Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Murat Bardakçı Tam 98 bin adet kumar sitesi engellenmiş ama yetmez! Sosyal medyadan hakaretin de bedeli olmalı!

        Geçen Temmuz’un son günlerinde “Kaynayıp giden bir haber” başlığıyla yazmıştım: Adalet Bakanlığı, Arjantin ile İspanya’nın Dünya Kupası finali için karşı karşıya gelmelerinden hemen önce maç üzerine yasadışı bahse girişip kumar oynanmasına engellemek maksadıyla bankalara talimat göndermiş ve 6 bin 314 adet hesap bloke edilmişti.

        Hesapları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu belirlemiş, ayrıca 19 “dış finansçı” deşifre edilmiş ve 23 şüpheli hakkında da adli işlem başlatılmıştı.

        REKLAM

        Haber pek ses getirmediği için “kaynayıp gittiğini” söylüyordum...

        Üç gün önce çok daha geniş bir operasyon yapıldı; Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşması öncesinde 1200 banka hesabına el kondu ve 98 bin internet sitesi de erişime engellendi.

        Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasadışı bahis sitelerini hedef alan bu operasyonun da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda yapıldığını, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün 345 adet yasadışı bahis sitesini, 110 farklı ödeme yöntemini, 1200 IBAN’ı ve yasadışı bahisler ile bağlantılı 98 bin internet sitesini tespit ettiğini söyleyip bu sitelere erişimin engellendiğini açıkladı.

        REKLAM

        Ama bu haber de pek ses getirmedi, üzerinde konuşulmadı ve gazeteler ile internet sitelerinde Gürlek’in açıklaması olarak yer aldı, o kadar...

        Erişimin engellendiği site adedine dikkat buyurun: 90, 900 yahut 9 bin değil, 98 bin!

        Sayının bu kadar yüksek olması yetkililerin yasa dışı kumarı ortaya çıkartmak için nasıl canla-başla çalıştıklarını gösteriyor ama bir başka hususu da gözler önüne seriyor: Paranın gözleri nasıl bürüdüğünü!

        Talep olmayınca arz da olmaz; dolayısıyla yasadışı bahis, yani kumar organizasyonu ile uğraşan 98 bin internet sitesinin mevcudiyeti, her birini en az 15-20 kişinin kullandığı varsayılacak olursa memlekette milyonlarca kumar meraklısının bulunduğunu gösterir. Bu, sadece futbol müsabakalarından cebini doldurmak isteyenlerin sayısıdır ve daha başka bahis konuları da düşünüldüğünde nüfusun oldukça yüksek bir yüzdesinin kumardan gelecek paraya bel bağlamış olduğunu gösterir.

        REKLAM

        Bir buçuk ay önce yine bu konudan bahsederken, canına tak eden devletin “Artık yeter” diyerek gücünü gösterdiğini ve devlet ile didişilemeyeceğini yazmıştım.

        HİÇBİRİMİZ HAZRETİ İSA DEĞİLİZ!

        Ama, internetin gayrimeşru bir gelir vasıtası haline getirilmesi ile mücadeleye kararlı olan devletin, yine internet ile alâkalı başka bir alanda da gereken tedbirleri alması gerekir: Klavyenin başına geçenin etrafa hakaretler ve küfürler yağdırmasının engellenmesi konusunda...

        Memlekette artık o kadar çok klâvye şovalyesi var ki! Maşallah her konuda bilgiye sahipler, bazıları isimlerini kullanmaya cesaret edemeyip takma adların arkasında pusuya yatıyor, bilgisayarın başına oturup yalan-yanlış birşeyler yazıyor, ahkâm üstüne ahkâm kesip önlerine geleni kıtır kıtır doğuruyorlar ve bu işi yaparken ağızlarından bal damlıyor! Eleştiri ile hakareti ayıran sınırdan hemen hepsi bîhaber olduğu için, ettikleri küfür ile hakaretin ve yaptıkları edepsizliğin bini bir para! Sığındıkları kavram ise hep aynı: “Düşünce özgürlüğü”...

        REKLAM

        Devlet bir müddet önce internete nizam verip sosyal medyayı efendilik çizgisine çekmek için hukukî bir çalışma başlatmıştı ve her düzgün işe karşı çıkan düşünce özgürlüğü şampiyonları da “özgürlükler elden gidiyor” yaygarasına girişmişlerdi...

        Ama, başlatılan ve son derece gerekli olan bu hazırlıktan daha sonra bahsedilmez oldu...

        İnterneti yasadışı gelir vasıtası olmaktan çıkartmaya çalışan devletin sosyal medyayı edepsizliklerden temizlemek de görevidir. Zira hakarete uğrayanlar Hazreti İsa değillerdir, “Bir de buraya vurur musun?” diye öbür yanaklarını da göstermek mecburiyetleri yoktur ve hakaret eden ettiği hakaretin bedelini ödemeli, ceremesini çekmelidir.