Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        TÜRKİYE ile Ermenistan arasında geçen yıl imzalanan tarihi protokoller, tarihe gömülmeye tam yüz tutarken Amerikan diplomasisinin çabaları sonucu Başbakan Erdoğan ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan,Washington’da muhtemelen 13 Nisan’da bir araya gelecekler.

        Batılı diplomatik kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, bu görüşme Türkiye ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin her iki devlet tarafından en üst düzeyde kabul görüp desteklendiğinin en somut ifadesi olması açısından kritik önem taşıyor. Görüşme hakkında bilgi alıp vermek üzere Erivan’a giden Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, bu konuda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e brifing vermek üzere dün Bakü’ye uçtu. Peki Erdoğan-Sarkisyan görüşmesinden ne gibi sonuçlar çıkacak?

        Ermenistan ve Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını ve 1993 yılından beri kapalı olan sınırlarımızın açılmasını öngören protokoller, Karabağ meselesine atıfta bulunmadığı halde Erdoğan’ın, “Karabağ çözülmeden protokoller yürürlüğe giremez” babındaki açıklamasından sonra bir türlü hayata geçirilemedi; her iki ülkenin meclislerinde park edilmiş vaziyette duruyor. Başbakanlık Sözcüsü Kemal Öztürkler’e, “Başbakan’ın bu konudaki görüşleri değişti mi” diye sorduğumuzda, “Radikal bir değişiklik yok ama Dışişleri’nin bazı çalışmaları var” cevabını aldık.

        Dışişleri Bakanlığı kaynakları, somut yeni öneriler olup olmadığı konusunda bilgi vermekten kaçınırken Sarkisyan- Erdoğan görüşmesinin asıl öneminin, iki liderin ilk kez kapsamlı görüşme fırsatları olmasında yattığının altını çizdi. İlk görüşmeleri 2009 Davos toplantısında gerçekleşmişti ama bu kısa görüşme “One Minute” depremine kurban olmuştu. “Her iki ülkenin icraatçı liderleri olan Erdoğan ve Sarkisyan bu toplantı vesilesiyle birbirlerini daha iyi anlayacaklar, bir diyalog kanalı açılacak ve Başbakan süreçten geri adım atılmayacağına dair güven tazeleyecek” diye ekliyor kaynaklarımızdan biri.

        Peki protokollerden imzasını çekme tehdidinde bulunan Sarkisyan açısından bu yeterli olacak mı? Batılı diplomatik kaynaklara göre, Sarkisyan iyi niyet beyanı ötesinde Erdoğan’dan somut adımlar bekliyor. Örneğin, Ankara’nın engellerine takılıp bir türlü hayata geçirilemeyen Türkiye’nin Ermenistan’dan elektrik satın alması meselesi var.

        Protokollere bağlılığın bir başka göstergesi de sınırı açmaya yönelik altyapı çalışmalarının başlatılması ve en nihayetinde Erdoğan’ın protokollerin Meclis’te oylanması için bir vade sunması olabilir. Aksi takdirde bu görüşmenin, Ermenistan tarafından ABD Kongresi’nde bekleyen soykırım tasarısının engellenmesine yönelik yeni bir taktik olarak değerlendirilme ihtimali bizce yüksek. Bu da ikili ilişkilerde baş gösteren güven bunalımını daha da derinleştirebilir.

        Her iki taraftan cesaret gerektiren, gayet makul sayılabilen bu adımlar neden atılmasın ki? Bu yazıyı bir haftadır bulunduğum Irak Kürdistan’ından yazıyorum. Iraklı Kürtlerle karşılıklı savurduğumuz tehditleri ve bugün burada konsolosluk açtığımızı düşündüğüm zaman Ermenistan’la barışın hiç de uzak olmadığına inanıyorum. Ermenistan ile Azerbaycan da aralarındaki sorunları elbette çözmeliler. Ama nasıl ki biz Kıbrıs konusunda dışarıdan gelen baskılara tepki duyuyorsak, Ermeniler de Karabağ savaşında Azerbaycan’a askeri yardımda bulunan Türkiye’nin telkinlerine elbet tepki duyabilir.

        Ermenistan ile diplomatik ilişkilerimiz dahi yokken arabuluculuğa soyunmamız, en hafifinden komik kaçıyor. Biraz empati. Lütfen.

        azaman@htgazete.com.tr

        Diğer Yazılar