Devletin eski eş takibini bırakması gerekiyor
Yeni "Sosyal Güvenlik Reformu" gereğince, eşlerinden boşanıp vefat etmiş ana-babalarından yetim aylığı veya eski kocalarından dul aylığı alanların evlerine baskın yapılarak, boşandıkları kocalarıyla birlikte yaşadıkları tespit edilirse aldıkları yetim veya dul aylıkları kesiliyor. 1 Ekim 2008'de çıkan yasa gereği, boşanan kadınlar eski eşleriyle aynı evde yaşayamaz. İzmir'de, boşandığı halde aynı evde yaşayanların tespiti için ekip kurulduğu bildiriliyor. Devlet, baskın yapıp bunları takip etmekten vazgeçmeli
SORU/ Ali Bey, geçen hafta televizyonda verilen bir haberde, İzmir'de boşanan kadınların hangi erkekle birlikte yaşadığının tespitiyle ilgili bir tim kurulduğu ve 20 kişinin bu işle görevlendirildiği açıklandı. Benim sorum da bu konuyla ilgili: Eşim vefat etti ve bana da dul aylığı bağlandı, ama eşimin eski eşinden olan üvey kızım boşanıp benim aylığıma ortak oldu. Şimdi de bir erkekle nikâhsız yaşıyor. Ben de bu kızı şikâyet etsem aldığı aylığı keserler mi? Keserlerse benim aylığım artar mı? İsmi Saklı-Bodrum-Muğla
YAZI/ Sayın okurum, 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Gelir ve Aylık Bağlanmayacak Haller" başlıklı 56'ncı maddesinin son fıkrasına göre, "...Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır". Bu düzenleme gereğince, kadınlar boşandıkları eski eşleriyle aynı evde yaşıyorlarsa aylıkları kesilir. Bu nedenle sosyal güvenlik mevzuatımız gereğince boşanan kadınlar, eski eşleriyle aynı evde yaşayamazlar. Peki siz "Nikâh masasındaki 'evet'in anlamını biliyor musunuz?" "Tabii biliyoruz" dediğinizi duyar gibiyim de benim sorduğum şu: "Hukuken evet dediğiniz anda karşınızdaki kişiyi mirasçı olarak atadığınızı veya dul aylığı sahibi yaptığınızı biliyor musunuz?" Nikâh masasında size sorulan soruya "Evet" demenizin hukuki sonucunu bugüne kadar hiç düşündüğünüzü zannetmiyorum. Evlilik iki kişi arasında, resmi makamlar önünde yapılan sözleşmedir ve kadın ile erkek resmi nikâh ile evlenmekle Medeni Kanun gereğince karı-koca sıfatlarını aldıkları gibi bir de; * Miras hukuku açısında birbirlerinin mirasçısı olurlar, yani kim vefat ederse, sağ kalan vefat edene mirasçı olur. * Sosyal güvenlik hukuku açısından hak sahibi veya bakmakla yükümlü kişi olurlar, yani her ikisinin sağlığında aralarında resmi nikâh olması nedeniyle çalışan, çalışmayanın sosyal güvencesini sağlar. Ölümle ise hak sahibi olurlar ki sağ kalan, ölenin aylığını dul sıfatıyla almaya devam eder.
BOŞANARAK VERDİĞİMİZ HAKKI GERİ ALIRIZ
Evlilik bir sözleşmedir, ama bunu sona erdiren boşanma ise bir mahkeme kararıdır. Yani evlilik sözleşmesini ancak ve ancak bir mahkeme sona erdirebilir ve boşandığımız anda evliliğin iki önemli sonucu ortadan kalkar. İşte mahkemelerce verilecek boşanma kararlarıyla resmi nikâhta tanınan bu haklar ortadan kalkar, ama bu sefer başka haklar ortaya çıkar.
BOŞANINCA EV İKİYE BÖLÜNÜR
* Medeni Kanun açısından evlilikle edinilmiş tüm mallar, ortak paylaşıma konu edilmek zorundadır. Mesela, karı-koca nikâhlı iken ev edinmişlerse ev kimin üzerine kayıtlı olursa olsun boşanmayla yarı yarıya bölüşülmek zorundadır. * 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 202'nci maddesine göre, yasal mal rejimi, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi olup, 4722 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10'uncu maddesine göre, eşler, Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar. Boşanma halinde de edinilmiş mallar yarı yarıya pay edilir.
BOŞANANLARA BABADAN-ANADAN AYLIK
Sosyal Güvenlik Hukuku gereğince, boşanma ile resmi nikâhı biten kadına varsa vefat etmiş ana-babası üzerinden yetim aylığı bağlanabileceği gibi eğer ilk evliliği varsa ve ilk eşi vefat etmişse onun üzerinden dul aylığı alma hakkı ortaya çıkmaktadır. Boşanan kadın boşanma tarihinden sonra SGK'ya müracaat ederse kendisine dul veya yetim aylığı bağlanacaktır.
KENDİ EVİNDE YAŞAYAN KADININ AYLIĞI KESİLİR
Kocasından boşanan ve Medeni Kanun gereğince edindikleri evi yarı yarıya paylaşmak durumunda kalan kadın, evin diğer yarısında eski kocası yaşıyorsa, bu durumun şikâyet-ihbar ile SGK'ya duyurulması ve SGK'nın denetimle görevli memurları tarafından da tespiti halinde dul-yetim aylığını kaybeder. Bu arada yukarıda verdiğim madde içinde, "...Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş" tabiri kullanılmıştır. Bu tabir gereğince, "Boşandıkları halde aynı evi (mecburen de olsa) paylaşan kadın-erkeğin cinsi münasebette bulunup bulunmadıkları da araştırma konusunu içeriyor mu yoksa aynı evde yaşamaları yeterli mi?" sorusuna cevap verilememektedir. Bu konuyla ilgili SGK'nın genelgesi de yoktur. Yani eve giden denetim elemanları için sadece aynı evde ikamet etmek yeterli mi yoksa aralarında cinsi münasebetin olduğu da araştırılmalı mı mı belli değildir. Aynı kadın, eski kocasıyla değil ama bir başka erkekle aynı evde yaşamaya devam ederse aylığın kesilme riski yoktur. Çünkü, kanun sadece boşandığı eşiyle birlikte yaşaması halinde dul-yetim aylığının kesilmesini öngörmektedir.
İsteğe bağlı prim süresine dikkat edin
01.01.1959 doğumluyum. 22.02.1988-08.09.1988 tarihleri arasında 6 ay 16 gün Bağ-Kur sigortalılığım var. 01.05.1991 tarihinde SSK'lı oldum ve kazanılmış 1120 günüm mevcut. SSK'ya 01.01.2006 tarihinden itibaren ara vermeksizin isteğe bağlı olarak SSK primi ödüyorum. Eylül 2009 dahil 3420 gün isteğe bağlı SSK prim ödemem var. 1- Kaç yıl daha pirim ödemem ve prim ödemelerimi kaç güne tamamlamam gerekiyor? 2- 1 Ekim 2008'den itibaren isteğe bağlı SSK prim ödemeleri Bağ-Kur'a sayıldığından "İsteğe bağlı SSK'ya 41 aydan fazla prim ödemeyin" yolunda uyarılar var. Ne yapmam gerekiyor? 3- 6 Ekim 2009 tarihli HABERTÜRK gazetesinde okuyucuya verdiğiniz cevap kafamı karıştırdı. Emekliliğim geldiğinde ben de bu sorunla karşılaşır mıyım? 4- Kaç yılında hangi sosyal güvenlik kurumundan nasıl emekli olacağım? 5- İsteğe bağlı SSK prim ödemesi yaparken banka dekontuna TC numarası yazdırmakta problem yaşıyorum. Bazen yazıyorlar bazen yazmıyorlar. TC numarasının yazılmamış olması ileride SGK'ca bir sorun olarak karşıma çıkar mı?
Murat DALARSLAN
Sayın okurum, verdiğiniz bilgilere göre 22.02.1988 sosyal güvenlik başlangıcı ile SSK'dan 22.02.2013 günü en az 5375 günle emekli olursunuz. Askerlik durumunuzu yazmamışsınız, şayet askerlik yaptıysanız askerlik süreniz kadar erken emekli de olabilirsiniz, tabii borçlanma yaparsanız. Mesela, 20 ay askerlik yaptıysanız 22.06.2011 gününden sonra emekli olursunuz. Öte yandan 1 Ekim 2008 gününden sonraki ödemeler Bağ-Kur'a sayıldığından, 1 Ekim 2008 gününden sonra en az fazla 41 ay, yani 1230 gün isteğe bağlı prim ödemeniz gerekir. 41 ay dolduğu halde (1 Şubat 2012) isteğe bağlıya prim ödemeye devam ederseniz SSK'dan emekli olmayı kaybedersiniz. TC kimlik numarası dekontta olsa iyi olur ama sicil numaranız varsa o da yeterlidir.