Unutmayın bir gün hepimiz emekli olacağız
Emekli aylıklarına intibak gelecek ama gelebilmesi için öncelikle TBMM'den kanun çıkması, sonrasında bütçeden 30 milyar liraya yakın para ayrılması gerekiyor. İntibak işte burada tıkanıyor, herkes emeklilerin alması gerektiğinden az aylık aldığını biliyor ama iş paraya gelince duruyor. Unutulmaması gereken, intibak farklarını biz çalışanlar ve vergi mükellefleri ödeyeceğiz. Yani daha çok vergi, daha çok prim ödemeliyiz. Ödemeliyiz ki bir gün emekli olduğumuzda yokluk çekmeyelim. Gelin bu kısırdöngüyü kırıp intibak kanununu çıkaralım
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Ömer Dinçer, geçen hafta Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Kurulu'nda, "Emekli maaşlarının intibak ettirilmesi konusunda son aşamaya gelindi" deyince, herkes ümitlendi. Basında da intibak sonrası emekli aylıklarının ne olacağı yönünde haberler uçuşmaya başladı. Kimi gazete emekli aylıklarına "100'er lira zam yapılacak" derken, kimisi "Yüzde 50 artış var" diye yazdı. Bir başkası da "En düşük memur emekli aylığı olan 848 liradan az aylık alan SSK ve Bağ-Kur emekli aylıkları da bu rakama eşitlenecek" dedi. Fakat, bu kadar beklentiden sonra bakanlıktan gelen ikinci açıklama beni hayal kırıklığına uğrattı. İkinci açıklama şöyleydi: "Emeklilerimize yönelik yapılması planlanan iyileştirme çalışmaları devam ediyor. Emeklilerimize yönelik yapılacak iyileştirmelerin ne kadar, nasıl ve ne zaman olacağı yönünde çıkan haberler doğru değildir. İyileştirme çalışmaları, bir süre önce Bakanımız Sayın Ömer Dinçer'in talimatıyla başlatılmıştır. Sayın Bakanımız, emeklilerimize yönelik iyileştirme çalışmalarında son aşamaya gelindiği bilgisini de 4 Aralık Cuma günü Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayla ifade etmiştir. Ancak, konuyla ilgili çalışmalar henüz tamamlanmadığından yapılacak iyileştirmenin ne kadar ve ne oranda olacağı yönünde bir bilgi henüz kamuoyuna bildirilmemiştir. Başta emeklilerimiz olmak üzere kamuoyumuz, bakanlığımız tarafından emeklilerimize yönelik iyileştirmeyle ilgili (oran, miktar gibi) bir bilgi verilmedikçe, ilgili haberlere itibar etmemelidir."
İNTİBAKI 20 YILDIR DUYARIM
İntibak kelimesini 20 yıldır duyuyorum, belki daha öncesi de vardır ama benim ilgim 20 yıldan beri devam ediyor. Her bakan, emeklilere intibak sözü verir ama sonra unutur gider. Daha doğrusu unutmaz da intibaka ihtiyaç duyulan kanunları çıkarıp emeklilere daha fazla aylık vermek için çırpınan siyasiler, bu sözlerle emeklilerin ağzına bayram şekeri verirler. Mesela, bundan önceki bakan Faruk Çelik de tıpkı Ömer Dinçer gibi intibak çalışması yaptırdı. Her emekliye 50 küsur lira zam yapılırsa bütçeye 3.5 milyar (katrilyon) lira yük geleceğini görünce, ne İsa'ya ne de Musa'ya yaranamam deyip vazgeçti. Çünkü, 50 liralık zam, emeklinin kayıplarını karşılamadığı gibi Maliye de 3.5 milyarlık ek yükü karşılamaya yanaşmazdı.
BAKAN DİNÇER HESABINI YAPIYORDUR
Bakan Dinçer, iki ay önce biz basın mensuplarını kahvaltıya davet etmiş ve orada intibak konusunda çalışma yaptıklarını ifade edince, "Maliyetini çıkardınız mı, biliyor musunuz?" diye sormuştum. "Hayır çıkarmadık daha ama çok mu olur" diye soruyla cevap verince, "En az 30 milyar lira olur" demiştim. Çünkü, SSK ve Bağ-Kur'lulara 2008 yılında toplam 42 milyar 602 milyon 223 bin lira emekli aylığı ödedik. Emekli Sandığı da dahil edilince toplam 2008 yılı emekli aylığı ödemeleri 59 milyar liradan çoktur. Öte yandan, tüm emekli sayımız 9 milyondan fazla olup SSK ve Bağ-Kur emekli sayısı 7 milyon kişi kadardır. İntibak konusu da SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin konusudur ve her SSK ve Bağ-Kur emeklisine 100 lira zam verilse bunun maliyeti (100x12x7.000.000) 8.4 milyar lira olacaktır.
Emekli Sayıları - Dosya 8.397.696 - Kişi 9.053.977 1- Yaşlılık aylığı alanlar 6.150.765 2- Malullük aylığı alanlar 104.354 3- Vazife malulü 6.512 4- Ölen sigortalı (Dosya) 2.032.420 5- Ölen sigortalıların hak sahipleri 2.662.341 6- Sürekli işgöremezlik geliri alanlar 57.052 7- S.İ ölüm geliri (Dosya) 46.593 8- S.İ ölüm geliri alanlar 72.953
İNTİBAK YASASINA NEDEN İHTİYAÇ VAR?
Çevrenizdeki emeklilerin birçoğundan, emekli aylığının, eşiti olan başkalarına göre düşük olduğu yönünde sızlanmalar duymuşsunuzdur. Bunun en önemli sebebi, ülkemizde SSK ve Bağ-Kur'un emekli aylıklarının hesaplanmasında, özellikle de SSK'dan emekli olanlar için 25 çeşide yakın değişiklik vardır. Hemen her değişiklik de emekli aylığının hesabına bazen olumlu bazen olumsuz etki etmiştir. Bu durum memurlarda yoktur. Memur aylıkları intibak gerektirmez. 1978 yılından beri memurların emekli aylıklarının hesaplanması katsayı ve gösterge sistemi uygulanmaktadır. Bu nedenle ister 1978, ister 1988, ister 2008 yılında emekli olsun, eşit derece ve kadrolu memurlar kuruşu kuruşuna aynı emekli aylığını alırlar. SSK emeklilerinin eşitleri arasında, emekli oldukları yılların farklılığı ne kadar çoksa o kadar farklı emekli aylığı ortaya çıkmaktadır. Bağ-Kur emeklilerinde ise 01.01.2000 gününden sonra emekli olanlar arasında farklılık, yani eşitsizlikler varken, 2000 öncesi emekli olanlarda, olması gereken zamlardan daha az zam yapıldığı için daha düşük rakamlı aylık alınması gündemdedir. Ayrıca gerek 1997, gerek 2003 yıllarında Bağ-Kur basamak satın alma afları getirilmiş ve kişilere geriye doğru basamak fark paraları ödettirilerek basamak satılmıştır. Fakat iş emekli aylığına gelince, geriye doğru basamak farkı peşin alındığı halde, geçmiş yıllar basamaklar artırılmadığından, basamak satın alanlar da alması gereken emekli aylığından daha düşük aylık elde etmektedirler.
ANA SEBEP, GELİŞME FARKININ VERİLMEMESİ
Özellikle kendilerine süper emekli denen kişilerde had safhaya ulaşan ama tüm SSK emeklileri ile 2000 sonrası Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarının düşük olmasına sebep olan ana uygulama, emekli olanlara sadece TÜFE oranı kadar zam yapılmasıdır. Emeklilere bu ülkenin gelişme (büyüme) oranından fark verilmemektedir. Bu da emekli olunan yıl ile bugün arasındaki süre uzadıkça emekli aylıklarının reel olarak gerilemesi söz konusudur. Gelir dağılımının adaletsizliğini bir kenara bırakalım, bu adaletsiz gelir dağılımında bile, insanların elde ettikleri gelirler bir önceki yılın büyüme oranı kadar artırılmazsa dağılım gittikçe kötüleşir. Bu arada bir önceki yılın enflasyon oranı, emekli aylığını eritir ve enflasyon oranı kadar verilen zam bir önceki yılın kaybının telafisidir. Mesela, emekli Mehmet Efendi ayda 700 lira emekli aylığı alıyorsa ve bir önceki yılın enflasyon oranı yüzde 10 çıkmışsa, emekli aylığı 70 lira artırılarak 770 lira olmalıdır. Öte yandan aynı yıl ülkenin büyüme oranı da yüzde 10 olmuşsa, 77 lira da büyüme oranı farkı verilmelidir ama ülkemizde emekli aylıklarına büyüme oranı zammı yapılmaz. Kamu görevlilerinden, mesleklerine göre eşit derece ve kademeden emekli olanlar, ne zaman emekli olurlarsa olsunlar her zaman aynı emekli aylığını alırlar. Mesela, bütün genel müdürler, bütün şefler, bütün müfettişler, bütün doktorlar ister eski emekli, ister yeni emekli olsunlar aynı emekli aylığını alırlar. Bu eşit emekli aylığı hesaplaması 2000 yılına kadar SSK ve Bağ-Kur emeklileri için de aynıydı, yani aynı prim ödeme günü olan aynı ücret düzeyinde çalışmışlarsa, aynı emekli aylığı hesaplanırdı. Ancak, 17 Ağustos 1999 depremini fırsat bilen Yaşar Okuyan, 21 Ağustos 1999 günü TBMM'yi toplatarak emekli aylığı hesabını değiştirtti. Okuyan, bu sistemi SSK ve Bağ-Kur emeklileri için değiştirtti ama memurlar ve siyasilerin emekli aylığı hesaplama sistemine dokunmadı.
EMEKLİ AYLIKLARI DÜŞÜYOR İşte bu nedenle eskiden beri devam eden bir haksızlık ve 2000 yılından beri SSK ve Bağ-Kur'da eşitler arasında adaletsizlik var ve yıllar geçtikçe bu adaletsizlik-fark gittikçe büyüyor. Düşünün, bir şirkette genel müdürsünüz, amirsiniz, şefsiniz, işçisiniz, amelesiniz ve 2000 yılında en yüksek emekli aylığı göstergesi olan 15175 göstergeyle emekli olmuşsunuz ama elinize şu an 600-700 TL aylık geçiyor. Öte yandan sizin durumunuzla aynı birisi bugün emekli olduğunda 1950 TL aylık alıyor. Sebep, eski emekli olduğunuz için size ülkenin kalkınmasından pay vermiyorlar, büyüyen ülkede eski emekliler gittikçe küçülüyorlar. SSK'daki eşitler arasındaki emekli aylığı farklılığının en büyük sebebi, ülkenin gelişme hızından alınmayan paylardır. Zira, 2000 yılında emekli olan birinin emekli aylığı, her ay veya son yıllarda olduğu gibi her altı ayda bir enflasyon oranı kadar artırılıyor ama ülkenin büyüme hızından paylarına düşen ise verilmiyor. Öte yandan, sonraki yıllarda emekli olanların emekli aylığı hesaplanırken refah payı da dahil ediliyor. Yani SSK'daki eşitler arasındaki farklılığının esas nedeni, ilk defa aylık bağlanırken emekli olduğu yıla kadarki "gelişme hızı" (GH) uygulanması ama emekli aylığı bağlandıktan sonra "gelişme hızı"nın emekli aylığına yansıtılmamasıdır. Tablodan da görüleceği üzere bu ülkenin 2000 yılından bu yana kümülatif gelişme hızı toplamı yüzde 62.5'tir. Bağ-Kur emeklilerinin arasındaki farklılık ise Bağ-Kur gelir tablolarının TÜFE ve büyüme oranı kadar artırılmamasından kaynaklanmış ve olan hep emeklilere olmuş, aylıkları her dönem reel olarak düşmüştür.
Not: 2008 yılı tahmini gelişme oranı 2.5 olarak alınmıştır.
İNTİBAK YASASI ÇIKARTILMALI
Emekli aylıklarının hesaplanma yöntemi değiştikçe, bırakın farklı kurumlardaki sigortalıları, SSK içinde farklı tarihlerde emekli olanlar arasında bile bağlanan aylık miktarları açısından adaletsizlikler ortaya çıkmıştır. Yapılması gereken, ortaya çıkan intibak sorunlarından işe başlayarak sistemi ıslah etmek, emekli aylıklarının (eşitler arasında) eşitlenmesini sağlayacak intibak yasasının çıkarmaktır. Geçmiş yıllarda emekli olanlar, emekli aylıklarını sadece ve sadece TÜFE kadar artırabiliyorlar. Yani geçen sene TÜFE yüzde 10 olduysa emekli aylıklarını yüzde 10 artırabiliyorlar. Fakat emekli olacak kişilerin aylıkları, hem TÜFE hem de gelişme hızı kadar artıyor. Son 10 yıl içinde ülkemiz yüzde 70 oranında gelişmiş. Yani büyüme hızı yüzde 70 olmuş. Ancak bu dönemde emekli aylıklarının yüzde 70 oranında gerilediğinden bahsedebiliriz. Yani aslında şu anda aldıkları 100'ün, 170 olması gerekir. Ama 100 alıyorlar, 70'ini alamıyorlar. Gelişme hızından gelen fark, emekli aylıklarına yansıtılmıyor. İşte, "intibak" denilen olay bu. Gerçek bir intibakın maliyeti ise yaklaşık 35 milyar lira, yani bir yılda ödenen 60 milyar liraya yakın emekli aylığı ödemelerinin yüzde 50'den fazla artırılmasıdır.