Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        14 Eylül günü İngiltere’nin muhafazakâr eğilimli The Daily Telegraph Gazetesi’nde yayımlanan Con Coughlin imzalı habere göre, bu sorunun cevabı “Evet”. Coughlin’in isim belirtmeden “Batılı kaynaklara” dayandırdığı habere göre, referandum öncesi İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, AK Parti’ye 12 milyon dolar transfer etti. Bu rakamın yıl sonuna kadar 25 milyon dolara kadar ulaşacağı ve bu paraların AK Parti’nin üçüncü kez tek başına iktidar olmasını sağlamak üzere seçim kampanyasında kullanılacağı iddia ediliyor. Coughlin ayrıca İran’ın İHH’ya da mali yardımda bulunacağını yine “Batılı diplomatlara” dayandırarak ekliyor.

        Haberi okuduğumda güldüm. Birincisi, İran AK Parti’ye neden yardım etmek istesin ki? AK Parti sayesinde Türkiye, Ortadoğu’da söz sahibi olmaya başladı. Gazze çıkışlarıyla mazlumun savunucusu rolünü İran’dan çalmayı başardı. İran ve Türkiye her ne kadar dost görünseler dahi geçmişte olduğu gibi bugün de rakipler.

        Ayrıca Con Coughlin’i uzun yıllardır tanıyorum ve nasıl bir gazeteci olduğunu da gayet iyi biliyorum. Çünkü 14 yıl boyunca The Daily Telegraph’ın Türkiye muhabirliğini yürüttüm. Yaz aylarında Londra’da gazetenin dış haberler servisinde geçici olarak defalarca çalıştım. Coughlin’i yakından izleme fırsatım oldu.

        Ama hafızam beni yanıltabilir diyerek The Daily Telegraph günlerimden eski dostlarımı teker teker aradım ve “Coughlin’i nasıl bilirdiniz?” diye sordum. Cevapları aşağı yukarı aynıydı: “Matrak arkadaş, acımasız patron ve berbat gazeteci.” Con’un bizzat patronluğunu yapmış eski dış haberler müdürlerinden birine AK Parti’yle ilgili yazdıklarını anlatınca “Her yönüyle MOSSAD kokuyor” dedi. Gazetenin yıllar önce Kudüs bürosunu açan Coughlin’in MOSSAD kaynaklı haberlerini birçok kez gazetede kullandığını anlatan müdür, “Bir sürüsü asparagas ve dezenformasyondu” dedi. “Hep de ‘Batılı kaynaklara’ dayandırır bu haberlerini” diye ekledi. Ama asla isim vermez, belge yayınlamaz. İngiliz istihbarat servisi MI6 ve ABD’deki neo-con çevrelerine yakınlığıyla anılan Coughlin, Irak’ın ABD tarafından işgal edilmesinden önce Saddam’ın 11 Eylül saldırısının arkasında olduğunu ima eden birçok makale yazdı. Oysa Saddam’ın El Kaide’yle bir ilgisi olmadığı, tam tersine hasım oldukları artık ABD tarafından da teslim ediliyor.

        “Şimdilerde İran’ın nükleer silahlara sahip olduğu yönünde kalemini oynatan Coughlin, anlaşılan AK Parti’ye de vurması için talimat almış” diyor yıllarca The Daily Telegraph’ta çalışan meslektaşlardan bir diğeri. Hiç şaşırmadım. Zira 2006 yılında gazetenin dış haberlerden sorumlu müdürü olarak atandığında benden de “Türkiye’ye şeriat geliyor” türünden sansasyonel haberler istenmeye başlandı. Dış haberlerde kıyım başlatan ve en değerli muhabirlerimizi kapıya koyan Coughlin’in stiline ben de dayanamadım. Uzun yıllar severek çalıştığım gazetenin kadrosuz olarak yürüttüğüm muhabirliğini bıraktım.

        THE DAILY TELEGRAPH’A DAVA AÇMAK NEYİ ÇÖZER?

        Bana sorarsanız hiçbir şeyi. Tam tersi Coughlin’in karalamalarını gündemde tutmaktan öte hiçbir işe yaramaz. Kaldı ki gazetenin en çok tıklanan yazarlarından. Ne var ki Başbakan’ın Basın Sözcüsü Kemal Öztürkler’den öğrendiğime göre biri Türkiye’de diğeri İngiltere’de olmak üzere The Daily Telegraph’a çifte dava açılmış, Türkiye’de ne olur bilmem ama İngiltere’de kazanma şanları zayıf, zira Coughlin muğlak ifadeler kullanmış.

        Halen muhabirliğini yürüttüğüm The Economist Dergisi’nin Avrupa Editörü John Peet’in görüşlerine başvurduğumda, benimle hemfikir olduğunu söyledi. İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, The Economist’e iki ayrı dava açmış bulunuyor. Somut verilere dayanan ve özetle Berlusconi’nin ülkesini kötü yönettiğini vurgulayan The Economist’e karşı davalardan ilkini kaybeden İtalya lideri ayrıca İtalya’nın saygın gazetelerinden La Reppublica’ya açtığı bir diğer davayı da kaybetmiş.

        “Ben Erdoğan’ın yerinde olsaydım haberi net ifadelerle yalanlardım ve işime bakardım” diyen Peet, Doğan Grubu’na kesilen cezalar da örnek gösterilerek AK Parti’nin basını sindirme gayretinde olduğu tarzı iddiaların The Daily Telegraph’a açılan davayla birlikte Batı basınında daha da yankılanacağı uyarısında bulunuyor. Bizden aktarması...

        Diğer Yazılar