Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Cumhurbaşkanı Gül iade gerekçesinde 'çok net ifadeler kullandı. Gül, Cumhurbaşkanlığı'nın internet sitesinde yayınladığı gerekçede ''Yapılan düzenleme gerçek amacının dışında sonuçlar doğurabilecek ve madde kapsamındaki işçilerin emeğinin istismarı, insan onuruna yakışmayan durumların doğması gibi kanunun amaçlamadığı olumsuz uygulamalara ve çalışma barışının bozulmasına yol açılabilecektir'' denildi.

        Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, kanunun 1'inci maddesinin Meclis tarafından bir kez daha görüşülmesi için Arıayasa'nm 89 ve 104. maddeleri uyarınca geri gönderildiği ifade edildi.

        ÇALIŞANLAR ARASI EŞİTLİK BOZULUYOR

        Açıklamaya göre, kanunun TBMM'ye geri gönderilmesinin gerekçeleri arasında satışbaşları şöyle: "İncelenen Kanun ile hüküm altına alınan mesleki anlamda geçici iş ilişkisi, esnek bir istihdam müessesesi olarak iş hukukumuza girerken,

        gerekçesinde de ifade edildiği üzere, Avrupa Parlamentosu'nun 2008/104/EC sayılı

        direktifi esas alınmıştır.

        Esasen esnek çalışma modellerinin ve istihdamın artırılması amacıyla hazırlanan bu direktifin eşit muamele ilkesini temel alarak genel kurallar koyduğu görülmektedir. Buna göre, bir işyerinde ödünç iş ilişkisi kapsamında çalışan işçi hakkında, o işyerinde normal çalışma şekli olan istihdam ilişkisi çerçevesinde emeğini sunan sürekli işçi gibi istihdam edilseydi uygulanacak ücret, çalışma süresi, fazla çalışma, ara dinlenmesi, gece çalışması ve tatil gibi temel istihdam ve çalışma şartlarının aynısı uygulanacaktır.

        Ayrıca, kullanıcı işletmede işçi lehine olan düzenlemeler ödünç işçiye de uygulanacak; bunlar kantin, ulaşım gibi mevcut hizmetlerden yararlanacak ve açılacak olan sürekli işlerden haberdar edilecek; bu düzenlemelere uyulmasını güvence altına alacak adli ve idari yaptırımlar da ülkelerin ulusal mevzuatında yer alacaktır.

        Ancak yapılan düzenlemede, söz konusu direktifin temelini oluşturan istihdam ve çalışma şartlarında eşitlik esasının sağlanması ve dolayısıyla bu eşitliği bozacak uygulamaların yasaklanması yönünde hükümlere yer verilmemiştir. Böylece, düzenlemenin gerekçesi ile içeriği arasında bir çelişki doğmuştur."

        İŞÇİNİN KORUNMASI YÖNETMELİĞE BIRAKILMASIN

        Gerekçede ayrıca işçinin korunmasına yönelik düzenlemelerin yönetmeliğe bırakılmaması gerektiği de ifade edildi. Düzenlemenin yapıldığı 7/A maddesinin ikinci fıkrasında 'Özel istihdam büroları devredeceği işçi ile iş sözleşmesini, işçinin devredileceği işverenle geçici iş ilişkisi sözleşmesini yazılı olarak yapmak zorunda' olduğu ifade edilen gerekçede "Yasada 'Bu sözleşmelerde yer alması gereken hususlar Türkiye İş Kurumu'nca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir' hükmüne yer verilerek, maddede yer almayan hususların anılan Kurumca düzenlenmesine imkan sağlanmış ise de, mesleki anlamda geçici iş ilişkisi müessesesinin yapısı sebebiyle işçinin korunmasına yönelik kurallara kanunda yer verilmesi, uygulamaya ilişkin ayrıntı ve teknik hususların ise yönetmeliğe bırakılması gerekmektedir" ifadeleri de kullanıldı.

        Yasa ne getiriyordu?

        ■ Yeni yasa ile özel istihdam büroları, işçilerle geçici iş sözleşmesi yapıp onları istediği şirkete kiralayabilecekti.

        ■ Bürolar çalışanın tüm özlük haklarından sorumlu olacaktı. Ancak büroların bu yükü taşıyıp taşıyamayacağına dair bir finansal ölçü yoktu.

        ■ İşverenin çalıştırdığı işçiye karşı bir sorumluluğu olmayacaktı.

        ■ Yasada geçici iş ilişkisi kurulan işçinin kıdem tazminatı alıp almayacağı konusunda açıklık yoktu.

        ■ İş Kanunu'nun 7. maddesinde, bir işçinin işvereni tarafından aynı işyerinin değişik işyerlerine kaydırabilmesi için 'işçinin rızasını araması ve benzer işte çalıştırması' koşulu aranırken, yeni düzenleme bu konuda hüküm bulunmuyor.

        ■ Yeni yasaya göre, geçici iş ilişkisi sözleşmesine dayalı olarak çalıştırılan işçi sayısı, işyerinde çalıştırılan işçi sayısının dörtte birini geçemeyecek.

        Alkışlar sayın Gül'e

        Dün saat 17.00'de gazete için Devlet Bakanı Ali Babacan'a hitaben "Babacan'ı insafa davet" başlıklı yazıyı kaleme almıştım. Ardından da Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül için de inşallah onaylamaz diye dua etmiştim. Zira, bu yasayı onaylasaydı kendisine karşı sivil itaatsizlik demokratik tepkimi koymayı bile düşünüyordum. Ancak, aklıselim galip geldi. Cumhurbaşkanımız "Modern Kölelik Yasa"sını veto etti. Kendisini alkışlıyorum.

        Bu arada canlı yayınlarda getirilen yasayı elimden geldiğince açıklamaya, anlatmaya çalışmıştım. Özel İstihdam Bürolarının sahiplerinden geldiğini düşündüğüm bazı tepkilerde de "Susturun bu Ali Tezel'i, bilmeden konuşuyor" diyenlere de buradan selam gönderiyorum. Yasanın veto gerekçesinde belirtilen, "...yapılan düzenleme gerçek amacının dışında sonuçlar doğurabilecek ve madde kapsamındaki işçilerin emeğinin istismarı, insan onuruna yakışmayan durumların doğması gibi kanunun amaçlamadığı olumsuz uygulamalara ve çalışma barışının bozulmasına yol açılabilecektir." cümlesinin de altına da imzamı atıyorum.

        -Görüşler-

        Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu:

        'Veto kararı için Cumhurbaşkanı Gül'e teşekkür ediyoruz'

        Mustafa Kumlu, "kiralık işçi" yasasını veto eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e teşekkür etti. Yazılı açıklama yapan Kumlu, "Cumhurbaşkanı Sayın Gül'ün, işsizlik sigortası fonunun amacı dışında kullanılmasına ilişkin maddeyi onaylaması bizde üzüntü yaratmıştır. Ancak düzenlemenin 'kiralık işçiliği' beraberinde getiren birinci maddesini yeniden görüşülmek üzere Meclis'e göndermesi memnuniyet vericidir" dedi. Kumlu, TBMM'nin Cumhurbaşkanlığı makamınca sakıncalı görülen hususlarını düzeltmesi ve çalışma hayatının "kiralık işçilik" gibi kuralsızlığı yasalaştıran bir kaos ortamına sürüklenmemesini beklediklerini ifade etti.

        Hak-İş Başkanı Salim Uslu:

        'Kiralık işçi konusu bir daha gündeme getirilmemeli'

        Diğer Yazılar