Seçim yaklaşırken kıdeme fon gelmez
13 milyon emekçinin son kalesi olan kıdem tazminatının kaldırılıp yerine fon gelmesi yıllardır sermaye çevreleri tarafından istenir, ama seçim dönemine giriyoruz, bu nedenle çıkmaz. 'Borçlar arttı, bankaları kapatalım' denmiyorsa 'Kıdem birikti kaldırın' da denemez
İşverenler aslında kıdem tazminatının tamamen kaldırılmasını talep ediyorlar; bunu örgütleriyle yüksek sesle dile getirip uluslararası sermayenin güçlü örgütleriyle (OECD, IMF, Dünya Bankası gibi) ülkemize baskı da yaptırıyorlar. Örgütsüz olan işçiler ise buna karşılık yüksek ses çıkaramıyorlar. İşçi ile işveren arasında sorun olan kıdem tazminatı meselesine devlet ise müdahil olup "Kıdem tazminatını kaldıralım" diyerek işvereni memnun eder görünürken, "Yerine kıdem tazminatı fonu getirelim" diye işçilere de şirin görünmek istiyor. Ama asıl amacı, işçi-işveren arasında borç-alacak ilişkisi yaratan devasa kıdem tazminatını fon kurarak kendi cebinde toplamaktır. Zira artık özelleştirilecek yer kalmadı ve devlete bedava maliyeti olan para lazım.
BAKAN 'ISRARCI OLMAYIZ' DİYOR
TİSK gibi bir işveren örgütü, kıdem tazminatının işverenlerin sırtında büyük bir yük oluşturduğunu, bazı küçük ve orta ölçekli işletmelerin sermayelerinin sıfırlanması riskiyle karşı karşıya geleceklerini iddia ederek kıdem tazminatının tamamen kaldırılmasını, fon bile kurulmamasını istemektedir. Ancak kıdem tazminatına yüklenen anlamlardan biri de "Ücretin sonraya bırakılmış hali" olmasıdır. Öyleyse şirketlere yük olarak gösterilen kıdem tazminatları, gerçek anlamda işverenin sonraya bıraktığı ücrettir ve işçiden işverenine borçtur. Bu nedenle yük, tıpkı bankadan alınan kredi gibidir. İşverenler bankalardan kredi aldıklarında ve kredi borçları da arttığında, "Borçlarımız çok arttı, kredi baskısı yaşıyoruz, bankaları kapatın" diyemiyorlarsa, benzer şekilde "Kıdem tazminatları birikti, bunu kaldırın" da dememeleri gerekir.
FONU DEVLET KULLANACAK
Kıdem tazminatının kaldırılıp yerine fon uygulamasının gelmesi konusunda sosyal taraflardan işçi ve işveren örgütleri ile devlet oturup tekrar konuşacak, ama bu konuda uzlaşma şansı yok. Bakan Faruk Çelik de "Uzlaşma çıkmazsa biz hükümet olarak ısrarcı olmayacağız" diyor. O zaman kıdeme fon gelmez ve çalışanlar için hayırlı olur. "İlla fon getireceğiz" diyorlarsa taşeron işçiler için getirilebilir.
İşverenlere, mevcut vergi ve prim ödemeleri dışında yeni bir yük ve halen kendilerince kullanılan (özel) fonun devlet tarafından kullanılması sonucunu getirecek "Kıdem Tazminatı Fonu", çok işçi çalıştıran işverenler ile az işçi çalıştıran işverenlerin taraf olduğu, devletin de yeni bir kaynak gözüyle baktığı bir "dev fon"u ortaya çıkaracaktır. Kıdem Tazminatı Fonu'nu da devlet 10 yıl boyunca tepe
tepe kullanacaktır. Zira fondan 10 yıldan önce para çıkışı olmayacak ve 10 yıl sonra başımızda hangi
hükümet olursa olsun bize şunu diyecek: "Geçmiş hükümetler fonu yemiş, para yok."
Tüp bebek şartları
Tüp bebek yapmak istiyoruz. Hangi şartlar var, yazabilir misiniz?
İsmi saklı
Sayın okurum, tüp bebek sahibi olabilmeniz için şu şartlar gerekmektedir:
a) Yapılan tıbbi tedaviler sonrasında normal tıbbi yöntemlerle çocuk sahibi olamadığının ve ancak yardımcı üreme yöntemiyle çocuk sahibi olabileceğinin, bünyesinde Sağlık Bakanlığı'nca Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi olarak ruhsatlandırılmış merkez bulunan üçüncü basamak sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından tıbben mümkün görülmesi.
b) Kadının 23 yaşından büyük, 39 yaşından küçük olması.
c) Son üç yıl içinde 3 (üç) siklus boyunca yapılan klasik ovülasyon indüksiyonu ve gerektiği hallerde IUI tedavisine rağmen hastanın gebe kalamadığının kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından belgelenmesi.
d) Uygulamanın, kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusunda yapılmış olması.
e) En az beş yıldır genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi olup 900 gün genel sağlık sigortası prim gün sayısının olması veya eşinin bu şartları taşıyor olması.