Tam gün akademisyenleri de doktorları da mutsuz edecek
Doktorluk gönül mesleği, uzman olabilmek için ömrünüzün yarısını veriyorsunuz. Şimdi Tam gün Yasası ile doktorlara biraz fazla döner sermaye verecekler ama global bütçe ile Sağlık Bakanlığı hastanelerine aktarılan kaynak, bu yıl 2009'a göre düşürüldü. Yani doktorlar aynı servisteki meslektaşlarından iş kaptıkları sürece daha fazla kazanabilecekler.
Bülent Ecevit hükümetinin dışarıdan getirdiği 11'lerinden birisiydi. Dr. Mete Tan ve bakanlığı sırasında ülkemizde ilk defa "Tam Gün" Çalışma Kanunu'nu getirmişti. Esasen, 2162 sayılı Sağlık Personelinin Tam Süre Çalışma Esaslarına Dair Kanunu çıkarmış ve aynı zamanda da halen de geçerli olan 224 sayılı Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkındaki Kanunun 3'üncü maddesinde değişiklik yaparak;
- Sağlık hizmetlerinde (Hayvan sağlığı dahil) mesleki eğitim görerek yetişmiş olan tabip, diş tabibi, eczacı, veteriner hekim gibi memurlar ile bu hizmet sahasında çalışan yüksek öğrenim görmüş fizikoterapist, tıp teknoloğu, ebe, hemşire, sağlık memuru, sosyal hizmetler mütehassısı, biyolog, pisikolog, diyetçi, sağlık mühendisi, sağlık fizikçisi, sağlık idarecisi ile ebe ve hemşire, hemşire yardımcısı, (Fizik tedavi, laboratuvar, eczacı, diş anestezi, röntgen teknisyenleri ve yardımcıları, çevre sağlığı ve toplum sağlığı teknisyeni dahil) sağlık savaş memuru, hayvan sağlık memuru ve benzeri sağlık personelinin tümünün ücretlerini 2-3 katına çıkarmıştı. Mesela o tarihte, ortaokul mezunu bir köy ebesi 1250 lira, lise mezunu öğretmen 870 lira, lise mezunu sağlık memuru 1800 lira, üniversite mezunu Kaymakam 1650 lira aylık alıyordu.
12 EYLÜL 'TAM GÜN'Ü ORTADAN KALDIRDI
"Tam Gün" ile doktor, ebe ve hemşireler 24 saat icapçı gibi çalışmışlardı ve maaşları üç katına çıkmıştı. Bu artış özellikle bazı meslekler tarafından eleştirilmiş, kaymakam, yüzbaşı gibi çalışanlar "ebeler bizden çok aylık alıyor" diyerek tepkilerini ortaya koymuşlardı.
Kanun, 12 Eylül 1980 günü yapılan askeri darbeden sonra, generaller tarafından 31.12.1980 günü 2368 sayılı Kanun ile ortadan kaldırılmıştır.
Darbeden sonra kurulan ilk ANAP hükümetinin sağlık bakanlarından Dr. Mehmet Aydın tarafından tekrar getirilmek istenmişse de bir daha yasalaştırılamamıştır.
'DİĞER PROFESÖRLER NE OLACAK?' DİYE DAVA EDİLMİŞTİ
1978 yılındaki "Tam Gün Yasa"sı o tarihlerde geçerli olan 1961 Anayasa'sı gereğince Ankara Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Anayasa Mahkemesinde dava edilmişti. Rektörlük;
Tıp doktoru dışındaki doçent, profesör gibi unvanlılar ile hekim unvanlılar arasında fark oluşacağından tüm, daha doğrusu, "...bir kesim üniversite personeli için özel biçimde düzenlenerek, öğretim üyeleri arasında haklı nedene dayanmayan bir ayrım yapılmaktadır. Öğretim üyelerinin aylık ve ödenekleri toplamında önemli ayrılıklara neden olan bu durum Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırıdır." denilerek sadece hekim profesörlerin aylıklarının 3 katına çıkması dava konusu edilmiş ve "2162 sayılı Yasa, değişik fakültelerde aynı kürsü ve bölümlerde aynı işleri ya da benzer kürsü ve bölümlerde benzer işleri yerine getiren ve tam gün çalışan öğretim üyeleri arasında da, haklı nedene dayanmayan bir ayırım yarattığından, Anayasa'ya aykırıdır." iddiası ileri sürülmüştür. Anayasa Mahkemesi ise davayı reddetmiş ve profesörler arasında bu şekilde bir ayrım yapılabileceğini, bazı karşı oylarla birlikte kabul etmişti.
Halen Meclis'te bulunan Tam Gün yasası ise çok daha farklı. Sağlık Bakanlığı hastanelerine aktarılan kaynak, bu yıl 2009'a göre 12.3 milyar liradan 11.7 milyar liraya düşürülüyor. Dolasıyısla doktorlara döner sermayeden verilecek toplam kaynak da azalmış olacak. Yani ancak doktorlar yan yana çalıştıkları meslektaşlarını "alt edip" daha fazla kesip biçtikleri, tıbbi işlem yaptıkları sürece daha fazla kazanabilecekler. Ayrıca akademisyenler de alternatif iş yapamayacağı için onlara da "öğrenciyi bırak, hastaya bak" denmiş oluyor.
ŞİMDİKİ 'TAM GÜN' GENEL OLARAK NE GETİRİYOR?
Şimdiki "Tam Gün" ile hekimlere;
1- Özel hastaneler, kamu hastaneleri veya özel muayenehaneden birisini seç diyoruz, aynı anda ikisinde veya üçünde birden çalışamazsın diyoruz.
2- Muayenehaneyi seçerse SGK ile sözleşmeli hiçbir hastanede operasyon yapmasına izin vermiyoruz.
3- Özel veya kamuyu seçerse muayenehane açmasına izin vermiyoruz.
4- Hemşire-ebe-sağlık memuru ve diğer sağlık teknisyen ve teknikerlerine ise siz olduğunuz yerde durun size bir şey vermeyeceğiz diyoruz.
5- Sağlık mevzuatı uyarınca esasen bütün sağlık iş ve işlemlerine hekim yetkilidir ve hekim nezareti olmadan hemşire, sağlık memuru, ebe işlem yapamaz genel kuralı gereğince, aralarında ücret adaletsizliği kat be kat artacak olan sağlıkçıların işleri yapma konusunda isteksiz davranacağı, bu iş sebebiyle hangi hekim döner sermaye alıyorsa gelsin kendisi yapsın diyeceğini unutuyoruz.
6- Öte yandan kamuyu seçen hekimlere daha çok çalış performansını artır sana çok döner sermaye vereyim diyoruz ama Global Bütçe uygulaması ile SGK'nın 2010 yılında ne olursa olsun 11.700 milyar lirayı Sağlık Bakanlığı'na vereceğini, hekim ne yaparsa yapsın bu rakamın artma ihtimali olmadığını söylemiyoruz.
7- Halen röntgencilerin haftalık 25 saat olan çalışma süresinin sessiz-sedasız hissettirmeden 35 saate çıktığını gözlerden kaçırıyoruz.