Borcunu taksitlendiren Bağ-Kur'luya sağlık hakkı
5510 Sayılı Kanun’un 67’nci maddesine göre; eski adıyla Bağ-Kur’lu yeni adıyla 4/B’lilerin hem kendileri hem de bakmakla mükellef oldukları eş ve çocuklarının sağlık yardımlarından yararlanabilmesi için,
- En az 30 günlük sigortalı olmaları,
- 60 günden fazla prim borcu olmaması, şartı vardı.
Şimdi, TBMM’den 16 Haziran günü kabul edilen değişiklikle, “5510 Sayılı Kanun’un 67’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki ‘60 günden fazla prim ve prime ilişkin’ ibaresi, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48’inci maddesine göre tecil ve taksitlendirilerek tecil ve taksitlendirmeleri devam edenler hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin” olarak değiştirilmiştir.
Yapılan bu değişiklikle SGK Başkanı Emin Zararsız’ın daha önce ifade ettiği husus da gerçekleşmiş oldu. Yani, Bağ-Kur’lu olup da SGK’ya prim borcu olanlar, 6183 Sayılı Kanun gereğince SGK’ya müracaat edip borçlarını 36 aya kadar taksitlendirenler, taksitlerini düzenli ödedikleri sürece, Bağ-Kur borçları olsa da sağlık yardımı alabilecekler.
TAKSİTLENDİRMEDE BORÇ SİLME YOK
6183 Sayılı Kanun’a göre borçlarını taksitlendirenlere ise geçmişte birkaç kez uygulandığı gibi anapara, gecikme zam ve faizlerinden bir silinme yapılmaz. Tüm borç, kişinin ekonomik durumuna ve rasyolarına göre 36 aya kadar taksitlendirilir.
AYLIK YÜZDE 2 TECİL FAİZİ DE VAR
Öte yandan, borçlarını tecil ve taksitlendirme işlemi yapanların tüm borcu üzerinden her ay yüzde 2 oranında tecil faizi de işletilir. Yani, anapara ve gecikme zammı ile birlikte 100 bin lira borcu olan bir Bağ-Kur’lunun her ay ödediği 2 bin lirası tecil faizine gitmekte, 2 binden fazla ödediği rakam borçtan düşülmektedir.
SGK kreş çalışanlarından mektup var
Ali Bey, Sosyal Güvenlik Kurumu kreşinde çalıştırılan sözleşmeli sigortalı elemanların içler acısı halini sizinle paylaşmak istiyorum. Yaklaşık 30 çalışan var ve bazı kişiler 10 yıldan fazla, bazıları da 2-5 yıldan fazla çalışıyorlar.
Yalnız bu çalışan elemanların hiçbirinin hiçbir sosyal güvenceleri yok. Evet bunların hepsi Sosyal Güvenlik Kurumu kreşlerinde çalışan insanlar. Sadece kreşte değil, temizlik şirketinde çalışan elemanların durumu da aynı.
En başta sosyal hakları, izin hakları, yıllık izinleri yok; çünkü sözleşmeleri 1 yıllık yapıyorlar. Onun için yıllık izne de ayrılamıyorlar. Ya da ayrılırlarsa ayrıldıkları gün kadar maaşlarından kesiliyor. Bu nasıl bir adalet. Bunu yapan Sosyal Güvenlik Kurumu. Bu çalışan insanlar gün geliyor 18-20 çocuğa bakıyor. Bu kişiler yıllık izne ayrılmadıkları sürece nasıl verimli olabilir veya izne ayrıldıklarında maaşlarında bir kesinti yapıldığı zaman nasıl düzgün bir moralle çalışırlar? Sizden ricam, bu konu üzerinde durmanız, bunu gündeme getirmeniz.
İstihdam stratejisine son şekli veriliyor
Ulusal İstihdam Stratejisine (UİS) son şekli veriliyor. Strateji çerçevesinde işçi konfederasyonlarından, kıdem tazminatı, esnek çalışma modelleri ve bölgesel asgari ücretin de aralarında bulunduğu konularla ilgili görüş istendi. İşçi konfederasyonlarının değerlendirmelerini bu hafta içinde iletmeleri bekleniyor. Kıdem tazminatının sınırlandırılmasını daha önce genel grev nedeni sayacağını açıklayan Türk-İş’in ise buna ve daha önceki diğer bazı açıklamalarına paralel olarak kıdem tazminatının sınırlandırılmasına karşı çıktığı ve aynı şekilde bölgesel asgari ücret ile esnek çalışma modellerine olumsuz baktığı belirtiliyor. Türk-İş’in UİS ile ilgili görüşünde, İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanılması ve özel istihdam bürolarıyla ilgili kaygılarını da dile getirmesi bekleniyor. Değerlendirmelerin ardından UİS yeniden ele alınacak.
Polislerin emekliliği 52’den 55 yaşa uzatıldı
08.09.1999 gününden sonra polis olarak işe başlayan erkeklerin emeklilik yaşı 60, kadınların ise 58 olmakla birlikte polis olarak geçirdikleri sürenin dörtte biri kadar bu yaşlardan düşürülmektedir. Yani, erkek polis memuru 24 yıl polis olarak çalışırsa bu sürenin dörtte biri olan 6 yıl düşürülüp 54 yaşında emekli olması gerekmekle birlikte, özel bir düzenleme olan 5434 Sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu’nun 40’ıncı maddesi polislerin emeklilik yaşını daha doğrusu çalışabilecekleri yaşları belli ettiğinden polisler 52 yaşında emekli olurlardı.
Şimdi, Torba Kanun ile polislerin emeklilik yaşı 55’e çıkarıldı. 16 Haziran 2010 günü yapılan değişiklikle metin aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 40’ıncı maddesinin (ç) fıkrasının “IIEmniyet mensupları” başlıklı bölümünün (4) numaralı sırası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “4. Kıdemli başpolis memuru, başpolis memuru ve polis memurları 55.”
Yapılan bu değişiklik sonrasında polis memuru iken kıdemli başpolis memuru, başpolis memuru ve polis memurlarının çalışma ve emeklilik yaş hadleri 52’den 55’e çıkarılmıştır.
Yani polisler, bundan sonra 3 yıl daha geç emekli olacaklar. Üstelik geçici bir madde düzenlemesi de yapılmadığından halen görevde olan tüm polis memurları bundan etkilenecek ve 3 yaş daha geç emekli edilecekler.
Penguen’e teşekkür
Hafta sonu, avukatlara yönelik sosyal güvenlik eğitimim vardı. Ders arasında bir katılımcı yanıma gelip, “Penguen mizah dergisinin bu sayısında siz de varsınız” deyince meraklanıp baktım. Adem ile Havva’nın bile emeklilik hesabını yaptırmışlar bana; teşekkürler, eline sağlık Özer Aydoğan, bana moral verdin.