Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Nasuhi Güngör Stratcom Zirvesi'nden notlar
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        27-28 Mart tarihlerinde İstanbul önemli bir uluslararası zirveye ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM), “Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” ana başlığı altında gerçekleşti.

        Beşinci kez düzenlenen zirvenin, bölgemizde devam eden ve küresel ölçekte yakıcı sonuçlar üreten savaşla aynı günlerde gerçekleşmesi kuşkusuz tesadüf değil.

        Rusya-Ukrayna savaşı itibarıyla yakın coğrafyamızda başlayan savaş rüzgarları, 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze’de soykırım ve katliamla, Haziran 2025’teki 12 gün savaşıyla kısa bir süre İran’a ve nihayet 28 Şubat 2026 ABD-İsrail’in İran’a saldırmasıyla merkezinde bulunduğumuz coğrafyaya yayıldı.

        “BİLDİĞİMİZ DÜNYANIN SONU”

        İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın programın açılış konuşmasındaki “Bu yıl zirvemizi, zamanın ruhunu yansıtan güçlü bir tema etrafında gerçekleştiriyoruz” sözleri bunu yansıtıyor. Burhanettin Duran’ın şu değerlendirmesini de aktaralım:

        “Bilindiği üzere, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası düzenin aşınma sürecini artık geride bırakmış bulunuyoruz. Bu sürecin ardından, henüz tam olarak ne şekil alacağını bilmediğimiz yeni bir dünyaya giriyoruz. Wallerstein’in o meşhur ifadesiyle, ‘bildiğimiz dünyanın sonundayız.’ Bugünün dünyasında belirsizliğin ve güvensizliğin hâkim olduğu, çifte standardın ise artık gizlenemeyecek ölçüde görünür hâle geldiği bir evredeyiz. Bu tablo, yalnızca geçici bir dalgalanmaya değil, daha derin ve yapısal bir dönüşüme işaret ediyor.”

        “HAKİKATİ GİZLEYEN ANLATILAR”

        Başkan Duran’ın yaşadığımız dönemin en can yakıcı sorunlarından birine dair şu cümlelerini de paylaşalım: “Batı ana akım medyası da bu süreçte hakikati gizleyen, saldırganlığı perdeleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi takip etmiştir.”

        İki gün boyunca devam eden konuşmaların ve oturumların önemli bir bölümünü bizzat takip etmeye çalıştım. İletişim Başkanlığı buradaki değerli metinlerin tamamını kısa zamanda kamuoyuna sunacaktır.birkaç önemli konuşmadan alıntılar yaparak devam edeceğim zirveyi anlatmaya.

        “NETANYAHU İÇİN BEKA SAVAŞI”

        Yoğun ilgiyle takip eden konuşmasında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, savaşın “Netanyahu için beka savaşı” olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti:

        “Bu nedenle de işte bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Çünkü bu çatışma çok ciddi şekilde yaraları derinleştirebilir ve birbirine kaderleri geçmiş ülkeleri ciddi şekilde etkileyebilir. Yalnızca şehirlerde değil ama aynı zamanda insanların kalplerinde ve yüreklerinde ve zihinlerinde ciddi etkiler yaratabilir. İşte tam bu sebeple Türkiye bölgedeki ortaklarıyla koordine hâlinde diplomatik çözümler için hareket etmektedir."

        TASARLANMIŞ KAOS

        ”Tasarlanmış bir kaos yaşıyoruz. Arabuluculara, diplomatlara ve sağlıkçılara saldırıyorlar.Bu aslında küresel düzenin geldiği noktayı gösteriyor. Algıları yönlendirip hakikati değiştirme çabası var.”

        Bölgemizin artık eskisi olmayacağına dikkat çeken Bakan Fidan, ”Son dönemdeki çatışmalar bölge içerisindeki dayanışmayı etkilemiştir. Bu çatışma mevcut güvenlik düzenlemelerini de etkilemektedir. Yakın geçmişe bakacak olursak önemli dersler aldığımızı söyleyebilirim. Bölgemizin dış müdahalelere açık olmaması gerekiyor” dedi.

        MEDENİYET MİRASIMIZ

        Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye’nin geleceği şekillendirme gücüne dair de şu değerlendirmeleri yaptı:

        "Kendi tarihimize bakacak olursak medeniyetin mirasının geleceği şekillendirme kapasitesi bulunmakta ama öncelikle bu yangını söndürmek durumundayız. Bölgemizde barış ve istikrarın korunması gerekiyor. Gerginliklerin azaltılması gerekiyor ve bu da diplomasiyle yapılabilir.”

        SAVAŞIN HEDEFİ

        Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, zirvedeki konuşmasında öncelikle savaşla ilgili Türkiye’nin çabalarına dikkat çekti:

        “Bu savaşı bitirmek için daha önce de ifade ettiğim gibi elimizden gelen çabayı aralıksız bir şekilde gece gündüz göstermeye devam edeceğiz."

        MİT Başkanı Kalın’ın savaşın hedeflerine dair son derece kritik bir değerlendirmesi vardı:

        “Bu savaşın hesaplanan sonuçlarından bir tanesi sadece İran'ın nükleer kapasitesinin ortadan kaldırılması değil fakat bundan çok daha tehlikeli olarak bölgenin kurucu asli unsurları olan Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasında on yıllarca devam edecek bir kardeş savaşına, bir kan davasına zemin hazırlayacak adımların atılmasıdır.”

        “SAVAŞI KİMİN BAŞLATTIĞINI UNUTMAYALIM”

        “Elbette İran'ın Körfez ülkelerine yaptığı saldırıları kabul edilemezdir ama savaşı başlatan ana aktörün kim olduğunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. Bunun için de İsrail üzerindeki baskının artırılması, savaşı başlatan aktör üzerinde yoğunlaşılarak, bu savaşın bir bölgesel savaşa ve küresel krize dönüşmesini önlemek için çaba sarf etmemiz gerekiyor."

        “HİKAYEMİZİ İNŞA ETMEK VE PAYLAŞMAK”

        Kalın’ın konuşmasının ikinci bölümünde ele aldığı ve bilgi-hakikat ilişkisi bağlamında ifade ettikleri, buradan hareketle Türkiye’nin kendi hikayesini oluşturmasına dikkat çekmesi son derece çarpıcıydı:

        "Türkiye olarak bilgiyi hakikatten, hakikati varlıktan, gücü hak ve adaletten, hikayeyi ve anlatıyı anlam ve istikametten ayırmadan yolumuza devam edeceğiz. Temel çabamız, gayretimiz hikayemizi evrensel bir dille anlatmak, ama hikayemizin sadece şu grubun, bu hizbin, bu bölgenin, bu şehrin değil bütün coğrafyamızın, bütün insanlığın da bir hikayesi olduğunu fark ederek, kavrayarak bize kulak vermeye gönlü olan, aklı olan, kulağı olan herkesle paylaşmak olacaktır. Bu yüzden de biz hikayemizi inşa edeceğiz, anlatacağız, paylaşacağız ki başkalarının hikayeleriyle bizim hikayemizde zenginleşsin.”

        “SAVAŞ SADECE SAHADA YÜRÜMÜYOR”

        Zirveye dair notlarımızı AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in yaptığı değerlendirmeyle tamamlayalım:

        “Savaş artık sadece sahada değil, algoritmalarla ve kavramlarla yürütülüyor. Sosyal medya algoritmalarıyla oynanması, savaşın bir uzantısı haline gelmiştir. Bu zirve, hakikatin üstünün örtülmesine karşı direnç hatları oluşturmak ve her şeyi yerli yerine oturtmak bakımından dünyada benzeri olmayan bir platformdur. İletişim Başkanlığımızı, hakikat mücadelesine sağladığı bu