Yurtdışına emekli işçi götür, kuruş prim ödeme
genelgeyle "yurtdışı borçlanması" ve "yurtdışı borçlanmasıyla emeklilik" konularında
tereddüde düşülen birçok noktaya çözüm getirildi ama bu arada, yurtdışına emekli
işçi götürecek işverenlere kıyak yapıldı.
1- Topluluk sigortalılar yurtdışı borçlanması yapabilecekler
SGK'nın yayınladığı 2009-140 sayılı genelgeyle eskiden adı "Topluluk Sigortası" olan
ve Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelere Türk işverenler
tarafından götürülen Türk işçiler için, işverenler sadece kısa vadeli (yüzde 1 ile
6.5) sigorta ile genel sağlık sigortası (yüzde 12.5) primi ödemektedirler. Eğer
işçiler isterlerse yüzde 20'lik uzun vadeli (emeklilik) sigorta primini ceplerinden
ödemektedirler. İşte, işçilere burada bir hak tanınarak isteğe bağlı ödeme
yapmadıkları yurtdışı sürelerini isterlerse yurtdışı borçlanması olarak
ödeyebilecekler.
İşte bu çalışanlardan, işverenleri tarafından kısa vadeli ve GSS primi ödenenler
(SGK hizmet cetvelinde 9/A olarak görünenler) belge olmaksızın, diğerleri ise belge
getirerek borçlanma işlemi yapabilecekler.
Yine bu kişiler, yurtdışı borçlanması yaparken, yurtdışında çalışmadan geçen
sürelerinde, başta, sonra ve aralardaki birer yıllık işsiz geçen sürelerini de
borçlanabilecekler.
2- Yurtdışı (3201 ile) borçlanmasıyla emekli olanlar SGDP ile çalışamazlar
5754 Sayılı Kanun'la değişik 3201 Sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin "B" bendinde,
5510 Sayılı Kanun'un sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümlerinin, yurtdışı
hizmet borçlanmasından yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmayacağı
öngörüldüğünden, aylığın başlayacağı tarih itibarıyla sigortalılığına esas işinden
ayrılmayan ya da faaliyetini sona erdirmeyenlere aylık bağlanmayacağı gibi, aylık
bağlandıktan sonra sigortalılığa esas bir işte çalışmaya ya da faaliyete
başlayanların aylıklarının kesilmesi gerekmektedir.
Yani, emekli oldukları prim ödeme gün sayılarının içinde bir gün dahi 3201 Sayılı
Kanun'a göre borçlanma olup da malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken 01.10.2008
tarihinden sonra 5510 Sayılı Kanun'un 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının "a" bendi
kapsamında hizmet akdiyle, "b" bendi kapsamında kendi adına bağımsız faaliyete
başlayanların aylıkları çalışmaya veya faaliyete başladıkları tarih itibarıyla
kesilecektir.
3- İNTES işçilerinin kesilmeyecek
Yeni 3201 Sayılı Kanun gereğince, yurtdışı borçlanmasıyla emekli olanlar, ister
yurtiçinde isterse yurtdışında olsun herhangi bir işe girerlerse, vergi mükellefi
olurlarsa, şirket ortağı olurlarsa emekli aylıklarını kaybetmektedirler. Yeni
genelgeyle, pek yasal dayanağı olmasa da yurtdışı borçlanması yapanlar, "Topluluk
Sigortası" kapsamında çalışırlarsa emekli aylıkları SGK tarafından kesilmez.
Vatandaşın lehine bir (yasadışı) düzenlemeye taraf olmakla birlikte, burada İNTES
ile ilgili bir bilgilendirme yapma gerekir.
Yasal olmasa da getirilen bu düzenlemede İNTES'in (Türkiye İnşaat Sanayicileri
İşveren Sendikası) etkisi büyük. Geçmişte, Bakan Faruk Çelik zamanında uzun vadeli
sigorta primlerini hem işçilerin sırtına yükletmişler hem de ödenen isteğe bağlı
primlerin Bağ-Kur'a (4/B'ye) saydırılmasıyla işçileri daha geç emekli ettirme yoluna
gitmişlerdi. Şimdi yurtdışına 3201 Sayılı Kanun ile emekli olmuş işçi götürmekte
zorlanınca, yasayı genelgeyle deldirdiler. Sosyal güvenlik reformu (1 Ekim 2008)
öncesinde Topluluk Sigortası ile işçileri için yüzde 25 oranında prim ödüyorlar,
emekli işçi götürürlerse hiç prim ödemiyorlardı. Reform Kanunu sırasında bakan ile
dirsek teması yapıp uzun vadeli (yüzde 20) primi işçilerin üzerine yıktılar, prim
ödeme oranlarını yüzde 13.5'e indirdiler.
Şimdi ise yasal olmayan bir şekilde, yurtdışına götürecekleri emekli işçileri için
yine prim ödemeyecekler ama normal olarak yurtdışına gidip işe giren tüm emeklilerin
aylıklarını kesen SGK, İNTES işçilerinin aylıklarını kesmeyecek.
HABERTÜRK YAZDI, SGK BİLGİSAYARLARINI AYARLADI
29 Ekim 2009 günü bu köşeden, "Emeklilik numaranız 4 ile başlıyorsa sakın ola iş
kurmayın, işe girmeyin, hatta ortak bile olmayın" demiştik ya, işte bunu dikkate
alan SGK, bilgisayarlarını da buna göre ayarladı.
Bahsi geçen genelgeyle "Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında hizmet akdi ile çalışmaya başlayanlarla ilgili olarak bilgisayar
programlarında da gerekli kontroller konulmuş olup, bunların tescil kayıtlarında "8"
kodlu sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaya ait işe giriş bildirgelerinin
sisteme girişine izin verilmemektedir.
Diğer yandan, (b) bendi kapsamında aylık alanlarla ilgili olarak bilgisayar
programlarında gerekli düzeltme işlemleri devam etmekte olduğundan, bunların sosyal
güvenlik destek primine tabi çalışıp çalışmadıkları manuel olarak kontrol edilerek
sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmalarına izin verilmeyecektir.
3201 Sayılı Kanun'a göre yurtdışı borçlanması yaparak aylık bağlananlardan
01.10.2008 tarihinden sonra sosyal güvenlik destek primine tabi çalıştığı tespit
edilenlerin bu çalışmaları, tescil programlarında çalışmaya başladıkları tarihten
itibaren tüm sigorta kollarına tabi çalışma olarak düzeltilecek ve aylıkları
çalışmaya başladığı tarih itibarıyla kesilecektir" denilmiştir.
Depremden ölen evlattan gelecek aylık
1999 depreminde oğlumu kaybettim. Sigortalı olarak makine mühendisi olarak
çalışıyordu ve gün sayısının tamam olduğunu öğrendim. Annesi olarak bana maaş
bağlanıp bağlanamayacağını merak ediyorum. İzmit SSK'ya başvurdum, olumsuz yanıt
aldım. Yardımlarınızı saygıyla bekliyorum, bana maaş bağlanabilir mi? Nesrin
İstanbullu
Sayın İstanbullu, 17 Ağustos 1999 günü geçerli olan 506 Sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunu gereğince, anne-babalara aylık bağlanabilmesi için, sigortalının sağlığında
ana-babasının geçimine sürekli ve düzenli katkı sağlıyor olması şartı vardı. Kanuni
metne göre "geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen" ana-babasına aylık
bağlanır, deniyordu. Sizin de oğlunuz sağlığında geçiminize katkı sağlıyor idiyse
SSK'dan size ana-baba aylığı bağlanmalı. Şayet bu şart yerine getiriliyor ama yine