Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam En çok gözlemlediklerimizi taklit ediyoruz

        Neva Çiftçioğlu BANES / GAZETE HABERTÜRK

        Geçen hafta Rochester Üniversitesi bilim insanlarının Language Variation and Change adlı bilimsel dergide yayımlamış oldukları makale, sıklıkla sorulan bir soruya ışık tutuyor: "Nasıl oluyor da aynı ideolojiyi paylaşan insanlar 'aynı fabrikadan çıkmışçasına' birbirine benziyorlar?"

        Psikolog Dr. Florian Jaeger'in açıklaması aynen şöyle: Aslında tavırsal olarak şempanzelerden pek bir farkımız yok. Gördüğümüz ve içinde yaşadığımız ortamda etrafımızda en çok gözlemlediğimiz bireylere bakarken istemsiz de olsa (yani bilinçaltından) onları taklit etmeye başlıyoruz. Taklit önce konuşma tarzından başlıyor. Olayları anlatırken farkında olmadan en çok duyduğumuz terimleri kullanıyoruz. Duruş şeklimiz ve vücut dilimizi fikirlerini paylaştığımız yüksek konumlardaki insanlara benzetmeye çalışıyoruz. Böylece bir süre sonra çevrede klonlanmışçasına birbirine benzer şekilde giyinen, davranan ve konuşan insanlar peydah olmaya başlıyor.

        Oluşan bu tek düzelikte üzücü olan, bireylerin konuşurken yavaş yavaş yorum yapma yeteneklerini kaybetmeleri, kendi fikirlerini bir kenara itmeleri ve öğrenilmiş klişeleri kullanmaya başlamaları. Bunun dışında kalan ve kendilerine benzemeyenleri "güvenilmez" saymaları ise bazı önemli toplumsal problemlerin kökenini oluşturuyor. Sanırım "normal" ve "anormal" kavramlarını belirleyen değerler de bu gerçekten kaynaklanıyor.