatma Girik de "Ben yaşımı saklasam, belki kibarlıktan yüzüme 'Öyle mi hı' derler ama arkamdan 'Manyak, sanki biz seni bilmiyor muyuz?' derler" diye konuştu.

        Bugüne kadar 4 Altın Portakal ödülü aldığını hatırlatan Girik, "İkisini filmle aldım ama iki tanesini arakladım mı onu bilmiyorum. Vallahi hatırlamıyorum onları. 71 yaşıma binaen" dedi. Abay da "İkinci yarısında hatırlarsın onları da" diye espri yaptı. "Onur Ödülü"nü Fatma Girik'ten alan Nilüfer Aydan, festivalde ödül heykelciğinin eski haline dönmesinden mutluluk duyduğunu dile getirdi.

        Dünyada ve Türkiye'de kötü şeyler olduğunu anlatan Aydan, şöyle konuştu:

        "Ben buraya biraz gelmek istemedim. Olaylar beni çok rahatsız ediyor, eve kapanıyorum. Kendi içimde yaşıyorum her şeyi. Fakat o kadar emek verdiler, o kadar çaba sarfettiler ki geldim, bu ödülü aldım. Ben bu ödülü barış, sevgi, bir de sevgili liderimiz Atatürk için, O'nun söylediği 'Yurtta barış, cihanda barış' sözleri için alıyorum."

        KALKINÇ, ÖKTEN VE YAŞAR'A ÖDÜL

        Tarık Dursun Kakınç'ın "Onur Ödülü"nü Festival Direktörü Elif Dağdeviren verdi. Sahneye çıkamadığı için koltuğundan izleyicileri selamlayan Kakınç'ın ödülü, gelinine teslim edildi. Her yıl sanatçıdan sanatçıya el değiştiren "Yıldırım Önal Anı Ödülü", yönetmen Şerif Gören tarafından Güler Ökten'e verildi.

        Ökten, ödülü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, bu ödüle layık görülmekten onur duyduğunu dile getirdi. Ökten, "Umarım bu onuru hak etmişimdir. Festival komitesine, meslek birliğime ve şu anda bu sahnede bulunmamda katkısı olan herkese teşekkürler" dedi.

        "Sinemada Emek Ödülü", ışık şefi Ali Salim Yaşar'a verildi. Setteki çalışması yüzünden Antalya'ya gelemeyen Yaşar'ın ödülü, "Godzilla" lakaplı set amiri Selahattin Geçgel'e teslim edildi. Geçgel, Yaşar'ın ödülünü aldıktan sonra, "Bu ekip buraya kadar gelmişse ben de önlerinde yatarım" diyerek yüz üstü yere yattı. Geçgel, Korhan Abay'ın yardımıyla yerden kalktı.

        DHA/AA

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ