Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

        Yeni Sinema Hareketi’nin Beşiktaş Belediyesi ortaklığıyla düzenlediği ‘Her Cuma Yeni Sinema’ etkinliği, sinemamızın genelde ödüllü bağımsız yönetmenlerinin işlerini merak edenler için 9 Kasım’da Levent Kültür Merkezi’nde başladı. Genç Türk sinemasında olup biteni öğrenmek için bir fırsat sunan, her hafta bir filmin gösterileceği etkinlik, Haziran 2013’e kadar sürecek. Şimdilik açıklanan filmler arasında ise özel olarak “Çoğunluk” ile “Atlıkarınca”yı önerdiğimi belirtmemek olmaz.

        2010 yılında bir araya geldiklerini duyuran ve bundan sonra düzenledikleri organizasyonlarla bağımsız ve özgür sinema ruhunu bir nebze olsun düzlüğe çıkarmayı hedefleyen yönetmenler ile yapımcıların oluşturduğu ‘Yeni Sinema Hareketi’, etkinliklerine devam ediyor. Bu konuda özellikle umut ve mutluluk verici bir birlik oluştuğunu söyleyebilirim. Ülkemizin neredeyse her alanındaki ‘çekememezlik’ de bu sayede yedinci sanat adına bertaraf edilmiş gibi. Sinema eseri sahiplerine karşı doğabilecek her türlü hakkaniyetsiz durumdaki ortak açıklamalar da bir ‘hakim görüş’ün ortaya konmasını sağlıyor. Organizasyonlar ya da mini festivaller açısından 2010 Nisan’ındaki ‘Yeni Sinema Günleri’nin ardından bu seferki durak ise ‘Her Cuma Yeni Sinema’...

        Sinemamızın sanatsal eğilimlerini gözlemleme adına

        Beşiktaş Belediyesi’nin nazik desteğiyle organize edilen etkinlik, 2 Kasım’da basına duyuruldu ve 9 Kasım’da başladı. Haziran ayına kadar her hafta bir başka filmi seyirci ile buluşturacağının da müjdesini verelim. Vizyonda dağıtım ağı sebebiyle az kişiye ulaşıp es geçilen eserler, böylece ‘kaliteli film’, ‘sanat filmi’ ya da ‘meselesi olan film’ izleme şansını izleyiciye bir kez daha sunacak. Özellikle Türk sinemasının sanatsal eğilimlerini keşfetme adına da değerli bir süreçten bahsedebiliriz.

        9-15 Kasım arasında gösterilen “Aşk ve Devrim”i politik sinema adına öne çıkarabilecekken, bu hafta gösterilen (16-22 Kasım arasında) İlksen Başarır’ın “Atlıkarınca”sını da ‘ensest’ sorunu üzerine ‘Haneke usulü tedirgin edici bir yumruk’ tamlamasıyla anabiliriz. Tabii “Başka Dilde Aşk”la felsefi gücü yüksek bir duygusal-dramı deneyimleme, “Çoğunluk” ve “Bizim Büyük Çaresizliğimiz”le minimalist ekolümüzün yaptıklarına odaklanma veya “Gelecek Uzun Sürer” ile yerel Tarkovsky etkisini gözlemleme olanağı da bulabilirsiniz.

        Çoğunluk” ve “Atlıkarınca”yı öneririm

        Aslı Özge’nin “Köprüdekiler”i ise belgesel estetiğiyle ‘sosyal gerçekçi sinema’ üretme düşüncesinin son durağını ‘kesişen hayatlar’ namına sunarken eski kuşaktan Derviş Zaim’in “Gölgeler ve Suretler”i kültürel estetik adına postmodern sinemamızın kapısını aralayabilir. Ama ben bu konuda “Nokta”yı tercih ederim açıkçası. Elbette filmlerin ilk gösterimlerinin Cuma günleri 19 seansında yönetmen ve ekip ile söyleşi imkanı eşliğinde sunulması önemli.

        Böylece izleyicilerle bir fikir alışverişi olanağı sağlanıp sinemanın gerçeklerini aydınlatma işlevi de üstlenilecek. Sinemamız ya da ‘arthouse’ filmlerimiz için ‘niye o sahne vardı?’ ya da ‘şurada ne demek istiyordu film?’ soruları artmışken bu tercih değer arz ediyor. Tabii bu ‘ilk gösterim’in peşine 14 ve 16:30 seanslarının Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri ekleneceğini de belirteyim. Şimdilik açıklanan sekiz film arasından ise özellikle “Çoğunluk” ve “Atlıkarınca”yı önermek şart hale geliyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ