Mahkeme ve bilirkişi yanlış karar vermiş ama Yargıtay doğruyu bulur
Mahkeme ve bilirkişi, 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu gereğince bağlanan aylık ile 2022 Sayılı Kanun gereğince bağlanan 65 yaş aylığını birbirine karıştırmış, Yargıtay'daki davanızda bu iş düzelir
Ali Bey, 1927 doğumlu kayınpederim İsmail Eren, 1983'te Bağ-Kur'dan emekli oldu. TC Emekli Sandığı iştirakçisi olan bekâr oğlu Cavit Eren'in vefatı sonrasında da Emekli Sandığı'na başvurup oğlu üzerinden babalık aylığı almaya başladı. 2007'de ise Emekli Sandığı, babalık aylığını kesti ve yüklü miktarda borç çıkardı. Biz de dava ettik. Dava sırasında bilirkişi, alınan aylığı, 2022 Sayılı 65 yaşından büyük muhtaçlara bağlanan aylıkla karıştırıp TC Emekli Sandığı'nın doğru yaptığını belirtince Çanakkale İş Mahkemesi'nde açılan 2009/34 esas sayılı davayı kaybettik. Olay şimdi Yargıtay'da. Şimdi bizim ne yapmamız gerek? Muammer Akarsu-Çanakkale
5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 72'nci maddesinde, "Ölen iştirakçilerin, iştirakçi bulunmayan dul ve muhtaç anaları ile iştirakçi olmayan ve ölüm tarihinde muhtaç ve 65 yaşını doldurmuş babalarına sandığa müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır. Muhtaç babalardan çalışarak geçimini sağlayamayacak derecede malul olanlar için yaş kaydı aranmaz. Babanın ölümünde aylığı, muhtaç olması şartı ile sandığa müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren öz anaya bağlanır" denmektedir. Yani, babaya aylık bağlanabilmesi için 65 yaşından büyük olması ve aynı zamanda muhtaç olması gerekir.
Kimlerin muhtaç sayılacağı da 5434 Sayılı Kanun'un 108 ve devamı maddelerinde belirtilmiştir. İsmail Eren'in oğlunun vefat ettiği yılda geçerli olan düzenlemeye göre, muhtaç "kendisini ve bakmaya mecbur olduğu aile fertlerini geçindirmeye yetecek geliri, malı veya kazancı olmayanlar" olarak tanımlanmaktaydı. Kimlerin muhtaç sayılacağına da kişinin ikamet ettiği il veya ilçedeki idare kurulu karar veriyordu. Muhtaçlık durumu, sosyo-ekonomik duruma göre belirleniyordu, belli bir kriter yoktu.
MUHTAÇLIK KRİTERİ DEĞİŞTİRİLDİ
Ancak 21.04.2005 günü TBMM'de kabul gören 5335 Sayılı Kanun ile muhtaçlıkla ilgili hüküm değiştirildi ve net asgari ücrete endekslendi: "16 yaşından büyük işçiler için tespit edilen asgari ücretin net tutarından daha az aylık geliri olup, kendisini ve aile fertlerini geçindirmeye yetecek kadar malı da (para dahil) olmayanlar muhtaç sayılırlar... "
Bu düzenleme de 27 Nisan 2005 günü yürürlüğe girince, İsmail Eren gibi çocukları üzerinden ana-baba aylığı alanlarla ilgili sorunlar çıkmaya başladı.
2005'E KADAR SORUN YOK
İsmail Eren'in muhtaçlık kriterinin değiştirildiği 2005'e kadar aldığı babalık aylıklarında sorun yok. 2005'ten sonraki dönem için İlçe İdare Kurulu, Bağ-Kur'dan aldığı emekli aylığının asgari ücretten düşük kaldığı aylar için yine muhtaç, emekli aylığının asgari ücreti geçen ayları içinse muhtaç değil kararı vermiş. Bu karar sonrasında Emekli Sandığı (SGK) ödenenleri faiziyle geri istemiş. Geri istemenin iptali için ise sizler dava açmışsınız. Davada görevli kılınan bilirkişi, Eren'e bağlanan aylıkları 5434 Sayılı Kanun'un 72'nci maddesine göre bağlanan babalık aylığı değil de 2022 Sayılı Kanun gereğince bağlanan 65 yaş aylığı zannetmiş ve buna göre rapor düzenlemiş. Mahkeme de bu görüşe uygun olarak karar verince haklı iken haksız konuma düşmüşsünüz.
KANUN GERİYE DOĞRU YÜRÜMEZ
İsmail Eren'e babalık aylığı 1992'de bağlanmış ve bağlandığı tarihe göre kendisi idare kurulu tarafından muhtaç sayıldığı ve 65 yaşından büyük olduğu için bu durum tamamen yasal. Kriter 2005'te değiştirildiği için sadece bu tarihten sonra başvuranlar için geçerli olması, kanunların geriye yürümezliği ilkesinin gereğidir. Bu sebeple Eren'in aylığını kesmesi doğru değildir ve ödenenleri geri istemesi de hukuka uygun olmaz. Davayı yerel mahkemede kaybetmişsiniz ve Yargıtay'da temyiz aşaması devam ediyor sanırım. Bu durumda dosyanızı önce deneyimli tetkik hâkimleri inceleyecek, sonra dosya tekemmül edince üyeler tarafından görüşülüp tartışılacak. Bugüne kadar edindiğim tecrübelere göre, durum temyiz aşamasında düzeltilir.
Bu kitabı okumadan ana-baba olmayın
Değerli öğretmen Serpil Sevgen SCHMUTZ'un "Çocuğuma ayıracak 10 dakikam var mı? Özgüven ve Özsaygı" isimli kitabı gerçekten ana-baba ile çocukların nasıl iletişim kurabileceğini açıklayan harika bir başucu kitabı ve bir çırpıda okunabilecek gibi de dizayn edilmiş. Tavsiye ederim.