Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        artık bir şeyler yapılmalı. Kimi kadrolu, kimi sözleşmeli kimi de ders karşılığı

        sözleşmeli olarak parça parça edilmiş öğretmenlerin artık kadrolu olmasının zamanı

        gelmedi mi? Doğu'nun en ücra köylerine gönderilen Batılı ailelerinin öğretmen

        çocukları, sözleşmeli sıfatıyla tayin-nakil hakkı olmadan çalıştırılıyor. Kürt

        açılımı sonrasında artık Kürt çocukları Kürtçe öğrenecekse, Batılı ailelerin

        çocuklarını Doğu'ya göndermenin mantığı kaldı mı?

        Tüm öğretmenlerimizin günleri kutlu, umutları da bol olsun. Hayatta olanlara uzun ve

        sağlıklı ömür, ölenlere Allah'tan (CC) rahmet diliyorum. Bu sene de öğrenciler,

        öğretmenlerini hatırlayacak, onlara çiçekler ve şiirler armağan edecekler. Başta

        Başbakanımız ve Milli Eğitim Bakanımız onları hatırlayacak, önceden hazırlanmış

        metinler okunacak.

        Ancak, tüm emeğiyle geçinenler gibi eğitim emekçilerinin de ekonomik ve sosyal

        sorunları giderek büyümekte, eğitime bütçeden ayrılan pay her geçen gün

        azalmaktadır. Eğitim ordumuzun değerli neferleri öğretmenlerimiz, ekonomik krizin

        ağırlığı altında ezilmektedirler. Öte yandan öğretmenler kadrolu, devamlı

        sözleşmeli, geçici sözleşmeli gibi bölünüp, parçalanıp "açılıma" tabi

        tutulmuşlardır.

        Birçok öğretmen bu sıkıntıyı aşmak uğruna ek iş yapmakta, "Geçinemiyorum" feryatları

        yükselmektedir.

        Milli Eğitim'in yüz karası sözleşmeli öğretmen sistemiyle, öğretmenler adeta devlet

        eliyle taşeronlaşmaya doğru götürülmektedir.

        ÖĞRETMEK HEP KUTSAL SAYILDI

        Bildiklerini paylaşabilen ve bıkıp usanmadan aktarmayı görev bilenler, tarih boyunca

        dünyanın neresinde olursa olsun bilginin, çağdaşlığın, sevginin, barışın ve

        aydınlanmanın öncüleri olan öğretmenlerdir. Onlar, toplumun bütün kesimlerine yol

        gösteren önder ve örnek insanlar olmuşlardır. Bu nedenle her yerde olduğu gibi

        ülkemizde de öğretmenler, ulusumuzun ve toplumumuzun en değerli varlıklarıdır.

        Sözleşmeli öğretmenler çok iyi bilirler, kendilerinden birçok yazara mesaj gittiği

        gibi bana da gelirdi. İki yıl önceki düşüncem, Doğu'nun en ücra yerindeki çocuklara

        da iyi eğitim verilmeli, Batılı, Kuzeyli ailelerin çocukları oralara gitmeli ki

        Türkçe öğretebilsinler, bilgilerini paylaşabilsinler idi. Bunun için de sözleşmeli

        öğretmenliği desteklerdim. Şimdi Kürt açılımı sonrasında buna gerek kalmadığını

        düşünüyorum.

        SÖZLEŞMELİLERİN TAYİN OLMASI ÇOK ZOR

        Sözleşmeli öğretmenler ile kadrolu öğretmenler arasında epey fark var ama en

        önemlisi tayin-nakil olmak konusunda. Çünkü, sözleşmeli öğretmenlerin eş durumundan

        tayin-nakil olma hakkı bile yasal olarak var olmasına rağmen MEB'in uygulamaları

        sebebiyle gerçekleştirilemiyor.

        Mesela, en son yapılan sözleşmeli öğretmenlerin özür grubu atama ve yer değiştirme

        sonuçlarına göre, Milli Eğitim Bakanlığı eşlerinden ayrı olan sözleşmeli

        öğretmenlere birçok ilde 0 (sıfır) kontenjan hakkı vererek bu hakkı yok etmişti.

        Normal şartlarda kadrolu öğretmenlere eş durumu, özür durumu tayin ve nakilleri için

        sayı sınırı konmazken, sözleşmeliler için MEB sayı sınırı getirip engellemektedir.

        PARA BİRİKTİRİP UÇAK BİLETİ ALIYORLAR

        Sözleşmeli öğretmenler para buldukça birbirlerine kavuşmak için uçak bileti

        alıyorlar. Ödemirş'te bir dostum var; Sabahattin Bey. Oğlu İzmir Kiraz'da, gelini

        ise Doğu'da bir ilçede öğretmen. İkisi de sözleşmeli. Geçen hafta oğlun ve gelinin

        nasıllar diye sordum. "Para biriktiriyorlar, bir uçak bileti olunca da birbirlerine

        kavuşuyorlar, ama bu gelirleriyle ancak iki ayda bir uçak bileti parası oluyor"

        deyip acı acı gülümsemişti. Şimdi yetkililere soruyorum: "Sizce hiç eşler

        birbirinden ayrı olur mu? Böyle aile kurulur mu, sürdürülebilir mi?"

        SÖZLEŞMELİLERİN DİĞER SORUNLARI

        Sözleşmeli öğretmenler daha önce 657 Sayılı Kanun'a göre "4 B" ve "4 C" olmak üzere

        iki statüde görevlendiriliyorlardı ve "4 C" statüsüne göre görev alan öğretmenler 10

        ay çalıştırılıyor, 10 ayın sonunda da sözleşmeleri sona eriyordu. Sendika ve değişik

        yerlerden gelen tepkiler sonucu Milli Eğitim Bakanlığı bu uygulamaya son verip tüm

        "4 C"lileri "4 B" statüsüne aktardı.

        Öte yandan, sözleşmeli "4 B" statüsündeki öğretmenlerin, "kamu görevlisi"

        sayılmalarına rağmen hukuki durumlarının tartışmalı olduğu biliniyor. Anayasa

        Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay kararları arasındaki çelişkiler de sözleşmeli

        öğretmenleri arada bir yerde bırakıyor. Yani bunlar memur mu, yoksa işçi mi ya da

        başka bir şey mi belli değil.

        Ayrıca, sözleşmeli öğretmenler ile kadrolu öğretmenler aynı haklara sahip değiller.

        Aynı işi yapanlara farklı muamele yapılmakta. Hükümet, bir yandan kamuda aynı işi

        yapana aynı ücret ve muameleden bahsediyor, öte yandan aynı işi yapan öğretmenleri

        sözleşmeli-kadrolu diye ayırıyor ki burada samimiyeti tartışılır hale geliyor.

        Mesela, kadrolu bir öğretmen zorunlu ders saatini doldurmak mecburiyetinde değil,

        ama sözleşmeli öğretmen, ihtiyaca binaen atandığı için ücreti karşılığındaki saati

        doldurmak zorunda. Hatta, sözleşmeli öğretmenlerin müfettiş olma, müdür olma,

        yurtdışı görevlerine çıkabilme hakları da yok.

        Dul aylığı için acele edin

        Ben 1929 doğumluyum. Eşim Ahmet Ünal 3301013731691 sicil numarası ile 1982 yılında

        başlamak üzere 1994 yılına kadar toplam 332 gün sigortalı olarak çalıştıktan sonra

        1994 yılında vefat etti. Ben eşimin askerlik borçlanması (askerlik süresi 720 gün)

        ile 900 güne tamamlamam suretiyle emekli olabilir miyim? Bilgi verirseniz memnun

        olur, saygılar sunarım. Fatma Ünal

        1 Ekim 2008 tarihinden önce vefat etmiş olan sigortalılar için bağlanacak ölüm

        aylıklarına hak kazanmak için, askerlik, yurtdışı gibi borçlanma süreleri dahil en

        az 900 prim gün sayısı ve 5 yıllık sigortalılık süresi gerekmektedir. Eşiniz için

        askerlik borçlanmasından bir miktar ödeme yaparak primini 900 güne çıkartır

        çıkartmaz size dul aylığı bağlanacaktır. Hatta bu işlemi 2006 yılı Kasım ayında

        yapsaydınız, 3 yıldır ayda 510 liraya yakın dul aylığı alacaktınız. Acele edin,

        parayı ödeyip aylığı alın.

        Çeyiz parası, yetim aylığı alan kıza verilir

        24.02.1979 doğumluyum. 24.03.1999'da babamı kaybettim. 2004'te üniversiteden mezun

        olunca sigortalı olarak işe başladım. Bu zamana kadar yetim aylığımı vekâlet

        verdiğim annem alıyordu. Halen sigortalı olarak çalışıyorum. 26.07.2009'da evlendim.

        Acaba benim çeyiz parası almaya hakkım var mı? Rukiye Çongur

        Babanızın SSK'lı mı, Bağ-Kur'lu mu, yoksa memur emeklisi mi olduğunu belli

        etmemişsiniz. Zira babanız SSK'lı veya Bağ-Kur'lu idiyse zaten işe girdikten sonra

        yetim aylığı alma hakkınız olmazdı. Babanız memur emeklisi ise SSK'lı veya

        Bağ-Kur'lu olarak işe girseniz de yetim aylığınız evleninceye kadar devam ederdi.

        Öte yandan, evlilik yardımı (çeyiz parası) ana ve babasından dolayı yetim aylığı

        almaktayken evlenen kız çocuklarına verilmektedir. Evlendiğiniz zaman yetim aylığı

        alıyor idiyseniz, çeyiz parası alma hakkınız var. Yok yetim aylığınız kesilmişse, o

        Diğer Yazılar