Homer Simpson, televizyonun karşısındaki kanepeye boylu boyunca uzanır. Şişkin göbeğinin üzerindeki bira kutusuna bakarak emeklilik günlerini hayal eder… Hemen üzerinde beliren hayal balonunda göbeğinin üzerinde bir bira, boylu boyunca kanepeye uzanmış yatmaktadır!
Hayalini yaşayan Homer’ı kıskansam mı yoksa hayalini yaşadığının farkında olmayan Homer’a üzülsem mi bilemiyorum. Emeklilik günlerimi hiç hayal etmedim. Zaten ülkemizde bu çok da hayal edilecek bir şey değil…
İsveçli emeklilerin, emekli olduktan sonra zevk için okula döndüklerini okumasam emeklilikle ilgili hayallere de dalmazdım… Ama işte okumuş bulundum; sadece kendi zevkim için bir şeyler öğrenmenin o dayanılmaz keyfinin hayali beni içine çekti.
Yaşlı insanlar arasında artan yalnızlık ve insanlarla bir arada olmaya duyulan özlemle birlikte yeni şeyler öğrenmenin cazibesi İsveçli emekliler, ‘emekliler tarafından emekliler için’ işletilen bir üniversiteye akın ediyormuş. Bu ‘emekli üniversitesi’ne emeklilerin başvurularının rekor düzeyde olduğu söyleniyor.
Yetişkinlere hizmet veren eğitim kurumu Folkuniversitetet ile işbirliği yapan ulusal bir üniversite olan Senioruniversitet'in İsveç genelinde dil, siyaset, tıp ve mimari gibi konularda çalışma grupları, konferans serileri ve üniversite dersleri düzenleyen yaklaşık 30 bağımsız şubesi bulunuyormuş.
Üniversitenin Stockholm’deki en büyük şubesi, 1991'de kurulduğundan beri o kadar popüler hale gelmiş ki, şu anda başkent genelinde birden fazla mekanda yaklaşık 100 gönüllü tarafından işletiliyormuş. En popüler etkinliği olan Salı konferanslara her hafta yaklaşık bin kişi katılıyormuş.
Son dönemde düzenlenen konferanslar arasında bir Nobel komitesi üyesinin "Nobel ödüllerini verme sanatı", "Dezenformasyon ve Yapay Zeka – Kendi icat ettiğimiz tehdit" ve "Sabundan kültürel mirasa..." başlıklı konferanslar var.
İNTERNETTE DEĞİL GERÇEK HAYATTA İNSANLARLA TANIŞMA ARZUSU
The Guardian’a konuşan Senioruniversitetet'in Stackholm şubesi başkanı Inga Sanner, ülke genelindeki üye sayısının tüm zamanların en yüksek seviyesinde olduğunu söylüyor: "Pandemi sırasında elbette bir düşüş yaşadık, ancak aynı sayıya tekrar ulaştık ve hatta daha da artırdık. Üye sayımız şimdiye kadarki en yüksek seviyede." Folkuniversitetet'e göre, 2023 yılında İsveç genelinde 161 bin 932 katılımcının yer aldığı 2099 etkinlik düzenlenmiş. 2025’te ise bu sayı 2391 etkinlikte 177 bin 024 katılımcıya ulaşmış.
Folkuniversitetet genel sekreteri Gunnar Danielsson ilginin nedenini şöyle açıklıyor: "Öğrenmeyi zevk için ya da öğrenmenin kendisi için duyma arzusu, giderek öğrenme ve eğitimi iş hayatına hazırlık olarak gören bir toplumda yaşanması büyük bir mutluluktur."
Artan popülaritenin, nedenini ise ‘internette değil de gerçek hayatta diğer insanlarla tanışma arzusu’ olduğu belirtiliyor.
Emekli tarih profesörü olan Inga Sanner, yaşlı insanların "giderek daha uyanık" olduklarını ve "eğitime karşı muazzam bir açlık" duyduklarını söyleyip şöyle devam ediyor: "Dünya hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyen bu kadar çok insan olması son derece büyüleyici. Bu, çağımızda çok gerekli." Senioruniversitetet'in toplumda oynadığı daha geniş rolün giderek daha önemli hale geldiğini belirten Sanner, üyelerinin öğrenimi ve refahının ailelerine ve daha geniş bir çevreye olumlu etki ettiğini ifade ediyor: “Bu, demokrasi ve eğitim konularıyla ilgili. Yaşlılar bir boşlukta yaşamıyorlar. En azından çocukları ve torunları üzerinde bir etkisi var. Siz bir örneksiniz. Sadece sallanan bir sandalyede oturmakla kalmıyorsunuz, dışarı çıkıp daha çok şey öğrenmek istiyorsunuz. Sonra bu öğrendiklerininiz torunlarınız ve çocuklarınızla paylaşabilirsiniz.”
‘GÖNÜLLÜLÜK İNSANSALAR BİR ANLAM DUYGUSU HİSSİ VERİYOR’
‘Emekliler üniversitesi’nde gönüllü olarak çalışan, ‘insan ve ‘ilaçlar’, tüberküloz gibi konularda konferanslar veren 71 yaşındaki eski doktor Joachim Forsgren, gönüllülüğün insanlara anlam duygusu ve hâlâ katkıda bulundukları hissi verdiğini söylüyor: “İnsanlar işlerinden ayrıldıktan sonra katkıda bulunmadıkları hissine kapılabiliyorlar. Emekli kelimesinden nefret ediyorum. Gönüllülük yaparak, ‘bir tür demokrasi’ projesine katkıda bulunuyoruz. Özellikle bu çağda, insanların olup bitenlerle ilgilenmesini sağlamak gerçekten önemli…”
Homer gibi bir kanepeye uzanıp hayatın tadını çıkarmayı hayal etmenin bile lüks kaçtığı bir ortamda İsveç’te sırf yeni bir şeyler öğrenmenin o tarifsiz mutluluğu için ‘üniversite’ye giden emeklilere gıpta etmemek elde değil.
Ama buradan da kendime küçük bir mutluluk payı çıkarabilirim. Tesadüfen önüme düşen bir haberden yeni bir şey öğrendi bugün, hiç yoktan iyidir... Keyif için öğrenmek zihni de zinde tutuyormuş, daha ne olsun...