Tribüne oynamak
Son yıllarda Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli üç teknik adam peş peşe istifa etti. Şenol Güneş, Trabzon'un yarattığı en büyük futbol markalarından biri. Teknik adam olarak Türk futbolunda yaptıkları ve kariyeri ortada... Saygısızlığa ve hakarete uğradığı için istifa etti...
Ertuğrul Sağlam, Bursa'yı Türkiye'nin ilk beş takımından biri haline getiren, Anadolu'dan Trabzon dışında şampiyonluk çıkarmış tek teknik adam olarak adını silinmeyecek şekilde Türk futbol tarihine altın harflerle yazdırdı. Hakarete ve saygısızlığa uğradığı için istifa etti...
Aykut Kocaman, takımını lig şampiyonu yaptı, kupa şampiyonu yaptı. Avrupa kupasında gruptan lider olarak çıktı, kriz yönetti, camiasını ayakta tuttu... Hakarete ve saygısızlığa uğradığı için istifa
etti...
Fatih Terim almadığı kupa, kazanmadığı başarı kalmadığı bir süreç sonrasında göreve geldiği ikinci döneminde saygısızlığa ve hakarete uğradığı için istifa etti.
Verdiğim bu isimlerin kendi kulüplerinde tarihi başarılar elde etmiş, camialarının marka değerini
yükseltmiş, sporif başarı, para, itibar kazandırmış kişiler... Şaşılacak olan şey taraftarın gözünde en yüksek seviyede kredisi olması gereken bu hocaların tümünün kendi taraftarlarınca saygı sınırlarını aşan, kişilik haklarını zedeleyen tutum ve hakaretlere maruz kalmaları.
Futbol kulüplerine başarıları; binalar, biletler, alınan reklamlar, statlar kazandırmaz. Bu işin icraat tarafında olan yetenekli sporcular, güçlü liderler ve yöneticiler kazandırır. Hayatını büyük başarılarla geçirmiş, çalışkan, özverili, yüksek irade ve karakter gücüne sahip, liderlik özellikleri olan insanların hepsini kolay harcıyoruz. Taraftar kimliğiyle her şeyi yapabilme ve söyleyebilme özgürlüğünde olduğunu düşünme aymazlığının neticeleri bu şekilde karşımıza çıkıyor. Çabuk tüketmeye alıştırılmış, merkezine futbol değerlerinin, insan saygısının, emek saygısının konulmadığı yerlerde bunların olması kaçınılmaz.. Kulüp yapı ve yönetimlerinin yanlızca tribüne oynama felsefesiyle girdikleri yanlış yolda da maalesef bunlar yaşanır...
Doğru kararlar ve sonuç
Teknik adamlar maça çıkacak kadrolarını belirlerken bir çok alternatifi göz önünde bulundururlar. Oynanacakları maçta olabilecekleri öngörmeye çalışarak kadrolarını oluştururular. Eldekini doğru değerlendirmek, rakibi doğru analiz etmek, taktiği ve eşleşmeleri isabetli oluşturmak önemlidir. Takımlarıyla beraber yaşayıp nefes aldıkları için de, herkesin gördüğünden, herkesin bildiğinden daha
fazlasını bilirler. Olaya herkesten daha hakimdirler. Fakat bazen bu öngörüler doğru çıkmayabilir. Kafanızda planladığınız oyun, sahada farklı oynanabilir. Galatasaray karşısına çıkan Beşiktaş; kadrosu, oyuncu seçimi ve taktik yönünden eleştirildi. Maç öncesi düşünülenlerin istenilen şekilde sahaya yansımadığını, 10 kişi kalan Galatasaray kalesine gidemeyen bir Beşiktaş performansı olarak zaten gördük. Bazen basiti ve elde olanı seçmek en doğru yoldur. Yapabilmeyi düşünerek denemek, riskin yanında bazen olmazları da getirebilir. Samet hocanın dediği gibi herkesin bildiğini ve fazlasını bilmek önemlidir ama futbolda bilgiyi doğru kullanarak isabetli kararlar verip sonuç alabilmek çok daha önemlidir..
Dentinho'nun getirdikleri
Enteresan bir oyuncu... Teknik adamların her zaman sahada tutmak isteyeceği tipte etkili bir golcü olmasına rağmen oyun düzeninde takımı ve teknik adamı da zorlayabilecek bir futbol stiline sahip.
Direk kanat oyuncusu değil. O bölgede oynatmayı düşündüğünüzd çok çabuk olmamasının yanında gol becerisi olan bir oyuncuyu kaleden uzak oynatmak takım adına çok mantıklı görünmüyor. Forvette tek başına önde oynatabileceğiniz bir futbolcu tiplemesi değil. Kaleye yakın ikinci santrafor bölgesinde oynaması, en etkili olabileceği yer gibi görünüyor Böyle oynamaya kalktığınızda bu sefer de Almeida'nın veya yeni gelen Niang'ın arkasında oynayan Fernandes konusu ortaya çıkıyor ki, sağlam bir Fernandes'ten vazgeçmek söz konusu değil. İki forvet arkada Fernandes şekline dönerseniz bu sefer de sezon başından beri oynanan sistemden tamamen vazgeçip üçlü orta alan şekline dönmek gerekiyor ki bu da alışılan oyun düzenini değiştirip yeni bir şey denemeye geçmek demek. Bu sistemi şimdiye kadar hiç oynamamış Beşiktaş’ın sezon içinde alıştığı sistemden vazgeçip şu dönemde yeni bir macera araması ne kadar sağlıklı olur onu da bilemiyoruz. İşin özü Dentinho genel görüntü olarak iyi bir golcü gibi görünüyor ama bu futbol stiliyle Beşiktaş’ta nasıl ve nerde yer bulur ben de merak ediyorum.