İşçi ve işveren karşılıklı anlaşıp işi bitirebilir mi?
Esasen Borçlar Kanunu’nda düzenlenen “Hizmet Sözleşmesi”ne dayanan işçi-işveren ilişkileri, diğer sözleşme türleri gibi tarafların hür iradelerine bırakılmamış, ayrıca bir de 4857 sayılı (gazeteciler için 5953, denizciler için 854 sayılı) kanunla düzenlenmiştir. Zira, işçi ve işverenin hak ve borçları karşılıklı olduğu gibi kamu yararı ve işçiyi (emeği) koruma düşüncesi buna vesile olmuştur.
NORMALDE ANLAŞAMAZ
Mevzuatımıza göre işçi ve işveren karşılıklı olarak anlaşıp iş sözleşmesini normalde sona erdiremez. Bu durumu 4857 Sayılı Kanun’da daha net görebiliriz. İşçi ve işverenden biri aralarındaki iş ilişkisini sona erdirecekse, daha önceden (4857/17 gereğince) diğerine haber vermek zorundadır.
Şayet, işçi 17’nci maddeye göre iş sözleşmesini sona erdirecekse; durumu işverene bildirmek (ihbarda bulunmak) zorunda olduğu gibi kendisi işten ayrıldığı için işverenden kıdem tazminatı talep edemez. Aynı şekilde işveren iş akdini sona erdirecek ise önceden haber vermek zorunda olduğu gibi ayrıca kıdem tazminatı da ödemek zorundadır.
İKALE YASAL MIDIR?
Esasen işi işçi bırakacaksa, kıdem tazminatına hak kazanmadığı gibi kendisi işi bıraktığından 4857 Sayılı İş Kanunu gereğince işe iade davası da açamaz. İşveren işten işçiyi el çektirirse işçinin aynı kanun gereğince işe iade davası açma hakkı vardır. İşte işverenler, işçileri işten çıkarmak istediklerinde durumu işçiye söyleyip işe iade davası açamasın diye “ikale” sözleşmesi önermektedirler. Yani ikale sözleşmesi, işçinin işe iade davasının işveren tarafından yok edilmesi işleminden başka bir şey değildir.
Çünkü, 4857 Sayılı Kanun’un 18’inci maddesine göre, “Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır”. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur”.
İkale sözleşmesinin temelinde, işveren ve işçinin anlaşarak karşılıklı olarak iş sözleşmesini sona erdirmeleri söz konusudur. Yargıtay’ın da kabul ettiği üzere, ikale sözleşmesinde zorunlu olmamakla beraber, işçiye kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra iş güvencesi tazminatlarının dahi ödenmesi kararlaştırılabilir. İkale sözleşmesinde taraflara ilişkin bilgiler, sözleşmenin amacı ve işçiye ödeme yapılmışsa bu ödemeye dair bilgilerin bulunması gereklidir. İşçiden alınacak ibraname ya da feragatnamenin, ikale sözleşmesinin tarihinden en az bir gün sonrası tarihini taşıması gerekmektedir.
Aslında, ikaleye başvurulduğunda yasal olarak kıdem ve ihbar tazminatları ortadan kalkmakta, iş güvencesinde elde edilecek haklar kaybedilmekte, 4447 Sayılı Yasa ile işsiz kalan işçinin İş-Kur’dan alacağı işsizlik ödeneği tehlikeye girmektedir.
Yargıtay bu konuda ikale sözleşmesinde işçi tarafından imzalanması için işçinin “uygun bir yararının” bulunması gerektiğini aramaktadır. Şayet işverenler kötü niyetli yaklaşımda bulunup işçinin uygun yararını gözetmeden sadece iş güvencesinden kurtulma yolunu esas almış ise Yargıtay’ımızın isabetli bir şekilde bu sözleşmelere şüpheyle yaklaşmasına sebep olmuştur.
İNANCI PEKİŞTİRECEKTİR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin emsal sayılan 25.09.2008 tarihli kararında da belirttiği üzere, “İkale sözleşmesinde kıdem ve ihbar tazminatlarına yer verilmesi, başlı başına işçinin uygun yararını göstermemektedir. Çünkü, işveren feshinde tazminatların ödenmesi zaten kanun hükmüdür. İşçinin, ikale sözleşmesi ile mahrum kaldığı haklarının karşılığı olarak, uygun bir yarar sağlaması halinde ikale sözleşmesine geçerlilik tanınmalıdır. İkale sözleşmesiyle işçiye kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra, iş güvencesine yakın bir miktarda tazminat ödenmesi, ikale sözleşmesine duyulan inancı pekiştirecektir.”
İkale ile işten ayrılanda işsizlik ödeneği yok olur
İkale ile işten ayrılan işçi için SGK’ya verilen işten ayrılma bildirgesinde, işten ayrılış nedeni olarak “diğer nedenler” olarak bildirilmektedir. Ancak, iş akdi feshedilen işçinin işsizlik ödeneğinden yararlanması için, çıkış nedeninin “işveren tarafından yapılan fesih olarak gösterilmesi” gerekmektedir. Son yıllarda ikale ile de olsa işten çıkarılan kişilerin iş mahkemelerinde açtıkları davaları kazandıkları da görülmektedir. Özellikle İş-Kur İşten Ayrılma Bildirgesi formlarında farklı, SGK’ya bildirilen hizmet bildirgesinde farklı kodların işaretlenmesi yargıyı da harekete geçirmiştir.
SGK’nın mülkleri şimdiden ilgi gördü
Eski SSK’nın, yeni Sosyal Güvenlik Kurumu’nun biri Üsküdar sahilde, diğeri Beşiktaş sahilde bulunan iki eğitim tesisi satışa çıkarılmış. Daha karar çıkmadan alıcısı belli olmalı ki, cumartesi günü birileri tesisleri dolaşmaya geldi.
KARAR YAZILMADAN BİRİLERİ ÖĞRENMİŞ
Cumartesi günü yolum yaklaşık bir yıldır kapalı olan SSK’nın Üsküdar eğitim tesislerinin önünden geçti. Baktım epey kalabalık bir grup, kapalı olan tesisi dolaşmak istiyor. Görevli de izin verip vermemek için birilerini telefonla aramaya çalışıyor. Gelenler, binanın satışa çıktığını ve dolaşmak istediklerini söylüyorlar. Ben de bunu duyunca Ankara’daki SGK’nın etkili isimlerini arayıp durumu sordum. Evet, Sosyal Güvenlik Kurumu yönetim kurulu, geçen hafta perşembe ve cuma günü aldığı kararla hem Üsküdar hem de Beşiktaş’ta bulunan SGK’nın eğitim tesislerini satmaya karar vermiş ama daha karar yazılıp imzaya açılmamış.
BU İŞİ ANLAYAN VARSA BERİ GELSİN
Daha konuşmaları bitmeden, henüz kararı bile yazılıp imzalanmadan birileri satışı en yüksek yerden duyup gelmiş. Bu nasıl iş, anlayan beri gelsin. Sanki birileri Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bu iki güzide binasına göz dikmiş gibi geliyor bana. Çünkü, İstanbul’da çalışan veya başka illerde çalışıp da iş için İstanbul’a gelen Sosyal Güvenlik Kurumu memurlarının, denetim elemanlarının kalabileceği, eğitim alabileceği başka uygun yerler yok. Öte yandan, bu yerler şu anda değeri ölçülebilecek yerler değil. Biri Üsküdar’da denize sıfır olarak kurulu, diğeri de Beşiktaş’ta eski DGM’nin hemen karşısında harika bir yerde.