Mutlak butlan kararının çıkmasının ardından, CHP içindeki ayrışmanın görünenden çok daha fazla olduğu ortaya çıktı. Diğer yandan daha önce İstanbul kongresiyle ilgili kararın ardından çıkan görüntülerin, en azından bu defa yaşanmaması noktasındaki gayretler de sonuç vermedi.
Pazar günü CHP genel merkezinde ortaya çıkan manzara, bundan sonra yaşanacakların habercisi mi?
KURULTAY ANA KONU
Cumartesi günü milletvekillerinin bir bölümü tarafından grup başkanı seçilen Özgür Özel’in, “En erken zaman için kurultay tarihi verilmeden uzlaşma yok” mesajı, dün kendisine yapılan tebliği içeren belgeleri yırtıp atması, genel merkezde ortaya çıkan görüntüler, farklı zeminlerde benzer çatışmaların muhtemel olduğunu gösteriyor.
KILIÇDAROĞLU: “AHLAKİ DEĞERLER”
Cumartesi günü yaptığı açıklamada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bazı sözlerine dikkat çekmek istiyorum.
Kılıçdaroğlu, CHP'ye tarihi boyunca muhalefetten, sivil toplumdan çok eleştiri geldiğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Partinin ahlaki değerleriyle ilgili olarak bugüne kadar hiçbir eleştiri gelmemiştir. Şimdi geliyor. Bu ahlaki değerleri düzeltmemiz lazım. Bu süreçte partinin tabanını ayrıştıracak söylemlerden özenle kaçınmak lazım. Bu parti, cumhuriyeti kuran bir partidir. Ahlakı, erdemi kendisine temel felsefe edilmiş bir partidir. Bu partiyi ahlaki sorunlarla karşı karşıya bırakmak, buna karşı olaylar karşısında suskunluğumuzu sürdürmek artık doğru değil."
Bu sözler, aynı zamanda önümüzdeki dönemin stratejisinin kodlarını ifade ediyor. Karardan bir gün önce verilen “arınma” mesajını da dikkate alırsak, bundan sonraki sürece dair bazı başlıkları aktarabiliriz.
ÜÇ AŞAMALI STRATEJİ
Öncelikle, mahalle ve ilçe düzeyinde köklü bir yenilenmeye gidilmesi planlanıyor. Bir şekilde yolsuzluk ve benzeri iddialarla irtibatı olan isimlerin tasfiye edilmesi, akabinde ilçe kongrelerinin gerçekleşmesi öngörülüyor.
Bir sonraki aşamada ise il teşkilatlarının yenilenmesi ve İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere kongrelerin gerçekleşmesi hedefleniyor. Son aşamada ise genel başkanın seçileceği kurultay yapılacak. Tüm bu süreçlerin yaklaşık bir yılda tamamlanması planlanıyor.
YEREL YÖNETİM POLİTİKASI DEĞİŞİYOR
Kılıçdaroğlu ve ekibinin son dönemde özellikle yoğun olarak çalıştığı birkaç başlık daha var. Ancak hemen hepsi az önce aktardığım “ahlaki sorunlar” vurgusuyla bağlantılı.
Kısa zamanda kurulacak bir komisyon eliyle yerel yönetimler ve yöneticiler masaya yatırılacak. Devam eden dava süreçleri incelenecek, bunlara dair yeri geldiğinde hukuki destek, diğer yandan ise gerekli görülürse “tasfiye” süreçleri başlatılacak.
Partinin karar mekanizmasını doğrudan etkileyen bazı hususlarda da yeni bir yaklaşım ortaya çıkacak. Genel merkez, meclis grubu ve yerel yönetimler üçgenindeki denge yeniden tanımlanacak. Buradaki ana hedef “Yerel yönetimler ve yöneticilerin parti siyasetini doğrudan belirleyen ve partinin önüne geçen rolünün tekrar ele alınması” olarak ifade ediliyor.
ÖZEL-İMAMOĞLU İTTİFAKI SÜRÜYOR
Haftasonu kuşkusuz perde arkasını tam olarak bilmediğimiz bazı gelişmeler yaşandı. Bunlar zaman içinde daha fazla ortaya çıkacaktır elbette. Ancak cumartesi Kılıçdaroğlu’nun grup başkanlığı için Özel’i tebrik etmesi, ardından belli bir “uzlaşma” havasının ortaya çıktığını biliyoruz. Hatta aynı gece itibarıyla genel merkezdeki sürecin sakin biçimde çözülmesine dair bir mutabakatın sağlandığı bilgileri de gelmeye başlamıştı.
Bir anda yeniden genel merkezde kalmak ve direnmek gibi bir durum ortaya çıkınca, gözler sisteme yeni bir aktörün girip girmediğine çevrildi. Ankara’da dikkat çekilen nokta, Ekrem İmamoğlu’nun sürece dair Özgür Özel’e bazı telkinlerde bulunduğu, o nedenle mevcut tablonun ortaya çıktığı yönünde. Bir gün önce böyle bir tablo ortaya çıkmayacak vurgusu yapan eski CHP yönetiminin, bir gün sonra polisi müdahaleye mecbur bırakması da bu parantezde ele alınabilir.
YAKIN GELECEK
Bunların herbiri kulislerde konuşuluyor ve Özel cephesinden de bunları yalanlayan bir açıklama gelmiş değil. Ancak Özel’in “Ekrem’e sırtımı dönseydim”le başlayan cümleleri bu yöndeki ortak stratejinin devam ettiğini açıkça ortaya koyuyor.
CHP’deki süreç, beklenenden çok daha farklı sonuçlar üretebilir. Özel’in geniş bir kitleye sahip olduğu ve günün sonunda kazanan olacağına dair tezlerin ise son derece aceleci olduğunu düşünüyorum.