Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İLK bakışta “Ne alaka?” diyebilirsiniz. İzah edeyim. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) yürüttüğü bir araştırmanın sonuçlarına göre 14 ile 19 yaş arası kızların yüzde 45i “sünnet” edilmiş. Başka bir ifadeyle, cinsel haz alma yetenekleri keskin bir alet ve uyduruk dini gerekçeler marifetiyle yok edilmiş. Sivil toplum kuruluşları, bu oranın daha da yüksek olduğunu iddia ediyorlar. İşin belki de en acı tarafı, kız anneleri, kızlarının evlilik borsasında rekabet güçlerini artırmak adına özellikle Sudan’da çok yaygın olan bu vahşetin öncülüğünü yapıyorlar.

        New York merkezli İnsan Hakları İzleme Kuruluşu’nun (Human RightsWatch) yayımladığı bir rapora göre Iraklı Kürt yetkililer konuyu “önemsiz tek tük vakalar” şeklinde geçiştiriyorlar. Neyse ki Batılı hükümetlerin de bastırmasıyla geçtiğimiz günlerde IKBY’deki İslami Alimler Birliği, kadın sünnetinin Kuran’da yer almadığı şeklinde bir fetva verdi. Ancak sünnetin yasaklanması konusunda sükûnetini korudu. Namus cinayetlerinin de korkunç seviyelerde cereyan ettiği Irak Kürdistan’ında kadınlara yaşatılan şiddet ve zulmün kökünde, feodal sistem ve aşiretlerin yattığı aşikâr.

        Bu durum PKK’yı nasıl cazip kılıyor peki? Örgütün ilk sahneye çıktığında ne yaptığını hatırlayın. Feodal yapıyı ve aşiretleri hedef aldı. Kadınları özgürleştireceğini iddia ederek birçok kadını saflarına kattı. Bugün 5000 civarında tahmin edilen PKK militanların üçte biri kadın olduğu söyleniyor. Evde köle muamelesi gören bu kadınlar, dağda özgürleştiklerini, bir kimlik kazandıklarını iddia ediyorlar. Ellerine silah tutuşturulup erkeklerle aynı koşullarda yaşayan bu kadınlarla sohbet sırasında erkekleri ne kadar da zavallı bulduklarını duyarsınız çoğu kez.

        Abdullah Öcalan ise onlara göre dünyanın önde gelen kadın hakları savunucusu. Hatta Apo’nun kadınlarla ilgili yazdıkları, feminist literatürün birer incisi. Hatırlarsanız, Öcalan Nairobi’de ele geçirildiğinde kendisini erkekler değil kadın militanlar koruyordu.

        BDP’ye baktığımız zaman da kadınlar hep erkeklerle eşit düzeyde temsil ediliyor. Bu model bölgede ataerkil düzene meydan okuyan haliyle birçok kadın için PKK ve yan örgütlerini birer çekim merkezi haline getiriyor. Bu bir durum tespiti. Terörist propagandası değil.

        Hükümet özel ordu kurmak ve benzeri icraattan vakit ayırıp da yeniden Kürt sorununu barışçıl yollarla çözmek için kafa yoracak olursa Kürt kadınların durumunu da etraflıca düşünmeli. AK Parti’nin bügüne kadar bölgede attığı en olumlu adımlardan biri, kızların eğitimi için fakir ailelere verdiği maddi destek ve bu paranın annelerin banka hesaplarına yatırılması oldu. Emin olun bu sayede AK Parti birçok Kürt kadınının oyunu aldı. PKK’ya ve kocalarına rağmen. Dolayısıyla seçimler yaklaşırken AK Parti’nin (ve diğer partilerinde) yapacağı en akıllı iş, milletvekilleri adayı listelerini hazırlarken BDP’nin yaptığı gibi kadınlara cömert kotalar uygulamak olacaktır.

        Peki sadece Kürt kadınları mı eziliyor? Tablonun Türkiye genelinde de hiç parlak olmadığı, Boğaziçi Üniversitesi’nin Açık Toplum Vakfı’nın desteğiyle hazırladığı bir raporla birlikte yeniden gözler önüne serildi.

        Raporu kaleme alanlar arasında yer alan Yard. Doç. Dr. Ayşen Candaş’ın Milliyet Gazetesi’nde Devrim Sevimay’a verdiği mülakata göre, kadın istihdamında OECD ortalaması yüzde 62-63 iken Türkiye’de taş çatlasın yüzde 25 civarında. Yıllardır kadın istihdamında, kadınların siyası katılımında ve kadınların toplumdaki iktisadi gücü planında kaç ülkeye bakılıyorsa Türkiye hep en sonlarda çıkıyor. 123 ülkeye bakılıyorsa Türkiye 120’nci çıkıyor. Sevimay “Kaç yıldır” diye sorduğunda Candaş, 2000’den beri kadın istihdamının giderek düştüğünü söylüyor. Ve Türkiye’nin İslam ülkeleri arasında da en sonlarda olduğunu ekliyor.

        Bu durumu tarımdaki küçülme ve daha fazla kız çocuğun okumasına bağlamak -ki hükümet bu şekilde açıklıyor- pek inandırıcı olmuyor. Türk olsun Kürt olsun kadınlar ikinci sınıf konumlarını muhafaza etmeye devam ediyorlar.

        Diğer Yazılar