Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ali Bey, sizi takip etmeye çalışıyorum. Evime haciz gelmesi konusunda avukatlarla tartışıyoruz, beni aydınlatırsanız sevinirim. Ben bir trafik kazasından dolayı (zorunlu trafik sigortam yoktu) karşı tarafın sigortası beni mahkemeye verdi ve kazandı. Benden de yaklaşık 20 bin lira talep ediyorlar. Benim de buna gücüm yok. Emekli maşımdan başka hiçbir menkul veya gayrimenkul malım yok. Bir evimiz var, o da eşimin üzerine.

        Özcan Bekmen

        5510 Sayılı Kanun yürürlüğe girmeden evvel, yani 30.09.2008 günü ve öncesinde 506 Sayılı Kanun gereğince SSK emeklilerinin (dul ve yetimlerinin de) gelir ve aylıklarına, 1479 Sayılı Kanun gereğince de Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarına (nafaka borçları ile SSK-Bağ-Kur alacakları hariç) haciz getirilemiyordu. Ancak, 5434 Sayılı Kanun gereğince TC Emekli Sandığı'ndan emekli olanların aylıklarına (her türlü borç için) haciz konabiliyordu. Eski 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 121'inci maddesi şöyleydi: "Bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar, nafaka borçları ve bu kanunun 80'inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez. Ancak, yanlış ve yersiz ödendiği anlaşılan her türlü gelir, aylık ve sigorta yardımları 84'üncü maddenin son fıkrası saklı kalmak kaydıyla, ilgililerin sonraki her çeşit istihkaklarından kesilmek suretiyle geri alınır. Kurumun genel hükümlere göre takip hakkı saklıdır. Ölüm geliri ve aylıklarından yapılan yersiz ödeme tutarları, yersiz ödenmiş olan gelir ve aylıkların kesilmesi nedeniyle aynı dosyadan gelir ve aylık ödemesi yapılan diğer hak sahiplerine kurumca yapılması gereken gelir ve aylık ödeme tutarları nazara alınmak suretiyle tespit edilecek kurum zararı esas alınarak tahsil edilir. Ancak, diğer hak sahiplerinden itirazda bulunanların hisseleri bu fıkra uygulamasında hariç tutulur." Buna paralel olarak eski 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 67'nci maddesinde de, "Bu Kanun gereğince bağlanacak aylıklar, nafaka borçları dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez. Ancak, sigortalılara veya hak sahibi kimselerine kurumca fuzulen ödendiği anlaşılan her türlü aylık yardımlar 55'inci maddenin son fıkrası saklı kalmak kaydıyla, ilgililerin, sonraki her çeşit istihkaklarından, kesilmek suretiyle geri alınır" denilmekteydi. 5434 Sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu'nda ise bu tür bir düzenleme yoktu.

        5510 SAYILI KANUN'DA DA HACİZ YASAĞI VAR

        1 Ekim 2008 gününden itibaren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SS ve GSS) Kanunu devreye girdiğinde durumda pek bir değişiklik olmadı. 5510 Sayılı SS ve GSS Kanunu'nun "Devir, temlik, haciz ve kurum alacaklarında zamanaşımı" başlıklı 93'üncü maddesine göre, "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88'inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakatı bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir" denilmektedir.

        REFORM ÖNCESİNDE HACZE KARŞI ŞİKÂYET ETMEK GEREKİYORDU

        30.09.2008 günü öncesinde yasalarımızda, "Emekli aylıklarına haciz konulamaz" deniyor, ama Yargıtay uygulamalarına göre bu yasak, direkt bir yasak olarak kabul görmüyor, mutlaka emeklinin itirazı gerekiyordu. Yani, ister banka ister başka bir alacaklı, emekli aylığı-geliri üzerinde haciz uygulayacak ise önce icra müdürlüklerine başvuruyor, icra dairesi de SGK'ya yazı gönderip emekli aylığına haciz istiyor. Emeklinin, aylığının hacze uğradığını öğrendiği andan itibaren ise itiraz etmesi gerekiyordu. Daha da ayrıntılı açıklamak gerekirse, SSK, özel banka-borsa sandıkları ile Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarına haciz istenebiliyor ve icra dairesi bu istemi yerine getirip icra işlemini başlatıyor. Fakat emekli (dul veya yetim) buna rıza göstermeyip itiraz ederse haciz kaldırılıyor, itiraz etmeyip hacze rıza gösterirse haciz devam ettiriliyordu. (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2004/12-202 Esas, 2004/196 Karar ve 31.03.2004 tarihli kararı: SSK emeklisi itiraz süresi içinde itiraz etmezse haciz işlemi geçerlidir...)

        YENİ KANUN HACİZ İÇİN SİZİN İZNİNİZİ İSTİYOR

        5838 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Torba Kanun'la 5510 Sayılı Kanun'a eklenen fıkra sonucu, 5510 Sayılı Kanun'daki hükme göre zaten haczi yasak olan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakatı bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilmesi gerekiyor. Yani önce emekli aylığı haczedilip haczin kalkması için emeklinin itiraz etmesi beklenmeyecek. Zira, (28.02.2009 günü 27155 Sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayınlanan) 5838 Sayılı Kanun ile 5510 Sayılı Kanun'un yukarıdaki 93'üncü maddesinin birinci fıkrasına, "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakatı bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir" ibaresi eklenmiştir. Bu maddeye göre, emekli aylığınıza icra memuru tarafından haciz istenmişse kendisini o yerin Cumhuriyet Savcısı'na şikâyet ediniz. Zira, sizin izniniz (muvafakatınız) olmadan icra daireleri emekli aylığınıza haciz koyamaz, koyduramazlar.

        Diğer Yazılar