Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        TÜRBAN tartışmalarının yeniden alevlendiği bugünlerde duyduğum en sağduyulu sözler Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Grup Başkanvekili Bengi Yıldız'dan geldi. Başörtüsü sorunu konusunda uzlaşma arayışları içerisinde olan AK Partili milletvekilleriyle buluştuktan sonra gazetecilere açıklama yapan Yıldız şöyle konuştu: "Biz türban meselesini din ve vicdan özgürlüğü alanında görüyoruz ve çözülmesinin de başta yeni bir Anayasa olmak üzere ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye'de, özellikle Alevilerin ve gayrimüslimlerin kendilerini ifade etme sıkıntıları yıllardır tartışılıyor. Zorunlu din dersi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Türkiye aleyhine karara bağlandı. Cemevleri meselesi, azınlıkların Ruhban Okulu meselesi var. Süryanilerin, Keldanilerin kendi anadillerinde ibadet eğitim alamamaları meselesi var."

        Yıldız'ın bu açıklamasının altına ben de imzamı atarım. Sünni Müslüman çoğunluğun talepleri meşru sayılırken Alevilerin, gayrimüslimlerin hakları fasulyeden sayılırsa o zaman bunun nesine "demokratik hak" veya "din ve vicdan özgürlüğü" denilebilir? Başörtülü kadınlara üniversite kapıları açılmalı, ama Lozan Antlaşması gereği Rum Ortodoks rahip adaylarına Heybeliada'daki Ruhban Okulu'nun da kapıları açılmalı. İnanca saygılı olma iddiasındaki hükümet neden Ruhban Okulu konusunda adım atmıyor? Bunu Trakya'daki Müslümanlara yapılan haksızlıklarla açıklamanın herhangi bir mantığı olamaz. Yunanistan, Müslüman azınlığa kötü davranıyor diye biz de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Rum azınlığın haklarını gasp ediyoruz. Sonra da "hoşgörü, dinlerarası diyalog" diye nutuklar atıyoruz.

        CHP'DEKİ GELGİTLER

        Ancak bunların hiçbiri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın soruna ilişkin açıklamasını meşru kılmıyor. Bengi Yıldız'ın ifadesiyle, "Başsavcı'nın sözleri parlamentonun iradesine yapılmış bir saldırı, kuvvetler ayrılığı ilkesine uymayan bir yaklaşımdır. Henüz Yargıtay'ın önüne giden bir problem yoktur, bir dava yoktur". Yıldız yüzde yüz haklı. Ne yazık ki CHP Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Başsavcı'nın görüşlerine sahip çıkmakta gecikmedi. Parti içinde farklı düşünceler olabilir. Kılıçdaroğlu parti başkanı olarak CHP'nin başörtüsüyle ilgili pozisyonunu artık netleştirmek zorunda. Üniversitelerde başörtüsüne de "evet", ilk ve ortaöğretimde "hayır" diyen Kılıçdaroğlu, toplumsal uzlaşma babında önemli bir adım attı. Peki Cumhurbaşkanı'nın verdiği 29 Ekim Cumhuriyet resepsiyonuna gidip gitmeyeceği konusunda neden hâlâ kem küm ediyor? Yoksa askerlerden icazet mi bekliyor? Hayrünnisa Hanım, Almanya Cumhurbaşkanı'nın ziyareti sırasında bir ilke imza atarak resmi törene katılıp askerlerin önünden geçti. Kıyamet kopmadı. Anlaşılan CHP, Kürt sorununda olduğu gibi başörtüsü sorununda da TSK'nın gerisinde duruyor. Değişimi yakalamamakta direniyor.

        YAŞ MESELE

        Bengi Yıldız, gazetecilere yaptığı açıklamada son derece çetrefil bir başka noktaya da değindi. Bir ilköğretim okulu öğrencisinin, sınıfa başörtüsüyle girmek istediğinin anımsatılması üzerine Yıldız, "İleride 18 yaşına geldikten sonra isteyen insanın üniversitede de başka alanda da türbanını çok rahatlıkla kullanabileceğini ama çocuk yaşından 18 yaşına kadar olan alanda, mahalle baskısından tutun diğer baskılara kadar birçok sonuçları olacağını görüyoruz. Konunun tartışılmaya ama siyasete malzeme yapılmamaya, samimiyete ihtiyacı vardır" dedi. Bengi'nin bu sözlerine de katılmamak mümkün değil. İslami kesimde hâkim görüş, bir kızın ergenlik yaşına ulaştığında dininin gereği örtünmesi yönünde. Yani ortaokul ve lisede de başörtüsüne özgürlük isteniyor. Oysa 18 yaşından küçük gençlerin, hür iradeleriyle hareket ettiklerine dair sağlıklı veri elde etmek mümkün değil. Örneğin, bu yüzden oy kullanmaya veya evlenme hakkına sahip değiller. Bir kız çocuğuna fiziksel olarak anne olabildiği andan itibaren kadın gözüyle bakılması bana son derece ürkütücü geliyor.

        Başörtüsü sorunu, Yıldız'ın dediği gibi tartışmaya muhtaç bir konu. Bu bağlamda Hürriyet yazarı Cüneyt Ülsever'in dün yayımlanan zihin açıcı önerilerine bir göz atmanızı öneririm: Bu linkten ulaşabilirsiniz

        http ://www.h u rriyet.com.tr/yazarlar/ 16094399.asp

        Diğer Yazılar