Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Eğer referandum sonrası yapılan kamuoyu araştırmalarına bakacak olursak durum aynen böyle. AK Parti üçüncü kez tek başına iktidar olma yolunda. Önümüzdeki günlerde açıklanması beklenen bir yeni kamuoyu araştırması da aynı yönde veriler sunuyor. Araştırma şu an ambargolu olduğu için kimin tarafından yapıldığını açıklamıyorum. Şu kadarını paylaşabilirim, kurum herhangi bir partiyi "parlatma" gayretinde değil.

        Referandumdan takriben on gün sonra yapılan bu sondaja göre AK Parti'nin oyları % 40 civarında. CHP'nin oyları ise % 18.5. En çarpıcı olan da MHP'nin % 9.1 ile barajın altına düşmesi ve en popüler lider olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün % 59'la, % 58.2 alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı az farkla dahi olsa geçmesi. Referandumla ilgili şaşırtıcı olmayan bulgular da var. Örneğin, Anayasa paketinin içeriğinden haberdar olduğunu söyleyenler % 25 civarında. Oy kullananların yarısından fazlası, destekledikleri parti liderinin talebi doğrultusunda hareket etmiş.

        Benzer rakamlar, geçtiğimiz günlerde gazetemiz için de kamuoyu araştırmaları yapan Konsensus adlı danışmanlık şirketi tarafından açıklanmıştı. (Bkz: consensus.com.tr) Konsensus'un verdiği rakamlar şöyle: AK Parti % 39.4, CHP % 20.6 ve MHP % 8.9. Her iki araştırmada "işsizlik en önemli sorun" olarak tarif edilmiş. Daha birçok veri var ama bu kadarından dahi bazı neticelere varabiliriz. Birincisi Kemal Kılıçdaroğlu, ilk günlerde yakaladığı rüzgârı yitirmiş durumda.

        Değişim odaklı referandum kampanyası AK Parti'ye yeni enerji kattı. Statükoya meydan okuduğu, reformcu imajını pekiştirdiği nispette AK Parti oylarını yükseltiyor. Halkın değişim arzusu sürüyor. AK Parti'yi yenmek bir tarafa, ufukta AK Parti'yi zorlayacak ne muhalefet partisi ne de muhalefet ittifakı görünüyor.

        Ortalama vatandaşın en önemli derdi ekonomi. İkincisi de terör.

        Dolayısıyla, muhalefet değişime direnmek üzere siyaset kurmakta inat ettiği sürece oylarını yükseltemeyecek. CHP en son türban tartışmalarında görüldüğü üzere iç çekişmelerle uğraşmaktan yeni bir siyasi ufuk ortaya koyamıyor. Başörtüsü fiyaskosunun ardından CHP Milletvekili Haluk Koç başkanlığında yirmi yılı aşkın süreden sonra yeni "Kürt raporu" yazmakla görevlendirilen komisyon da partideki iç çekişmelere kurban edilirse CHP, Güneydoğu'daki yokluğunu sürdürmeye mahkûmdur. Oysa BDP ile seçim ittifakına giderek iktidar partisini zorlayabilir. MHP'nin "Vatan bölünüyor" siyasetinin prim yapmadığı, hem referandum hem de bahsettiğim kamuoyu araştırmalarından anlaşılıyor. Bu yüzden böylesi bir ittifak, BDP'nin de provokatif söylemlerden uzak durması kaydıyla en mantıklı strateji olarak öne çıkıyor. Kemal Kılıçdaroğlu yılbaşına kadar partisi üzerindeki hâkimiyetini pekiştirmez ise işi zor görünüyor.

        Ekonomiye gelince, işsizlik büyük bir sorun olmakla birlikte mevcut durumun dramatik biçimde daha kötüye gideceğine dair ciddi emareler yok. Aksine The Economist Dergisi'nin yayımladığı özel Türkiye raporunda belirtildiği üzere Türkiye önümüzdeki yedi yıl boyunca Çin ve Hindistan'ın ardından ekonomisi en hızlı büyüyen ülke olmaya aday. Seçimler yaklaştıkça AK Parti'nin bazı popülist önlemler alacağını da göz önünde tutarsak ekonomiden darbe yeme olasılığı zayıf bir ihtimal.

        AK Parti açısından en büyük tehlike, PKK bağlantılı şiddetin artmasında yatıyor. Örgüt ve Ergenekoncu işbirlikçileri bunun fevkalade farkında ve AK Parti'nin bu "zaafını" sonuna kadar kullanmaya kararlılar. Dağdakilerin ikide bir ateşkesi bozma tehditleri bu oyunun bir parçası. Ama Kürt halkı da tıpkı MHP seçmeni gibi kan üzerinden üretilen siyasetten bıkmış vaziyette. Dolayısıyla PKK eskisi gibi şiddetten beslenemeyeceğinin bilincinde. AK Parti, Kürt sorununun çözümüne yönelik adımlar atmaya devam ederse PKK'nın daha da sıkışacağı kesin. Son olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gördüğü destek, halkın oylarıyla yapılacak ilk Cumhurbaşkanlığı seçimleri için ilginç ipuçları sunuyor, uzlaşmaya işaret ediyor. Durum şimdilik böyle. Ve değişmedikçe sanırım AK Parti'nin dördüncü kez iktidara gelmesi dahi artık fantezi sayılmaz.

        Diğer Yazılar