Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ALİ TEZEL ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARI DOSYASINI AÇTI ( 4 )

        atezel@htgazete.com.tr

        Faks: 212 313 74 77

        TBMM'den geçen kanun sonrasında artık işçiler kiralanıp, satılabilecekler. Hem de kiraya verecek olanlar da Özel İstihdam Büroları olacak. Ancak yetkililer, olayın vahameti anlaşılmasın diye suyu bulandırmaya çalışıyorlar. Yasada bürodan kiralanacak işçi sayısına yüzde 25 sınırı var. Ancak bu uygulanmayıp yüzde 25 geçilirse ne olacak? Sadece suyu bulandırmamak için 'yasak koyduk' diyorlar ama yasak ihlâline ceza kanunda yazmadığı için bir müeyyidesi olmayacaktır. ÖİB'lerin İşkur'daki 20 bin liralık teminatı da yükümlülüklerini yerine getirmeleri açısından çok yetersiz

        Özel İstihdam Büroları'nın halen var olan (yani İŞKUR'un yaptığı gibi) işçi ile işvereni bir araya getirip, işçiye iş ve işverene de işçi bulma işlevi ile yeni getirilen, İŞVERENLERE KİRALIK İŞÇİ VERME işini karıştırmaya başladılar. Öte yandan, herkesin gözünden kaçırılan, 1 Ağustos 2008 gün ve 26954 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARI YÖNETMELİĞİ" ki bu yönetmeliğin yasal dayanağı da 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanununun 32'nci maddesidir. Esasen de Özel istihdam Bürolarının ilk olarak açılmasına izin veren 4904 sayılı Kanun da bu hükümet zamanında 25.06.2003 tarihinde TBMM'de kabul görmüş ve 05.07.2003 günü Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. ■ Bu değişiklik sonrasında ÖİB'ler işçilere iş bulacak, işverenlere de işçi bulup, bunun karşılığında da komisyon alacaklar. ■ 5920 sayılı kanunla kabul edilen metin ise olayı bambaşka bir noktaya götürmektedir. ÖİB'ler işçi alacak ve sonra bu işçileri isteyen işverenlere kiralayacaklar. İşçi kiralama parası kazanacaklar. ■ Velhasıl, Özel İstihdam Büroları'nın, İŞKUR gibi işçi ile işvereni buluşturup iş bulması ayrı şey, aynı büroların işçi istihdam edip, bu istihdam ettikleri işçileri bir başka işverene kiralaması ayrı şeydir. Kamuoyuna Almanya örneğini verip 'ÖİB'ler Almanya'da 600 bin kişiye iş buldu' demiyorlar da '600 bin kişiye hizmet verdi' diyerek, ÖİB'lerin (sektör-işyeri-işçi-işveren ayrımı olmaksızın) işçi kiralama işini normalmiş gibi gösteriyorlar. Yine kamuoyunu yanıltmak ve ÖİB'lerin işçiyi alıp satabilme hakkı kazanmasına neden olmak isteyenler diyorlar ki, işverenler işçilerinin en fazla yüzde 25'ini ÖİB'lerden kiralayabilecekler, daha fazlasını yapamayacaklar. Peki yüzde 25'ten fazla işçiyi ÖİB'lerden kiralarlarsa ne olacak? Var mı bir cevabınız veya Kanun bu konuyu düzenliyor mu? Kanunsuz suç ve ceza söz konusu değil Kanuna yüzde 25 üst sınır yasağını koyanlar bu üst sınırın aşılması halinde cezasının da ne olacağını yazmasını bilmiyorlar mı? Bilirler de yazmazlar, kanunen yasak ama yasağa uymazsan cezası yok. Sadece halkı kandırmak ve suyu bulandırmak için yasak koyduk diyorlar ama yasağa ceza, kanunda yazmadığı için bir müeyyidesi olmayacaktır. Tüm işçiler kiralayabilir... Örneğin, şu an 1500 işçisi olan bir otomobil fabrikası tüm işçilerine hepinizi işten çıkardım ama şimdi gidip ÖİB'lerle anlaşır gelirseniz hepinizi kiralık işçi olarak tekrar alacağım derse yasal olarak bunu engelleme imkanı yok. Yani işverenler şimdi tüm işçilerini ÖİB'lerden kiralayıp, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ve parasını vermek zorunluluğundan kurtulacaklar. İşverenler kârlarını katlayacaklar, işçiler de daha önce aldıkları ücretlerden daha az kazanıp daha çok çalışacaklar. TEMİNAT 20 BİN LİRA ÖİB'lerin İŞKUR'da bulunan teminat tutarları da 20 bin lira. Bu para işçilerin ödenmeyen ücretlerini, ödenmeyen primlerini ödemek için isteniyor ama komik bir tutar. Düşünün, 1000 işçiyi kiralamak için bünyesine alan bir ÖİB bir ay bu işçilere ücret ödemese asgari ücret üzerinden 1000 X 500= 500.000 (beşyüzbin) lira ediyor. Yine asgari ücret üzerinden SGK'ya ödenecek prim tutarı ise 1000 X 693 X 0.35=242.550 liraya ulaşıyor.

        Ergün'le ilgili haberimizin etkileri ortaya çıkıyor

        İşçi emeklisi sıfatı ile SGK Yönetim Kurulu'na seçilen ve emekli işçilerin haklarını savunmak yerine işçi emekli aylığını kestirip, kendisini memur haline sokturup 3.5 yıl keseneği SGK'nın kasasından ödeterek 3.5 milyarlık emekli aylığı peşinde koşan Kazım Ergün'ün, İşçi Emeklileri Derneği Başkanlığı da SGK Yönetim Kurulu üyeliği de mahkemede tartışılmaya başlanmış... Durumu bildiren Avukat Ali Tarık ANIL'ın mesajı aynen aşağıdaki gibidir. "27/4/2009 tarihli haberinizde adı geçen süper emekli Kazım Ergün, 12/4/2009 günlü genel kurul toplantısını, hem genel başkan, hem divan başkanı ve hem de Çankaya şubesi başkanlığına aday olarak yönetmiş ve önceki Başkan Mehmet Höcü'nün 4 yönetim kurulu üyesini de listesine alarak İŞÇİ EMEKLİLERİ DERNEĞİNİN ÇANKAYA ŞUBESİ BAŞKANI seçilmişti. 12/4/2009 günlü genel kurulun iptali için Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2009/165 E. sayılı dava açılmış olup bugün 2. duruşmasına girilmiştir. Ayrıca bir başka üye tarafından, yine aynı genel kurulun iptali için Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde Ergün 2009/236 E. sayılı dava açılmış olup önümüzdeki duruşmalarda bu iki dava birleşecektir. Bu davalarımızda 27/4/2009 günlü haberiniz bize çok faydalı bir destek oluşturmuştur. İşte haberinizde açıkladığınız Kazım Ergün imzalı operasyon kendisini yiyecek ve Genel Başkanlığı ve dolayısıyla emekli temsilcisi olarak SGK Yönetim Kurulu Üyeliği sıfatını da kaybettirecek konuma gelmektedir. Bu konu 24. Asliye Hukuk Mahkemesindeki bu davada tartışmaya açılmış bulunmaktadır. Bu vesile ile sizi kutlar, teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim. Kaleminize kuvvet."

        5 yılı varsa dul-yetim aylığı verilir

        Değerli Ali bey, kardeşim Zafer Akduman'ı 2 Nisan 2008 tarihinde Van'ın Bahçesaray ilçesinde Türkçe öğretmeni iken yakalandığı amansız hastalık olan lösemi (ALL) sonucu 28 yaşında kaybettik. Evli ve iki de çocuğu olan (5 ve 2 yaşlarında) kardeşimin hanımı ve çocuklarına devlet tarafından bu konuda herhangi bir aylık bağlanamaz mı? Ben Van merkezde tarih öğretmeniyim. Bekir Akduman-Van

        Kardeşinizin ne kadar sosyal güvenlik kapsamında çalıştığını belirtmemişsiniz. Şayet kardeşinizin en az 5 tam yıl (1800 gün) sosyal güvenlik kapsamında çalışması varsa veyahut askerlik borçlanması (varsa sair borçlanmalar) ile 1800 güne tamamlayabiliyorsanız geride kalan dul ve yetimlerine SGK aylık bağlar. 1800 günü varsa vefat tarihini takip eden 1 Mayıs 2008 gününden itibaren birikmişlerini de alırlar. Borçlanma ile 1800 gün tamamlanacaksa parasını ödediğiniz ayı takip eden aybaşından itibaren aylıklar başlar. Her hal ve şartta 1800 günü tamamlayamazsanız geride kalanlara aylık bağlanmaz ama birikmiş primleri toptan ödeme adı altında ailesine geri verilir.

        İkinci evlilikte de tazminat ödenir

        2005'te çalışmaya başlayan bayan personel, 1997 yılında evlendiği ilk eşinden 2005 yılının 6'ncı ayında boşanıyor daha sonra 2008 temmuz ayında tekrar evleniyor. Kıdem tazminatı talep ediyor. İşe başladığında evli olduğundan boşanma tarihine kadar olan zaman kıdem hesabında dikkate alınır mı? Caner Kayıkçı

        Sayın okurum, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14'üncü maddesine göre kıdem tazminatı alınıp alınamayacağı belirlenmektedir. Bu maddeye göre de,"... kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır" denilmektedir. Evlenen kadının daha önce evli, bekâr, dul olup olmadığının önemi yoktur. Mühim olan evlenmesi ve evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde iş akdini feshetmesidir. Evliliğin ilk veya ikinci olmasının önemi yoktur.

        Diğer Yazılar