Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ERBİL PKK’ya yakın Fırat Haber Ajansı’nın, Irak Kürdistan yönetiminin en etkin isimlerinden Neçirvan Barzani’nin perşembe günü noktalanan sürpriz Türkiye gezisine ilişkin yaptığı haberin başlığı aynen buydu. Ancak Fırat Haber Ajansı’nın iddialarının tersine, Barzani’nin Türkiye’deki temaslarının odağında PKK değil Irak’ta 7 Mart’ta yapılan genel seçimler vardı.

        Bağdat’ta oluşacak yeni hükümet, Irak’ta önemli aktör haline gelen Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Her ne kadar tarafsız görünmeye çabalasa da Ankara’nın gönlünde, Irak’ın toprak bütünlüğünü savunan seküler çizgiye yakın Şii siyasetçi İyad Allavi önderliğinde Sünnileri ve Türkmenleri de içeren bir ittifakın yattığı sır değil. Saddam devrildikten sonra geçici hükümette başbakanlık görevini yürüten Allavi, Washington’a da en yakın isim. Zira yine Şii olan Başbakan Nuri el Maliki’nin aksine İran’a mesafeli duruyor.

        Ne var ki seçim sonuçları, Irak siyasetini yeniden kilitlemiş durumda. 335 sandalyeli Irak meclisinde 91 milletvekili çıkaran Allavi galibiyetini ilan ederken 89 milletvekili çıkaran Maliki, İran’ın desteğini de alarak seçime hile karıştığı iddialarıyla sonucun geçersiz olduğunu savunuyor. Ve 43 milletvekili çıkaran Kürt ittifakı, tıpkı 2005 seçimlerinde olduğu gibi yeniden kilit konumda. Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, Barzani’yle görüşen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Tayyip Erdoğan, Kürtlerin Allavi’ye destek vermeleri için telkinlerde bulundu.

        Washington’un da desteklediği bu girişimin başarıya ulaşması zor görünüyor. Bunun başlıca nedeni, Allavi’nin Kürtlerin “Bizim Küdüs’ümüz” dedikleri Kerkük’ün Kürt yönetimine dahil edilmesine karşı çıkmasında yatıyor. Ve Allavi, Türkmenleri ve Arapları yanına alarak Kerkük’te Kürtlerle neredeyse eşit oy sağlayarak bölgeyi elinde tutan Kürt ittifakının hesaplarını altüst etti. Allavi’nin tutumu öteden beri Kerkük’ün özel statüye kavuşturulmasını savunan Ankara’nın pozisyonuyla örtüşüyor.

        Peki mevcut tablo karşısında Davutoğlu’nun geçtiğimiz ekim ayında Erbil’e gerçekleştirdiği tarihi ziyaretiyle taçlanan İrak Kürdistan’ıyla normalleşme süreci Kerkük yüzünden baltalanabilir mi? Sanmıyorum. Ankara’nın, Kürdistan bölgesel yönetimi başkanı Mesud Barzani’yi, yeğeni (ve aynı zamanda damadı olan) Neçirvan aracılığıyla davet etmesi, ilişkileri daha da ısıtmak istediğine işaret ediyor.

        PKK, Irak Kürdistan’ında varlığını sürdürdükçe Irak Kürt yönetimiyle işbirliğine mahkûmuz. Neçirvan Barzani’yle Ankara’da görüşen bağımsız Kürt siyasetçisi Haşim Haşimi’nin de ifade ettiği gibi, neresinden bakarsak bakalım Irak Kürtleri bizim Irak’taki en doğal müttefikimiz. Hem güvenlik açısından, hem ekonomik açıdan. Kaldı ki Kürtler, seküler kimlikleri ve Batı’ya dönük yüzleriyle Türkiye’ye en yakın kesim. Bağdat’ta etkin olmanın yolu Erbil’den geçiyor.

        Şüphesiz Iraklı Kürtlerin de Batı’ya tek çıkışları olan Türkiye’ye pek çok yönden ihtiyacı var. Her ne kadar Türkiye’ye karşı zaman zaman sert açıklamalarda bulunsalar dahi çoğu Iraklı Kürt, birinci Körfez Savaşı’nın ardından Türkiye’nin Çekiç Güç’e kapılarını açarak onları Saddam’ın olası yeni bir katliamından koruduğunun bilincinde. İleride Araplarla tekrar karşı karşıya gelirlerse de sığınacakları yegâne liman Türkiye.

        Burada görüştüğümüz birçok Iraklı Kürt, halen bağımsızlık düşlerini koruduklarını itiraf ederken buna en iyi alternatif olarak Türkiye’nin bir parçası olmayı gördüklerini dillendirebiliyor. Aslında kaldığımız otelin lobisi her şeyi özetler nitelikte. Resepsiyondaki duvar saatleri Erbil, Londra, New York ve İstanbul saatlerine ayarlı. Bağdat yok. Irak Kürdistan’ından yazılarımıza devam edeceğiz.

        azaman@htgazete.com.tr

        Diğer Yazılar