Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Çocuklar film, sinema, reklam, broşür gibi çekimlerde rol aldıklarında SSK'lı yapılmak zorundadır ve çocuğu dizide oynatma ya da çırak yapmaya da sigorta açısından yaş sınırı yoktur. Çocuğunun sigortası iptal edilen aileler Sosyal Güvvenlik Kurumu'na dava açabilir. Çünkü iptal edenler kendilerinde olmayan bir yetkiyi kullanmış oldular

        5953 sayılı Basın İş Kanunu, 854 sayılı Deniz İş Kanunu veya 4857 sayılı Kanun gibi henüz özel bir çalışma kanunu-düzenlemesi olmayan güzel sanatlar konularında Borçlar Kanunu'nun 353 üncü maddesi uygulanır. (Madde 353 - Bu babın hükümleri hizmet akdinin teşekkül unsurlarını havi olmakla beraber ilmi veya bedii malümatı mahsusayı haiz olanlar tarafından ücretle yapıla gelen mesai hakkındaki akitlere de tatbik olunur.)

        TV'DE BİLE YAYINLANDI

        Borçlar Kanunu gereğince yapılacak hizmet akitlerinde ise belli alt yaş şartı yoktur bu nedenle güzel sanatlar konularında faaliyet gösteren, mesela-reklam filminde rol alan, katalog çekimlerinde görev verilen-hizmet akdi yapılan çocuklarımız KAÇ YAŞINDA OLURSA OLSUN sigortalı yapılmak zorundadır. 2002 ve 2007 doğumlu iki kızım var. Büyük kızımın gittiği Gülderen Anaokulu'nda bir sonraki dönem kayıtları için reklam filmi çekilecekti. Eylül ayında çekimi gerçekleşecek bu film bizler için fırsat olmuştu. Kızlarımın yeni çıkacak sigorta yasasından etkilenmemesi için faydalanmayı düşündük ama bunda gerek kalmadan her şey kendiliğinden gerçekleşti. Hem kızlarımı sigortalı yaptılar hem de bize para verdiler. Kızlarım reklam filmlerinde oynadılar. Kızlarım rol aldığı film de yayınlandı, CD'si bile var. Şu an ise SSK kayıtlarına baktığımızda kızlarımın sigortası iptal olmuş görünüyor. Kızlarım film çekiminde çalışıp bir günlük sigortalı oldukları reklam filminde çekilip sigortaları neden iptal edilmiş olabilir? Şimdi kızlarımın sigorta haklarınız yasal olarak hakkımızı nasıl savunabiliriz? Münevver BÖLÜKBAŞI

        Sayın okurum, 2008 yılı başında "Çocuklarınızı ve kendinizi sigorta yaptırın" diye çağrıda bulunmuştum, yeni Sosyal Güvenlik Kanunu yürürlüğe girmeden önceki kanunun avantajlarından yararlanmak için 1 milyon 400 bin kişi sigortalı olmuştu. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün oğlu, bakanlar, milletvekilleri ve bürokratların çocukları ve torunları da çocuklarını sigortalı yaptırdığı da ortaya çıkarmıştık. Ancak ne hikmetse SGK'nın Sigorta İşleri Genel Müdürü İbrahim Ulaş biz çocukların sigortasını iptal edeceğiz demesiyle dumura da uğradım. Çünkü, TBMM'den çıkmış hiçbir Kanun'da SGK'ya sigorta iptal etme yetkisi verilmemiştir. Mesela eski 506 sayılı Kanun'un 79'uncu yeni 5510 sayılı Kanun'un 86'ıncı maddesi gereğince sigortasız çalışanların nasıl SGK'ca sigortalı yapılacağı açıklanmış ve SGK'ya yetki verilmiştir ama SGK'nın iptal yetkisi yoktur. Anlattığınıza göre çocuklarınızın her ikisi de yasal olarak çalışmışlar. Öncelikle hiç durmadan Bilgi Edinme Kanunu gereğince SGK'dan çocuklarınızın sigortasını iptalinin gerçek olup olmadığını ve gerçek ise iptalin gerekçesinin ne olduğu ve gerekçeye esas rapor varsa tarafınıza gönderilmesini talep ediniz? Cevap vermezlerse daha sonra dava sürecini başlatabilirsiniz.

        Çocuklarınızın sigortası ancak mahkeme yoluyla iptal edilir

        Anayasamıza göre Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir, Anayasa Mahkemesi'nin 12 Kasım 1991 tarih ve K.1991/43 sayılı kararında hukuk devleti ilkesini, "yönetilenlere en güçlü, en etkin ve en kapsamlı biçimde hukuksal güvencenin sağlanması, tüm devlet organlarının eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olması" olarak tanımlamıştır. Bu nedenle de gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun hiçbir yerinde işverenler tarafından sigortalı olarak bildirilenlerin, iptali ile ilgili bir düzenleme olmadığı gibi iptal ile ilgili tek bir cümle de yoktur. Yani SGK hiç kimsenin ama hiç kimsenin sigortasını idari işlem ile iptal edemez. En fazla yapmaları gereken sigortalının çalışmalarının gerçek olmadığını düşünüyorlarsa ellerindeki tespitlerle birlikte gidip İş Mahkemeleri'nde dava açabilirler. Yani çocuklarınızın sigortasını ancak mahkeme yoluyla iptal edebilirler.

        İptal eden yetkili suç işlemiştir, savcılığa başvurun

        YASADA olmayan bir yetkiyi hiçbir kamu görevlisi de kullanamaz ama buna rağmen birtakım sigortalıların sosyal güvenliğini yok etmek isteyen ve buna ilişkin tespitleri olacak olan SGK tıpkı rücu olaylarında olduğu gibi ilgililer hakkında tek tek dava açabilir. Şayet, bunu yapmamış da yetkisi olmadığı halde bazı kişilerin sigortasını iptal etmişlerse, altında kimin imzası varsa suç işlemiş ve Anayasal bir hak olan sosyal güvenlik hakkından vatandaşları mahrum bırakmış demektir. Yasalarımıza göre SGK herhangi bir birim veya yetkilisinin Türkiye'deki bir tek vatandaşın dahi sigortasını iptal etme yetkisi yok. Eğer sigortalı olamayacağı konusunda ilgilinin düşünceleri varsa tespitleriyle beraber her bir sigortalı için iş mahkemelerinde ayrı ayrı dava açmaları gerekir. Kendilerinden 'iptal ettik' diyemezler. Bu suçtur. Anayasa'da söylendiği gibi hukuk devleti isek, kişiler ve kurumlar ancak kanunun verdiği yetkileri kullanabilirler.

        SİZLER DE İŞ MAHKEMESİNDE DAVA AÇABİLİRSİNİZ

        Gerek 30.04.2008 günü öncesinde veya 1 Ekim 2008 günü öncesinde sigortalı olmuş kişilerin/çocukların sigortalarını iptal etmişlerse kurum yetkilileri suç işlemişlerdir. Bu görevliler hakkında suç duyurusunda bulunmak gerekir. İkinci olarak da bu iptallerle ilgili iş mahkemelerinde menfi tespit davası açmaları gerekir. Ama en önemli şey şu: Türkiye bir hukuk devleti ise hukuk devletini uygulamakla yükümlü olan Bakanlar Kurulu'nun SGK yetkililerini derhal görevden almaları gerekir. Hukuken verilmemiş bir yetkiyi kullandıkları, kendilerini TBMM'nin üzerinde gördükleri için.

        Diğer Yazılar