Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SSK ve Bağ-Kur emeklileri sadece aylıklarında artış değil geçmiş 11 yıllık farklarını da istiyorlarsa İş Mahkemesi’nde dava açıp konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürmek zorundalar. Bu, haklarını alma yolunu açabilecektir

        Ali Bey, ben de 2001 yılında emekli oldum. Emekliler Cemiyeti Başkanı Hamdi Öz açtığı bu davayı kazanırsa ben de istifade edebilir miyim? Y.Toy

        Üyeleri için çalışan emekli dernekleri var, üyelerini söğüşlemek için çalışan emekli dernekleri var. İşçi-Memur-Bağ- Kur emeklileri Derneği Başkanı Hamdi Öz, üyeleri için çalışan birisi ve kendisini örnek gösterip Ankara 5’inci İş Mahkemesi’nde (2009/734 esas numarası ile) dava açtı. Davasında da 2000 yılından beridir SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilmeyen büyüme oranları ile çeşitli tarihlerde emekli olan eşit statüdeki emeklilerin farklı maaş almasını gerekçe olarak ileri sürdü. Farklarını istedi. İş Mahkemesi de Hamdi Öz’ü haklı buldu ve emekli aylığının hesaplanmasında kullanılan kanunların Anayasa’ya aykırı olduğunu görüp konuyu Anayasa Mahkemesi’ne gönderdi.

        ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL EDERSE

        Mahkeme şu kararı verdi:

        1- Davacı asilin talebi doğrultusunda ve uygulanan kanun hükümlerinin kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından dosyanın gerekçesi yazılmak suretiyle Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesine,

        2- Dosyanın fotokopisinin alınarak gölge dosya yapılmasına, masrafın davacı asilce karşılanmasına,

        3- Anayasa Mahkemesi’nden verilecek karardan sonra dosya hakkında karar verilmesine,

        4- Bu nedenle duruşmanın 30.06.2010 saat 09.30’a bırakılmasına karar verildi. (17/03.10)

        Anayasa Mahkemesi, başvuru üzerine 506 ve 5510 sayılı kanunların emekli aylığı hesaplamayla ilgili hükümlerini iptal ederse, büyük bir ihtimalle TBMM’ye bu konuda eşitlik ilkesini gözeten yeni kanun çıkarması için bir yıl süre verecek ve iptalin de bu bir yılın sonunda yürürlüğe girdiğini ilan edecektir.

        Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin kararları geriye yürümez diyecek olan TBMM ve hükümet, yeni yapacağı düzenlemeyle emekli aylıklarına farkı yeni çıkaracağı kanunun yürürlük tarihinden sonra vermeye başlayacaktır. Yani, Hamdi Öz’ün açtığı dava sonrasında tüm SSK emeklilerinin aylıkları yeni kanundan itibaren artar. Sizinki de artar. Fakat, geçmiş yıllar zararlarınızı size vermezler. Ödemezler ki bu rakam 50 bin lira civarındadır.

        HAMDİ ÖZ BİRİKMİŞ AYLIKLARINI ALIR

        Davayı, Anayasa Mahkemesi’ne gönderen İş Mahkemesi, şayet Anayasa Mahkemesi ilgili maddeleri iptal ederse, bu durumda emekli aylıklarının hesaplanması ve zamlandırılması konusunda ortada bir kanuni düzenleme kalmayacağından, hâkim kendisini kanun koyucu yerine koyarak hukuki boşluğu doldurur ve vicdanıyla karar verir.

        Kararı sonrasında da Hamdi Öz’ün hem emekli aylığı artar hem de 2000 ile 2010 yılları arasındaki 11 yıllık sürenin birikmiş farklarını ödetir. Siz ve sizin gibi olanlar ise dava etmezlerse sadece TBMM’nin çıkaracağı yeni kanun sonrasında aylıklarınızı zamlı alırsınız ama geçmiş yıllar farklarınızı alamazsınız. Bu sebeple, gelişme hızı oranlarını emekli aylıklarına yansıtabilmek için bütün emeklilerin dava açması gerekir. Çünkü, Anayasa Mahkemesi iptal etse de iptal kararı, TBMM’ye vereceği süre sonunda yürürlüğe girecektir. TBMM de geçmiş farkları vermem derse birikmiş rakamları alamayabilirsiniz. Sadece İş Mahkemesi’ne dava açıp konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürenler ise mahkeme kararıyla farklarını geri alabilirler.

        4/C TARİH OLUYOR

        İşe giren birinin normal şartlarda bir çalışma kanununa tabi olması gerekir. Memursanız 657’ye, işçiyseniz 4857’ye, askerseniz 926’ya, öğretim üyesiyseniz 2547’ye tabisiniz. Bütün bu kanunlarda çalışanların yasal hakları vardır. Mesela, örgütlenme hakkı, mesela iş güvencesi hakkı vardır. Fakat, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin “B” ve “C” bendi kapsamında işe alınanların yasal hiçbir hakkı yoktur. 4/B’liler memurların kölesidir ve sözleşmeli memur denebilir, 4/C’liler de işçilerin kölesidir. İşte şimdi köle işçiliğe Danıştay el koydu. Danıştay İdari Dava Daireler Genel Kurulu, köleliğe son vermek için Anayasa Mahkemesi’ne gitti. Sonuçta 4/C iptal edilecek ve 4/C’liler de 4/D’li yani kamu işçisi olacaklar. Örgütlenme ve grev hakları ile iş güvencesi hakları olacağı gibi 4857 Sayılı Kanun’daki tüm hakları da elde edecekler. Tekel işçilerinin direnişiyle başlayan bu süreç Tekel işçilerinin başarısıyla sonlanacak ve hepsi kamu işçisi olacaktır.

        MEMURA GREV HAKKI GELMİYOR

        Anayasa taslağına göre sanki memurlara toplusözleşme ve grev hakkı geliyormuş gibi halka sunulmaya çalışılıyor. Bu doğruyu yansıtmıyor. Düşünülen değişiklik özetle şöyledir:

        MADDE 5- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 53’üncü maddesinin kenar başlığı “A. Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” şeklinde değiştirilmiş, üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplusözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar

        Uzlaştırma Kurulu’na başvurabilir. Uzlaştırma Kurulu kararları kesindir.” Metinden göreceğiniz üzere memurların grev hakkı yoktur. Şu andaki kanunlar gereğince yapılan toplugörüşmenin adı toplusözleşme haline çevrilmiştir, hepsi bu. Yani kamu çalışanlarına Anayasa taslağı bir şey getirmiyor.

        Diğer Yazılar