Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ben her zaman Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilere, reel politik zeminden ziyade vicdan penceresinden bakılması gerektiğini savunmuşumdur. Ermenistan nüfusunun yüzde 60’a yakını aslen Türkiyeli. Bir kısmı Rus işgal birlikleriyle birlikte kaçmış; çünkü düşman saflarında yer alarak vatanlarına ihanet etmişlerdir. Ancak bir kısmı da can havliyle kaçmış bugünün Ermenistan’ına. Ondandır ki Erivan’ın birçok mahallesine “Malatya” ve “Antep” gibi isimler verilmiş. Ondandır ki oralarda sinirlenip de ağzınızdan “s....r” türünden küfürler kaçıracak olursanız herkes size tuhaf tuhaf bakar, ardından da güler.

        Neresinden baksak bir zamanlar Türkiye’den, yani binlerce yıldır yaşadıkları topraklardan sökülüp sürülen ve öldürülen Ermeniler, Cumhuriyet öncesinde çoğunun hak etmediği bir felaketle yüz yüze bırakılmıştır. Yitirilen canlar geri gelmez. Yitirilen mallar ve toprakların geri gelmesi ise Ermenilerin en ateşli savunucularından uluslararası çapta tanınan soykırım hukukçusu William Schabas’a göre imkânsız. İmkânsız, çünkü 1948 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen soykırım tasarısı geriye dönük işlemiyor. Dolayısıyla “Aman Türkiye bölünecek, büyük Ermenistan kurulacak” türündeki paranoyalar son derece yersiz. Peki ya vicdanlarımız? İttihat ve Terakkicilerin çılgınca icraatından sorumlu değiliz. Ancak yaraları sarmak bize düşüyor. Bunun en somut yollarından biri de Ermenistan’a el uzatmak. Sınırları açmak. Ve diplomatik ilişkiler kurmak.

        Bir diğeri ise diasporayla ilişkiler kurarak onların da işbirliğiyle hem Ermenistan’da ortak projelere imza atmak hem de Türkiye’de yok olmaya terk edilmiş birçok Ermeni eserini tamir etmek. Belki hayali geliyordur sizlere ancak diaspora sadece Türkiye’den toprak tazminat talep eden, her daim “soykırım soykırım” diye bağıran insanlardan oluşmuyor. Ama radikaller çok bağırdığı için en çok onların sesleri duyuluyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Erivan’daki Dünya Kupası eleme maçına gitmesiyle birlikte diasporadaki ılımlı sesler daha gür çıkmaya başlamıştı. Nisan 2009’da paraflanan (ve ekimde imzalanan) protokolle birlikte her iki taraftaki milliyetçiler ağır darbe yemişti.

        REEL POLİTİK PENCERESİ

        Türkiye çark edip Ermenistan ile ilişkilerine Karabağ şartını yeniden bağladı. İstediğimiz kadar bahane arayalım, Azerbaycan’ın baskısına boyun eğerek çark eden taraf Türkiye. Ermenistan’ın Türkiye ile normal ilişkiler kurması karşılığında Karabağ’da tek taraflı tavizlerde bulunmasını beklemek, Türkiye’nin AB üyeliği uğruna Kıbrıs’ta tek taraflı tavizlerde (Maraş’ı iade etmek, asker sayısını azaltmak gibi) bulunmasını beklemek kadar gerçekçi olmayan bir tutum.

        Diyebilirsiniz ki Azerbaycan bizim için daha önemli. Azeriler hem soydaşımız hem dindaşımız. Enerji köprüsü olma hayallerimiz, Azerbaycan’dan gelen gaz ve petrole dayanıyor. Ancak Gürcistan ve en son Kırgızistan örneğinde görüldüğü gibi eski Sovyet coğrafyasında yolsuzluğa bulaşmış otoriter rejimler (ki bunlara Ermenistan ve Azerbaycan da dahil) hüküm sürdükçe siyasi istikrarsızlık ve savaş her an patlak verebilir. Kafkaslar’da barışı özendirmenin başlıca yollarından biri, savaşın maliyetini hissettirmek olmalı.

        Türkiye ile diplomatik ve ticari ilişkileri bulunmayan Ermenistan’ın kaybedeceği pek bir şeyi olmamıştı. Ama sınırlar açıldığı takdirde Ermenistan’ın çehresi değişecektir. Fakirlik ve işsizlikten kırılan bu genç ülkede artan refah, beraberinde demokrasi taleplerini de yükseltecektir. Karabağ konusunda hamaset bir yana konarak ülkenin gerçek menfaatleri göz önünde tutulacaktır. Karabağ’ın etrafında işgal ettiği topraklardan çekilmesini kendi halkına daha kolay izah edebilecektir.

        Bunlar bir günde olacak değil tabii. Azerbaycan’a gelince... Ermenistan ile diplomatik ve ticari ilişkileri olan bir Türkiye’ye güvenerek Karabağ’ı geri almak üzere yeniden savaşa yeltenme olasılığı zayıflamış olmaz mı? Komşularla sıfır problemin, komşuların aralarında da sıfır problem olmasına dayandığını göz ardı etmeyelim.

        Diğer Yazılar