Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        KAPATILAN DTP’nin eski Eşbaşkanı Ahmet Türk’ün ardından dün de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın burnu kırıldı.

        Yumruk bu kez, Şırnak’ta silahlı saldırıda şehit olan Jandarma Kıdemli Yüzbaşı Levent Çetinkaya’nın Kayseri’deki cenaze töreninde indi. Biz bu yazıyı yazarken yumruğu atan kişinin beden ğitimi öğretmeni olduğunu öğreniyoruz. Ama planlı bir eylem olupolmadığı henüz net değil. Net olan şu: Halkı kutuplaştırmaya iten provokatif eylemler devam edecek. Samsun’da yediği darbenin ardından sağduyu çağrısında bulunan Ahmet Türk’ün büyük takdir toplayan sözlerini hatırlayalım. “Provokasyon sonucu gelişen bu olay karşısındatüm halkımızın sabırla beklemesini istiyorum. Ortamı germeye çalışanlar var. Bu provokasyona gelmemeli, buoyuna gelmeyeceğiz” dedi Türk.

        Evet gelmemeliyiz. Ama ne yazık ki kendisiyle röportaj yaptığımda ılımlı mesajlar yollayan PKK’nın lider kadrosundan Murat Karayılan’ın aksine yine lider kadrosundan olan Duran Kalkan, ANF sitesi aracılığıyla tehditler savurmaya başladı. “Şimdiye kadar siyasi, askeri, ideolojik her alandaki mücadelemizin tek hedefi, siyasi diyalogla çözüm bulmakdoğrultusundaydı. Şimdi bunu söylemiyoruz. Hedefimiz değişti” diyor Kalkan. Reşadiye’de 7 askerimizin şehit olduğu saldırıyı savunan Kalkan’ın şantaj kokan açıklamaları karşısında Ahmet Türk ne diyecek? BDP ne diyecek? Ya bana, “Biz gerçekten barış istiyoruz” diyen Karayılan?

        Kalkan tehditlerini savuradursun... Provokasyona gelmemeliyiz. Kürt sorunu ne yumrukla ne de silahla çözülebilir. Kürt hakının azımsanmayacak bir kısmının sempati duyduğu PKK’yısilahlarla yok tmeye çabalamaktansa PKK’ya katılımları nasıl durdururuz, esas bunun için kafa yormalıyız. Defalarca belirttim, tekrar ediyorum. Kamuoyunda“taş atan çocuklar” diye bilinen gençleri onlarca yıla mahkûm eden TMK’daki maddeler ivedilikle değişmelidir. Onlardeğişmedikçe “dağ” yegâne ığınacakları, onurların iade edileceği yer olarakgözlerinde yücelir. Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları’ndan oyuncu Lale Mansur’un dediği gibi, bu sorun gençleri radikalleştirme babında Diyarbakır Cezaevi’ni dahi geçmeye aday. Ve sorun elbette kendi güvenliğimizden öte çocuk hakları temelinde ele alınmalıdır. Ayrıca aynı kanunlar marifetiyle sırf düşüncelerinden ötürü hüküm giyen yüzlerce yetişkin kadın ve erkek de var.

        Evet, hükümetin yapacağı daha çok iş var. Daha cesur davranabilir. Polis şiddetine karşı sıkı yaptırımlar getirebilir. Annelerinin çığlıkları arasında yerlerde sürüklenip kemikleri kırılan çocukları neyle izah edebiliriz?

        Ama hükümeti sürekli en ağır ithamlarla topa tutan PKK’nın ciddi bir kredibilite sorunu var. “Eylemsizlik sürüyor” diyorlar ama eylemlerine devam ediyorlar. Bunu da kendilerini savunmak için yaptıklarını iddia ediyorlar. Peki Reşadiye’deki pusuya ne diyeceğiz? Bu kez “bölgesel inisiyatif, merkezi planlama değil” diyorlar. Tüm bu çelişkileri düşünürken Başbakanlık Sözcüsü Kemal Öztürkler, beni aradı ve Karayılan’ın, Apo’ya şubat ayında sunduğu “yol haritasını” müzakere etmek üzere bir devlet temsilcisiningönderildiğine dair iddiasının gerçek dışı olduğunu bildirdi. “MİT dahil olmak üzere herhangi bir yetkili, Öcalan ile görüşmedi” diyor Öztürkler.

        Not: Enerji Bakanı Taner Yıldız’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

        azaman@htgazete.com.tr

        Diğer Yazılar