Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Lise ve üniversite stajyerleri, SGK'nın yasadışılıklarından birini yaşıyor. Yasa kendilerine sağlık yardımını öngördüğü halde, yasadan bihaber SGK'nın sigorta işleri genel müdürü, "Sağlık yardımı vermeyeceğiz" diyor, demekle kalmıyor illere altına imza atıp yazı gönderiyor

        Soru 1: Ben lise muhasebe bölümü finansman ve borsa 4. sınıfta okumaktayım. Haftada 3 gün zorunlu staj yapıyorum. Staj sırasında sigortalı olacağımızı söylediler. Sağlık sigortasından faydalanabilecek miyiz? Anıl D. Soru 2- Bir meslek lisesinde müdürlük yapıyorum. Daha önce staj yapan öğrencilere SSK sağlık yardımı da yaparken şimdi yapmamaya başladı. Birçok ilde çırak öğrenciler sisteme aktive edilmemekte, hastalıklarında ücret istenmektedir. Benim bildiğim Nevşehir, Niğde, Yozgat, Karabük, Kırşehir, Kırklareli ve kim bilir başka hangi illerde bu sorun yaşanıyordur. Sorunu aktardığımız SGK'nın Sigorta İşleri Genel Müdürü, kendilerine imzalı bir yazıyla stajyerlere ve çıraklara sağlık yardımı verilmemesinin emredildiğini söylüyor. Bu durum bana göre yasadışı. İsmi saklı

        Sayın okurlarım, 30 Eylül 2008 günü yürürlükten kaldırılan 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince, normal sigortalılardan yüzde 11 hastalık, yüzde 20 emeklilik ve yüzde 1.5 ile 7 arasında iş kazası ve meslek hastalığı primi alınırken, meslek lisesi öğrencilerinden asgari ücretin yarısı üzerinden yüzde 4 prim alınır, kendilerine iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası yardımları yapılırdı. Yani, stajyer öğrenciler ile çıraklar hastalandıklarında SSK, sağlık yardımı verirdi. Öncelikle, 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun 25'inci maddesine göre, "...Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere sözleşmenin akdedilmesi ile 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık sigortaları hükümleri uygulanır. Sigorta primleri, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 33'üncü maddesi gereğince bunların yaşına uygun asgari ücretin % 50'si üzerinden bakanlık bütçesine konulan ödenekle karşılanır. Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 23, 24, 35 ve 42'nci maddeleri hükümleri uygulanmaz. Ayrıca bunlara aynı kanuna göre işgöremezlik ödenekleri bağlanır, sürekli işgöremezlik gelirine esas olacak günlük kazançların tespitinde sigorta primine esas tutulan ücret dikkate alınır" hükmü yasal dayanaklardan birisidir ve halen yürürlüktedir. Ayrıca, madde içinde 506 Sayılı Kanun'a yapılan atıflar (yürürlükten kaldırılmayan hükümleri saklı kalmak kaydıyla), 01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 Sayılı "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"nun ilgili maddelerine göre yapılmış sayılmaktadır.

        STAJYER VE ÇIRAKLAR 4/A'LI OLARAK GSS'LİDİR

        Öte yandan, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 5'inci maddesine göre de, "...b) 5.6.1986 tarihli ve 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler ile 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 46'ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, 82'nci maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır ve bu bentte sayılanlar, 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar" denmektedir ki bu iki yasa maddesine göre gerek çırakların, gerekse lise ve üniversite stajyerlerinin okullarınca primleri ödendiği sürece SGK'dan sağlık (hastalık) yardımları alma hakkı vardır. Tıpkı geçmiş yıllarda hastalık (yüzde 11) ödenmediği halde nasıl kanunla sağlık yardımı verilmesi gerekiyorsa şimdi de GSS (yüzde 12.5) ödenmediği halde yasal sebeplerle verilmesi gerektiği gibi... Son olarak da 5510 Sayılı Kanun'un Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamalarında kapsamı açıklanan 60'ıncı maddesine göre de, "...4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri gereğince sigortalı sayılan kişiler..." otomatikman GSS sigortalısıdırlar ve 5510/5 gereğince çıraklar ve stajyerler de bunlar arasında sayıldıklarından SGK'nın yazısı hatalıdır ve hak gaspı yapmaktadır. SGK, "5510 Sayılı Kanun'un kimlere sağlık yardımı verileceğini ifade eden 60'ıncı maddesinde çıraklar ve stajyer öğrenciler lafzı geçmiyor" gibi komik bir de gerekçe yazmış ama o maddede işçi, esnaf, emekli kelimesi de geçmez. 60'ıncı madde, yukarıda belirtildiği üzere 4/A'lı olanlara sağlık yardımı verilmesi gerektiğini açıkça yazar, stajyer ve çıraklar da primleri ödendiği müddetçe 4/A'lıdır ve sağlık yardımı alma hakları var. Sonuç olarak, Sosyal Güvenlik Kurumu, 5510 Sayılı Kanun gereğince adlarına okullarınca prim ödenmek durumunda olan stajyer sigortalılara "Sağlık yardımı vermeyeceğiz" diyor ama kanun verilecek diyor. Bakalım kanunun mu yoksa sosyal sigorta mevzuatından bihaber kişilerin idare ettiği SGK'nın mı dediği olacak? Bu arada, kimin dediği belli oluncaya kadar da çıraklar ve stajyerlerden birisi sağlık yardımı alamadığı için vefat ederse sorumlusu kim olur konusunu da sonraya bırakalım.

        Eczacılara...

        Gerek 4 Aralık eyleminiz ve gerekse SGK'nın TEB ile yaptığı protokolü iptal etmesinden sonra serdettiğim düşüncelerime ve görüşlerime karşılık olarak beni, satılık insan, kaç para verdilerse biz iki katını verelim veya (sağlık meslek mezunu) cahil insan gibi yakıştırmalarınızı demokrasi anlayışınızın düzeyine bağlıyorum. Sanırım benim hakkımda yazı ve yorum getiren eczacılar, kendileri lehinde yorum getirsem beni el üstünde tutacak kadar, paralel düşüncede olmadığımda da hakaretler edecek kadar demokratlar. O sebeple siz eczacılara, belki ufkunuzu açabilirim düşüncesiyle aşağıdaki soruları sordum. Cevap falan beklemiyorum; amacım her zaman olduğu gibi sisler ortasında, toz duman arasında birazcık ışık yakabilmek. "Bizler ilaç toptancısında ilacı alıp rafa dizen, sonra da raftan alıp vatandaşa satan değiliz; vatandaşın sağlık danışmanlarıyız" diyorsunuz. - Hatalı ilaç kullanımından kendinizi sorumlu tutuyor musunuz? - Sizlerden ilaç alan her vatandaşa eczacı olarak bizzat uyarı ve telkinlerde bulunuyor musunuz? Yoksa bunları bazen kalfanızın yaptığı da olur mu? - Kalfamın yaptığı da olur diyorsanız, o zaman eczacı olmadan da ilaç satılabilir mi? - Kalfalığı bu sistem içinde nasıl açıklıyorsunuz? - Bu minvalde diploma kiralanmasına-mesul müdürlük olayına nasıl bakıyorsunuz? - Eylem yapan doktorlar gibiyiz, diyorsunuz ama kendinizin ticaret, eylem yapan hekimlerin ise emek mücadelesi yaptığını görebiliyor musunuz? - Sizin eyleminizin bunlara benzemediğini, emek sahibi değil para-işletme sahibi tacir olduğunuzu göremiyor musunuz? Yaptığınızın bir işverenin emrinde çalışmak değil, depodan ilaç alıp üstüne kâr koyup satmak olduğunu anlayamıyor musunuz? - Siz hiç özel bir hastane sahibinin SGK'yı yola getirmek için "Bugün acil dışında hasta kabul etmeyeceğim" dediğini duydunuz mu? - Özel muayenesi olan bir hekimin "Bugün acil hastalar hariç gelen müşterilerimi kabul etmeyeceğim" dediğini duydunuz mu? - Sizin durumunuzun yukarıdaki örneklerden daha beter olduğunu, ne özel hastane ne de özel muayene konusunda kanunen tanınmış bir tekel yokken ilaç satımı konusunda tekel olduğunuzu biliyor musunuz? - Vereceğiniz cevaplara göre, bir müddet sonra ilaçların marketlerde eczacı kalfaları tarafından satılabileceğini veya en azından ilk başlarda şu an işsiz olan eczacıların marketlerde stant görevlisi olarak ilaç satabileceğini görebiliyor musunuz? -Gerek sağlıkta dönüşüm politikalarının gerekse global bütçe uygulamalarının milleti donuna kadar soymak olduğunu bildiğimden üzerinize çok gitmek istemediğimi ama içinizde eski DHKP-C üyesi olacak kadar solcu olup da bugün bankalarda 3 milyon liradan fazla parası olup kapitalistliğini, eczacı eylemini solculuk diye yutturan ve her akşam bir 70'lik votka içerek unutmaya çalışanların hakaretlerine dayanamadığımdan bu yazıyı kaleme aldığımı biliyor musunuz? - Bilmiyorsanız www.eczacininsesi.com gibi web sayfalarına ve Konya'dan eczacı Bülent Pektaş'a, İstanbul'dan Mustafa Nuri Şener'e sorun.

        Diğer Yazılar