Bu filmden Oscar çıkar
Rahşan Gülşan Paul Thomas Anderson'ın yeni filmi The Master'ı değerlendirdi
RAHŞAN GÜLŞAN / HT GAZETE
The Master filmini izledim geçen hafta.
Tom Cruise'un evliliğine mal olduğu söylenen Scientology tarikatından etkilenilmiş bir senaryo üzerine çekildiği söylenen filmi çok merak ediyordum.
Açıkçası beklentim çok farklıydı.
Scientology tarikatının başlangıcından bügüne nasıl geldiğini eleştirel dille anlatan bir film beklerken çok farklı bir yapım çıktı karşıma.
Şu hayatta en sevdiğim filmlerden biri olan Manolya'yı (Magnolia) yazan ve yöneten adam Paul Thomas Anderson müthiş bir oyuncu seçimi yapmıştı.
YÖNETMEN ŞAŞIRTIYOR
Filmografisini sektirmeden takip etmeye çalıştığım Philips Seymour Hoffman başroldeydi ve buna kayıtsız kalmam mümkün değildi.
Ancak filmde Joaquin Phoenix öyle bir performans sergilemiş ki, yine müthiş iş çıkaran Hoffman'ı hafif gölgede bırakmış.
Zihinsel sorunları olan Freddie Quell rolünü öylesine içselleştirmiş ki sırf bunu izlemek için bile bu filme gidilir.
Ancak hikâyenin akış tarzı, her sinemaseverin tarzı olmayabilir.
Filmin ilk yarısı, ikinci yarı için umut veriyor ancak yönetmenin derdi hikâyeyi sonlandırıp bizi tatmin etmek değil.
Aklındaki görsel notları bir araya getirip bizi şaşırtmak.
Bu iki büyük oyuncudan Joaquin Phoenix, Oscar'a çok yakın duruyor.
Ama film boyunca kırmızı yüzüyle megaloman bir adamı baş döndürücü bir inandırıcılıkla canlandıran Hoffman da Oscar'a ulaşabilir.