Öğretmenler için artık kadro açılımı yapılmalı
artık bir şeyler yapılmalı. Kimi kadrolu, kimi sözleşmeli kimi de ders karşılığı
sözleşmeli olarak parça parça edilmiş öğretmenlerin artık kadrolu olmasının zamanı
gelmedi mi? Doğu'nun en ücra köylerine gönderilen Batılı ailelerinin öğretmen
çocukları, sözleşmeli sıfatıyla tayin-nakil hakkı olmadan çalıştırılıyor. Kürt
açılımı sonrasında artık Kürt çocukları Kürtçe öğrenecekse, Batılı ailelerin
çocuklarını Doğu'ya göndermenin mantığı kaldı mı?
Tüm öğretmenlerimizin günleri kutlu, umutları da bol olsun. Hayatta olanlara uzun ve
sağlıklı ömür, ölenlere Allah'tan (CC) rahmet diliyorum. Bu sene de öğrenciler,
öğretmenlerini hatırlayacak, onlara çiçekler ve şiirler armağan edecekler. Başta
Başbakanımız ve Milli Eğitim Bakanımız onları hatırlayacak, önceden hazırlanmış
metinler okunacak.
Ancak, tüm emeğiyle geçinenler gibi eğitim emekçilerinin de ekonomik ve sosyal
sorunları giderek büyümekte, eğitime bütçeden ayrılan pay her geçen gün
azalmaktadır. Eğitim ordumuzun değerli neferleri öğretmenlerimiz, ekonomik krizin
ağırlığı altında ezilmektedirler. Öte yandan öğretmenler kadrolu, devamlı
sözleşmeli, geçici sözleşmeli gibi bölünüp, parçalanıp "açılıma" tabi
tutulmuşlardır.
Birçok öğretmen bu sıkıntıyı aşmak uğruna ek iş yapmakta, "Geçinemiyorum" feryatları
yükselmektedir.
Milli Eğitim'in yüz karası sözleşmeli öğretmen sistemiyle, öğretmenler adeta devlet
eliyle taşeronlaşmaya doğru götürülmektedir.
ÖĞRETMEK HEP KUTSAL SAYILDI
Bildiklerini paylaşabilen ve bıkıp usanmadan aktarmayı görev bilenler, tarih boyunca
dünyanın neresinde olursa olsun bilginin, çağdaşlığın, sevginin, barışın ve
aydınlanmanın öncüleri olan öğretmenlerdir. Onlar, toplumun bütün kesimlerine yol
gösteren önder ve örnek insanlar olmuşlardır. Bu nedenle her yerde olduğu gibi
ülkemizde de öğretmenler, ulusumuzun ve toplumumuzun en değerli varlıklarıdır.
Sözleşmeli öğretmenler çok iyi bilirler, kendilerinden birçok yazara mesaj gittiği
gibi bana da gelirdi. İki yıl önceki düşüncem, Doğu'nun en ücra yerindeki çocuklara
da iyi eğitim verilmeli, Batılı, Kuzeyli ailelerin çocukları oralara gitmeli ki
Türkçe öğretebilsinler, bilgilerini paylaşabilsinler idi. Bunun için de sözleşmeli
öğretmenliği desteklerdim. Şimdi Kürt açılımı sonrasında buna gerek kalmadığını
düşünüyorum.
SÖZLEŞMELİLERİN TAYİN OLMASI ÇOK ZOR
Sözleşmeli öğretmenler ile kadrolu öğretmenler arasında epey fark var ama en
önemlisi tayin-nakil olmak konusunda. Çünkü, sözleşmeli öğretmenlerin eş durumundan
tayin-nakil olma hakkı bile yasal olarak var olmasına rağmen MEB'in uygulamaları
sebebiyle gerçekleştirilemiyor.
Mesela, en son yapılan sözleşmeli öğretmenlerin özür grubu atama ve yer değiştirme
sonuçlarına göre, Milli Eğitim Bakanlığı eşlerinden ayrı olan sözleşmeli
öğretmenlere birçok ilde 0 (sıfır) kontenjan hakkı vererek bu hakkı yok etmişti.
Normal şartlarda kadrolu öğretmenlere eş durumu, özür durumu tayin ve nakilleri için
sayı sınırı konmazken, sözleşmeliler için MEB sayı sınırı getirip engellemektedir.
PARA BİRİKTİRİP UÇAK BİLETİ ALIYORLAR
Sözleşmeli öğretmenler para buldukça birbirlerine kavuşmak için uçak bileti
alıyorlar. Ödemirş'te bir dostum var; Sabahattin Bey. Oğlu İzmir Kiraz'da, gelini
ise Doğu'da bir ilçede öğretmen. İkisi de sözleşmeli. Geçen hafta oğlun ve gelinin
nasıllar diye sordum. "Para biriktiriyorlar, bir uçak bileti olunca da birbirlerine
kavuşuyorlar, ama bu gelirleriyle ancak iki ayda bir uçak bileti parası oluyor"
deyip acı acı gülümsemişti. Şimdi yetkililere soruyorum: "Sizce hiç eşler
birbirinden ayrı olur mu? Böyle aile kurulur mu, sürdürülebilir mi?"
SÖZLEŞMELİLERİN DİĞER SORUNLARI
Sözleşmeli öğretmenler daha önce 657 Sayılı Kanun'a göre "4 B" ve "4 C" olmak üzere
iki statüde görevlendiriliyorlardı ve "4 C" statüsüne göre görev alan öğretmenler 10
ay çalıştırılıyor, 10 ayın sonunda da sözleşmeleri sona eriyordu. Sendika ve değişik
yerlerden gelen tepkiler sonucu Milli Eğitim Bakanlığı bu uygulamaya son verip tüm
"4 C"lileri "4 B" statüsüne aktardı.
Öte yandan, sözleşmeli "4 B" statüsündeki öğretmenlerin, "kamu görevlisi"
sayılmalarına rağmen hukuki durumlarının tartışmalı olduğu biliniyor. Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay kararları arasındaki çelişkiler de sözleşmeli
öğretmenleri arada bir yerde bırakıyor. Yani bunlar memur mu, yoksa işçi mi ya da
başka bir şey mi belli değil.
Ayrıca, sözleşmeli öğretmenler ile kadrolu öğretmenler aynı haklara sahip değiller.
Aynı işi yapanlara farklı muamele yapılmakta. Hükümet, bir yandan kamuda aynı işi
yapana aynı ücret ve muameleden bahsediyor, öte yandan aynı işi yapan öğretmenleri
sözleşmeli-kadrolu diye ayırıyor ki burada samimiyeti tartışılır hale geliyor.
Mesela, kadrolu bir öğretmen zorunlu ders saatini doldurmak mecburiyetinde değil,
ama sözleşmeli öğretmen, ihtiyaca binaen atandığı için ücreti karşılığındaki saati
doldurmak zorunda. Hatta, sözleşmeli öğretmenlerin müfettiş olma, müdür olma,
yurtdışı görevlerine çıkabilme hakları da yok.
Dul aylığı için acele edin
Ben 1929 doğumluyum. Eşim Ahmet Ünal 3301013731691 sicil numarası ile 1982 yılında
başlamak üzere 1994 yılına kadar toplam 332 gün sigortalı olarak çalıştıktan sonra
1994 yılında vefat etti. Ben eşimin askerlik borçlanması (askerlik süresi 720 gün)
ile 900 güne tamamlamam suretiyle emekli olabilir miyim? Bilgi verirseniz memnun
olur, saygılar sunarım. Fatma Ünal
1 Ekim 2008 tarihinden önce vefat etmiş olan sigortalılar için bağlanacak ölüm
aylıklarına hak kazanmak için, askerlik, yurtdışı gibi borçlanma süreleri dahil en
az 900 prim gün sayısı ve 5 yıllık sigortalılık süresi gerekmektedir. Eşiniz için
askerlik borçlanmasından bir miktar ödeme yaparak primini 900 güne çıkartır
çıkartmaz size dul aylığı bağlanacaktır. Hatta bu işlemi 2006 yılı Kasım ayında
yapsaydınız, 3 yıldır ayda 510 liraya yakın dul aylığı alacaktınız. Acele edin,
parayı ödeyip aylığı alın.
Çeyiz parası, yetim aylığı alan kıza verilir
24.02.1979 doğumluyum. 24.03.1999'da babamı kaybettim. 2004'te üniversiteden mezun
olunca sigortalı olarak işe başladım. Bu zamana kadar yetim aylığımı vekâlet
verdiğim annem alıyordu. Halen sigortalı olarak çalışıyorum. 26.07.2009'da evlendim.
Acaba benim çeyiz parası almaya hakkım var mı? Rukiye Çongur
Babanızın SSK'lı mı, Bağ-Kur'lu mu, yoksa memur emeklisi mi olduğunu belli
etmemişsiniz. Zira babanız SSK'lı veya Bağ-Kur'lu idiyse zaten işe girdikten sonra
yetim aylığı alma hakkınız olmazdı. Babanız memur emeklisi ise SSK'lı veya
Bağ-Kur'lu olarak işe girseniz de yetim aylığınız evleninceye kadar devam ederdi.
Öte yandan, evlilik yardımı (çeyiz parası) ana ve babasından dolayı yetim aylığı
almaktayken evlenen kız çocuklarına verilmektedir. Evlendiğiniz zaman yetim aylığı
alıyor idiyseniz, çeyiz parası alma hakkınız var. Yok yetim aylığınız kesilmişse, o