'Çocuklarımız ve aileleri rahat olsun'
Mahkemenin, SBS yerleştirme sonuçlarını iptal etmesi sınavları yeniden tartışmaya açtı
Lütfi ERDOĞAN / ANKARA
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Ankara 18. İdare Mahkemesi’nin SBS yerleştirme sonuçlarını iptal ederek 1 milyon 112 bin adayın sınav sonucunun yeniden değerlendirilmesi kararı almasının ardından ilk kez konuştu. Hiçbir öğrencinin mağdur edilmeyeceğini belirten Avcı, “Bu sınav sonucunda okullara yerleşmiş olan çocuklarımız ve aileleri rahat olsun. Hiçbir çocuğumuzun hak kaybı söz konusu olmamıştır, olmayacaktır” dedi.
Avcı şöyle devam etti: “Bir üst mahkemenin kararı her ne olursa olsun, ki ben bu konuda mahkemenin oldukça sağduyulu bir karar vereceğine inanmak durumundayım. Hiçbir çocuğumuzun, öğrencimizin, velimizin mağdur edilmeyeceğini şimdiden söylüyorum, rahat olsunlar. Böyle kaos ve karışıklık gibi duygular içerisine girmesinler. Milli Eğitim Bakanlığı ne yaptığını biliyor, ne yapacağını biliyor.”
‘TEK BAŞVURU YOK’
Süreç boyunca CHP’li milletvekilinin davası dışında, tek bir öğrencinin bile bakanlığa başvurmadığını dile getiren Bakan Avcı, “CHP milletvekilinin açtığı dava ile idare mahkemesi böyle bir karar vermiştir. Özellikle bu sınava girmiş olan ve bugün belli okullara yerleşmiş olan bütün öğrencilerimizin tamamı rahat olsunlar. 10 gün sonra sömestr tatili geliyor ve güzel bir tatil geçirsinler” diye konuştu.
‘ZAMANLAMA MANİDAR’
Yürütmeyi durdurma kararının, gecikmesi sakıncalı olan hallerde verildiğini belirterek kararın bu süreçte verilmesinin manidar olduğunu kaydeden Avcı, “Diyelim ki gerçekten sıralamayı etkileyecek bir durum varsa, bunun tedbiri o tarihte alınabilirdi. Bu tarihlerde, temmuzda, ağustosta, eylülde, ekimde, kasımda, aralıkta ve ocak ayında, bize geliş tarihi itibarıyla söylüyorum, 15 Ocak 2014 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verilmiş. Şimdi bakanlık olarak biz bir üst mahkemeye yani Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazımızı yapıyoruz” ifadesini kullandı.
'Ceza veriliyorama yine dehata oluyor'
Eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal GÜZEL:
Sınavlar konusunda tüm ülkelerde sıkıntılar ortaya çıkıyor. Çok dikkat edilmesine rağmen sorunlar ortaya çıkıyor. Ben Milli Eğitim Bakanlığı yaptığım dönemde sınav işini daha profesyonel olması için ÖSYM’ye verdim ama sıkıntı çözülmedi. Birtakım haklar zayi olabiliyor. Dershaneleri kaldırmak istiyoruz ama sınavlar devam ederse olmaz. Önce ona çözüm bulmalıyız. Senelerdir hâlâ bu problemler devam ediyor. Cezalar veriliyor, işler değiştiriliyor ama neticede yine hatalar oluyor. “İnşallah önümüzdeki dönemde sınavlar kaldırılır” diyemiyoruz ama azalır. Bu işte Türkiye’nin çok önemli tecrübeleri var ama hataları da var.
'Sınav yapamıyoruz dersek haksızlık etmiş oluruz'
Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölüm Başkanı Dr. Ayla OKTAY:
Sınavı yapıyoruz ama sınavı değerlendirmede sıkıntılarımız var. “Kendi sınavlarımızı yapamıyoruz” dersek haksızlık olur. Türkiye olarak önemli sınavlara imza attık. Sadece son dönemde hatalar arttı. Bu durum uzmanların yeterli bilgi ve beceriye sahip olmamasından kaynaklanıyor. Her ülkenin kendine göre farklı sınav türleri var. Türkiye içeride yapılan ölçme değerlendirmelerinde öğretmenine güveniyor, itibar ediyor. Orada biz eğer çocuğun liseye geçişini sınavla yapıyorsak yapılan sınavın o çocukları yönlendirmede bir aracı olması gerekir. Bizim sınavda sorduklarımız o kapasiteyi karşılıyor mu?
'Fazla sınav yerine doğru sınav yapalım'
Türk Eğitim Derneği Başkanı Selçuk PEHLİVANOĞLU:
Sounç itibarıyla ortaya çıkan hukuksal bir karar var. Bu saatten sonra doğru yanlış yerine neler yapılması gerektiği konuşulmalı. Sınavda sorun olduğu belli. Sınava girmiş çocukların akıllarında soru işaretleri oluşturulmamalı. Milli Eğitim Bakanlığı, kontenjanın artırılması kararını süratle hayata geçirmeli. Kazanılan hakkın elden alınmaması gerekir. Sınav yapmak çok profesyonel biriştir. Düşünün ki bir soru yanlış. O durum çocukların geleceğini etkiliyor. Biz çok fazla sınav yapmaya meraklıyız. Fazla sınav yapacağımıza doğru sınav yapalım. Bakanlığın oturup “Nerede yanlışyaptım?” diye düşünmesi gerekiyor.
'Bunun böyle olacağı belliydi; bu öngörüsüzlük'
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK:
“Sınavlarımızı yapamıyoruz” diyemeyiz. Sınavlarda zaman zaman hatalar da olabilir. Bunları da tabii görmek lazım. Ama bu yapılan beceriksizlik ve öngörüsüzlük. Siz puanları yeniden hesaplayıp eğitim dönemine devam ediyorsunuz. Bu, bile bile lades demektir. Bunun böyle olacağı belliydi. Sınavı yeniden okuyup yeniden değerlendiriyor ama başarı sıralamasını yeniden yapmıyor. Biz aslan gibi sınav yaparız ama burada öngörme meselesi var. Sayın bakan bu kararda sıralamada kaç öğrencinin durumunda değişiklik olacağını öngörebiliyor mu?
'ABD ve İngiltere, 5 katdaha fazla sınav yapıyor'
Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Uzmanı Turgay POLAT:
Temeldeki sıkıntı şu: Sınav ve ölçme değerlendirme bilimini bilmiyoruz. Okullarda son yapılan TEOG’da bile geçerlilik ve güvenilirlik sıkıntısı olduğu algısı vardı. Türkiye’de yapılan kamuoyu yoklamalarında ÖSYM her zaman ilk sırada yer alırdı. Bir süre sonra hatalar yapılmaya başlandı. MEB bünyesinde bu işi yapan daire başkanı bilgisayar mühendisi. Bir sınavı yaptığınız zaman bu işin başındaki kişinin ölçme değerlendirmenin ne anlama geldiğini bilmesi gereklidir. SBS’de 718 çocuğun puanının hatalı olmasından sonra tüm öğrencilerin puanının tekrar hesaplanması gerekirdi.6 aya takılabilirler ama asıl olan bakanlığın hatasıdır. ABD ve İngiltere, bizden 5 kat daha fazla sınav yapıyor.
'Bunların önüne nasılgeçileceği önemli'
Eğitim Reformu Girişimi Analisti Dr. Alper DİNÇER:
Türkiye’nin çok ciddi seviyede sınav tecrübesi var. Zaman zaman sınav sorularının çalındığı oluyordu ancak sınavlar tekrar yapılıyordu. Son dönemlerde sınavların yapılması ile ilgili sıkıntılar yaşanıyor. Kamuoyu ve öğrenciler bunları merak ediyor. Bunların nasıl önüne geçileceği önemli. Yeni sistemle senede 12 tane sınav yapılıyor. Dolayısıyla 3 senede 36 sınav yapılması öngörülüyor. Bu hata silsilesine son verilmeyecek olursa bizi gelecekte daha büyük sınav krizleri bekliyor olacak.