Gaziantep'te farklı bir AKP'li
ASIM Güzelbey iki dönemdir Gaziantep’in Belediye Başkanlığı’nı yürütüyor.
Biraz klişe kaçacak ama olsun. Güzelbey şehirde mucizeler yaratmış. Gaziantep bugün en az Mardin kadar cazip bir turizm merkezi demem abartı olmaz. Altyapının sıfırlanması, hafif raylı sistemin kurulması ve benzeri belediyecilik marifetleri bir yana AK Partili Asım Güzelbey‘ in şehrin kültür mirasını diriltmesine yönelik olağanüstü gayretleri beni gerçekten şaşırttı. 1915’te yaşanan kanlı trajedi öncesi şehir nüfusunun önemli payını oluşturan Ermenilerin geride bıraktıkları evler, kiliseler Güzelbey gelene kadar kaderlerine terk edilmiş duruyordu. Şu anda Ermeni mahallesi pırıl pırıl. Daracık gizemli sokakları paket taşla döşenmiş, evler boyanmış ve sokakların kenarlarına yerleştirilen lambalar sayesinde geceleri aydınlanıyor.
Gaziantep’in köklü ailelerinden olan Hürriyet’in köşe yazarı Zeynep Göğüş yakın zamanda avlulu evlerden birini satın almış. Burayı ailesine ait değerli eşyaların sergileneceği bir müzeye dönüştürmeyi planlıyor. Göğüş Ailesi’ne ait diğer bir taş konak belediyeye hibe edildikten sonra mutfak müzesi olarak kapılarını açmış. Güzelbey buraya yakında gurme şeflerin yetişeceği bir okul açmayı planlıyor. Zeynep Göğüş‘ün babası Türkiye’nin ilk turizm bakanı, Ali İhsan Göğüş. Güzelbey‘in deyişiyle “Ali İhsan Bey Zeynep’le müthiş gurur duymalı”.
Yıllarca iplik deposu olarak kullanılan Aziz Bedros Ermeni kilisesini restore eden Güzelbey şimdilerde Yahudi mahallesindeki sinagogun restorasyon projesiyle uğraşıyor. Tüm bu faaliyetleri Güzelbey‘in deyişiyle “AK Parti’deki bazı radikallerin öfkesini kabartmış”. Güzelbey‘in aleyhinde karalama kampanyası yürütüyorlar.
Güzelbey‘in Mavi Marmara olayına bakışı da oldukça farklı. İsrail ile ilişkilerin bozulmasından rahatsızlık duyuyor.
2011’de restorasyonunun tamamlanmış olmasını umduğu sinagogun açılışına Gaziantep’ten İsrail’e göç eden Yahudi ailelerini davet etmeyi planlıyor. “Bir çoğunu tanırım, iç içe büyüdük; sinagogun açılışının ilişkilerin tamiri için sembolik de olsa bir katkısı olacağını umuyorum” diyor Güzelbey. 1980’e kadar Gaziantep’te en az 200 tane Yahudi aile yaşıyormuş. Ancak işyerlerinin duvarlarına “Yahudilere ölüm” tarzında tehditler yazılmış; onlar da topluca kaçmak zorunda kalmışlar. Fransız işgali sırasında tarafsız kalan Yahudilerin gidişine duyduğu üzüntüsünü gizlemeyen Güzelbey, ailelerin yine de bağlarını koparmadığını söylüyor. Ancak son yaşanan olaylardan sonra artık gelmeye çekiniyorlarmış. Çok yazık.
GAZİANTEP HAİFA HATTI
Güzelbey dışında İsrail ile bozulan ilişkilerden rahatsız olan başka isimler de var Gaziantep’te. İsrailli turistlerin gelmeyişinden yakınan esnafın yanı sıra şehrin önde gelen işadamları da gayet huzursuz. Yıllık 100 milyon ihracat yapan Naksan Holding’in sahiplerinden Taner Nakipoğlu İsrail’in Haifa limanı ile Mersin arasının gemiyle sadece 16 saat sürdüğüne işaret ederek İsrail’in bölge için önemli bir ticaret partneri olduğunu söylüyor. Türkiye’nin önde gelen plastik ambalaj üreticilerinden olan ve bünyesinde 3000 kişi çalıştıran Naksan, İsrail’e yılda 20 milyon dolar değerinde mal ihraç ediyor. “Biz İsrail ile ilişkilerin bir an evvel normale dönmesini arzuluyoruz, bu durumdan memnun değiliz” diyor.
KILIÇDAROĞLU RÜZGÂRI
Sayıları tam olarak bilinmese dahi Gaziantep’te birçok Alevi bulunuyor. Güzelbey bizi yine şaşırtarak Kılıçdaroğlu‘nun şehirde heyecan yarattığını teslim ediyor ve ekliyor: “Partimizde kimse bunu görmek istemiyor ama doğru konuşacak olursak Kılıçdaroğlu bizi zorlayacak. AK Parti için yeniden tek başına iktidar olmak, o kadar kolay olmayacak. Koalisyon olabilir.” Bu kadar açık sözlülük Güzelbey‘in başını yemez mi ? “Korkmuyorum, ben sadece işimi yapıyorum” yanıtını alıyoruz. Gerçekten de öyle. Hem de en iyi şekilde.