Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        2000 yılında Adana'da SSK'dan emekli olan bir vatandaşın açtığı dava sonrasında emekli aylığını artırması konusu birkaç gazetede yer aldı. Binlerce vatandaşımız da "Biz de mahkemeye verelim mi, mahkemeye verirsek aylığımız artar mı?" diye soruyor.

        Ali Bey, gazetelerde Adanalı bir SSK emeklisinin Ekim 2000 yılında emekli olduğu ve SSK maaşının eksik bağlandığı, bununla ilgili mahkemeye dava açarak hem emekli maaşını artırdığı, hem de geçmişe yönelik kendisine faiz ödendiğine dair bir haber yer aldı. Bu durumun 2000 yılından sonra emekli olan tüm SSK'lıları kapsayacağı söyleniyor. Bu konuda bizi bilgilendirirseniz çok sevinirim, zira sadece size güveniyorum. Osman Boztepe

        Esasen çok karmaşık olan emekli aylığı hesaplama sistemini, olabildiğince basitleştirerek sizlere anlatmaya çalışacağım.

        08.09.1999 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 4447 Sayılı Kanun'la Sosyal Sigortalar Kurumu'nda emekli aylığı hesaplamasında köklü değişiklikler olmuştur.

        4447 Sayılı Kanun'la, aylıkların hesaplanmasında 1978 yılından beri uygulanmakta olan katsayı esasına dayalı gösterge sistemi kaldırılarak, yerine TÜFE ve GH oranlarına göre sigortalıların güncelleştirilmiş prime esas yıllık kazançlarının esas alınması öngörülmüş ve aylık bağlama oranının belirlenmesine ilişkin hükümler de yeniden düzenlenmiştir.

        4447 ile getirilen aylık bağlama sistemi, sigortalılık süresinin başlangıcı 01.01.2000 tarihinden sonra olanlara uygulanacağından, 31.12.1999 günü öncesinde çalışmaları bulunanların aylıklarının hesabında, eski ve yeni aylık hesaplama sisteminin birleşiminden oluşan karma bir sistem getirilmiştir.

        Bu değişiklikle 31.12.1999 tarihine kadar geçerli olan katsayı ve gösterge sisteminden, 01.01.2000'den itibaren kazançların güncellenmesi uygulamasına geçilmiştir ama 31.12.1999 günü öncesindeki çalışmaları için eski sistem ve eski formül (Gösterge x Katsayı x ABO) kullanılacaktır.

        ESKİ GÖSTERGE 1999 ÖNCESİNE GÖRE BULUNUR

        31.12.1999 tarihine kadar geçerli olan sistemle bağlanacak emekli aylığında, geriye doğru son 10 yılın (veya son beş yılın) kazançları dikkate alınırken, 01.01.2000'den sonraki uygulamayla sadece son 10 veya 5 yılın ortalaması uygulamasından vazgeçilerek 2000 yılı ve sonrasındaki tüm yılların kazançlarının ortalaması dikkate alınmıştır. Ancak yeni sistem tam olarak sadece 01.01.2000'den sonra işe girenler için geçerli olup, 31.12.1999 tarihinden önce işe girmiş olanların emekli aylıklarının karma sistemle belirlenmesine başlanmıştır. Bu sebeple de önce gösterge belli edilir; bunun için, 1999, 1998, 1997, 1996, 1995, 1994, 1993, 1992, 1991, 1990 yıllarının kazançlarına göre önce Üst Gösterge (Süper Emekli) Tespit Tablosu'na göre üst göstergesi bulunur. Bulunan gösterge ,yukarıdaki formüldeki gibi 31.12.1999 günü geçerli olan memur maaş katsayısı (12000) ile çarpılır.

        ESKİ AYLIK GÜNCELLENİYOR

        Eski formülle 31.12.1999 günündeki memur maaş katsayısı olan 12000 ile hesaplanan eski aylık, sonraki yıllarda TÜFE ve Gelişme Hızı (GH) oranı kadar artırılacaktı. Mesela şu andaki uygulamada 31.12.1999 günündeki rakamlara göre hesaplanan aylık 8,451999 güncelleme katsayısı ile 01.01.2008 gününe, sonra da 2008 ve 2009 güncelleme katsayılarıyla 2010 yılı ocak ayına taşınmaktadır.

        KARAR YASAYA UYGUN DEĞİL

        Gazetelerde görünen Adana İş Mahkemesi'nden çıkan karar, 2000 yılı ekim ayında emekli olan kişinin emekli aylığı formülündeki 12000 memur maaş katsayısı yerine 15760 katsayısının kullanılmasını kararlaştırmıştır. Ancak, bu karar yasa metnine uygun değildir. Kararı aynen onayan Yargıtay'ın ilgili dairesi de bu kararından her zaman dönebilir. Bu sebeple biz de dava edelim mi diye soranlara dava etmelerini tavsiye edemem. Zira, davanın reddedilmesi riski her zaman var.

        KISALAR/

        Hapishaneden isteğe bağlı ödeyebilirsin

        05.01.1967 doğumlu, 28.11.1983 işe girişliyim ve 3572 günüm var. Kader mahkûmuyum, 18 yıl ceza aldım, 12 yıl yatacağım. Şeker hastasıyım, SSK'ya malulen emekli olmak için dilekçe verdim. Dört ay önce SSK da beni hastaneye sevk etti. Cezaevindeyken beni hastaneye götürüp muayene ettiler. Hâlâ sonuç gelmedi. Yaklaşık 55 yaşında cezaevinden çıkacağım, maddi durumum iyi olmadığından yiyecekler konusunda perhiz de yapamıyorum. Bu sebeple hastalığım gittikçe ilerliyor. Benim durumumda olanlar için erken emekli olabilmek konusunda bir düzenleme var mı? Yusuf Özcan-Bursa E Tipi Cezaevi

        Yusuf Bey, var olan malulen emeklilik müracaatınızın kabul göreceğini zannetmiyorum ama umarım kabul görür. Şayet, malulen emekli olamazsanız yani yüzde 60 veya daha çok oranlı rapor çıkmazsa, bu sefer en az yüzde 40 rapor oranıyla vergi indirim belgeniz varsa 3600 günle emekli olursunuz. Var olan 3572 gününüzü 3600 güne çıkarmak için askerlik sürenizden yeteri kadarını ödeyebileceğiniz gibi, askerlik yapmamışsanız bu sefer 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince, cezaevindeyken bile isteğe bağlı Bağ-Kur sigorta primi ödeyebilirsiniz. Öte yandan, vergi indirim belgeniz yoksa bunu almak için işçi olarak çalışmak gerektiğinden, cezaevindeyken işçi gibi vergi indirim belgesi alamazsınız. Ancak yeni kanun gereğince sadece rapor oranının yeterli olduğunu, vergi indirim belgesine ihtiyaç olmadığını, ama bunu SGK'nın kabul etmediğini belirterek yüzde 40'tan fazla rapor ve 3600 günle iş mahkemesi aracılığıyla emekli olabileceğinizi de hatırlatmak isterim.

        Mahkemeyle haczi kaldırtabilirsin

        1997 Ocak ayında SSK'dan emekli oldum. Daha önce çalıştığım şirketin ortağı göründüğümden, Nuruosmaniye Vergi Dairesi bana borç çıkarmış ve emekli aylığımı bloke ettirmiş. 2007 Ocak emekli maaşımı almak amacıyla bankaya gittiğimde, bankamatikte "Hesabımın olduğu şubeye uğramam" konusunda bir uyarı görünce maaşımı çekemedim. Şubeye uğradığımda, maaşımın Nuruosmaniye Vergi Dairesi tarafından bloke edildiğini öğrendim. Vergi Dairesi'ne sebebini sormaya gittiğimde, bana "geniş yetkileri olduğunu, isterlerse eve hacze bile gelebileceklerini, ancak yazdıracakları ve imzalayacağım bir muvafakatname ile maaşımın 1/3'ünden feragat edersem hacizden ve blokajdan kurtulabileceğimi" belirterek hazırladıkları muvafakatnameyi imzalattılar. Bankaya bir yazı yazarak, ocak maaşımın 1/3'ünü belirtecekleri hesaba dekont ettirip geri kalan 2/3'ünün tarafıma ödenmesini sağladılar. Daha sonra Vergi Dairesi, 2007 Ağustos ayı itibarıyla, herhangi bir icra dairesini araya sokmadan, doğrudan SGK Başkanlığı'na yazdıkları talimatla emekli maaşımın 1/3'ünün mahrecinden kesilmesini sağladılar. Emekli maaşımdan 1/3 oranındaki kesinti hâlâ devam etmektedir. Beni köşeye sıkıştırarak neredeyse zorla imzalattıkları muvafakatnameyle emekli maaşıma mahrecinde el konulmasını iptal ettirebilir miyim? Tamer S.Savaş

        5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince, SGK dışındaki hiçbir kurum-kuruluş ve kişi, emekli aylıklarına haciz getiremez, kesinti yapamaz. Kesinti veya haciz için sizin yazılı muvafakatnameniz gerekir. Siz de Vergi Dairesi'ne emekli aylığınızın üçte birini haczetmeleri için izin vermişsiniz. Şimdi isterseniz bu izinden vazgeçebilirsiniz ve emekli aylığınızdaki haczi kaldırtabilirsiniz, ama unutmayın, emekli aylığınızdan bu vergi borcunu alamazlarsa, varsa evinize, arabanıza veya başka mallarınıza haciz getirme yetkileri var.

        Bütün bunlara rağmen muvafakatnamemi geri çekeceğim diyorsanız, önce SGK'ya verdiğiniz muvafakatnameden vazgeçtiğinizi belirten bir dilekçe göndererek emekli aylığınızdaki haczi-kesintiyi sona erdirmelerini isteyin. Dilekçenize rağmen kesinti yapmaya devam ediyorlarsa gidip iş mahkemesinde dava açın.

        Diğer Yazılar