Diyanet'te neler oluyor?
Diyanet İşleri Vakfı’na bağlı Kadın Merkezi Faaliyetleri Müdürü ve kurucusu Ayşe Sucu geçtiğimiz hafta görevden alındı. Akabinde dün merkezin Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Vildan Karabulut bir basın toplantısı düzenleyerek kendisiyle birlikte 28 kadın üyenin toplu istifa ettiğini duyurdu.
Sucu’nun görevden alınmasına tepki olarak verilen istifaları medya siteleri “Diyanet’te deprem” olarak duyururken Sucu’nun görevden uzaklaştırılmasındaki başlıca sebebin, başörtüsü konusundaki görüşlerinin olduğu haberleri yayılmaya başladı. Bilindiği gibi Sucu, “Ben başörtüsünün böyle örtülebileceğine inanıyorum” diyerek başını, saçlarının ön kısmı görünecek şekilde örtüyordu. Ankara’da yabancı büyükelçiliklerde verilen resepsiyonlarda ilgi odağı olan Sucu’yu ben de tanımıştım. Güler yüzlü, sempatik tavırlarıyla ve “ılımlı” yorumlarıyla özellikle Batılı diplomatların beğenisini topluyordu.
Sucu’yu istemeyen isim, yeni Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez olarak zikrediliyor. Hatta Sucu’nun kendisi de yakın çevresine olayı bu şekilde izah ettiği öne sürülen iddialar arasında. Bu tür spekülasyonları reddeden Görmez, Sucu’nun 14 yıldır sürdürdüğü görevine son verilmesini Diyanet işlerinde “yeniden yapılandırma” ve ayrıca kendisinin değil “Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti’nin ortak kararı” şeklinde açıklarken, diğer rivayetlere göre Sucu’nun fazla ön plana çıkmasıyla ve merkeze “başka din ve mezhep mensupları ile ateistlerin üye olduğundan ötürü” işine son verildi. Kısaca, çizilen tabloda Sucu’nun “fazla modern” çizgisiyle Görmez yönetimindeki Diyanet İşleri’ne zıt düştüğü iddialarının pompalandığı görülüyor.
Peki gerçekten böyle mi? Görmez’i ve Diyanet’i yakından tanıyan kaynaklardan edindiğim bilgiler, meselenin o kadar da basit olmadığına işaret ediyor. Birincisi, Sucu’nun “otoriter” ve “tepeden bakan” bir yapıya sahip olduğu, hatta “ulusalcı” refleksleriyle uzun zamandır tepki çektiği aldığım duyumlar arasında. İşin ilginç kısmı, Mehmet Nuri Yılmaz döneminde göreve gelen Sucu’yu uzaklaştırma kampanyası Ali Bardakoğlu başkanlığa geldiğinde başlamış. Ve Sucu’ya o dönem sahip çıkan başlıca isim de Mehmet Görmez.
Telefonla ulaştığım Sucu, görevden uzaklaştırılması konusunda sükûnetini korurken şahsına yöneltilen suçlamaları şiddetle reddederek, “Bu karalamaların cevabını yazılarımda bulabilirsiniz. Turktime sitesine girin, neleri savunduğumu okuyun, o zaman tam tersi bir insan olduğumu anlayacaksınız” dedi.
Mehmet Görmez’in, selefi Ali Bardakoğlu’nun aksine başörtüsü konusuna daha doktriner yaklaştığı iddia ediliyor. Buradan yola çıkarak Güneydoğu’da medreselerde eğitim gören Görmez’in daha muhafazakâr olduğu belirtiliyor. Sucu olayı da Görmez’in bu yönünün en net teyidi olarak öne sürülüyor. Oysa ilahiyat doktoralı kadın yazarlarımızdan Hidayet Şefkatli Tuksal’ın ifade ettiği gibi, bu tür yorumlar son derece yüzeysel kalıyor, zira “kişiler konulara göre kimi zaman daha muhafazakâr, kimi zaman daha liberal pozisyonlar benimseyebiliyorlar”. Örneğin “ılımlılığıyla” göklere çıkarılan Bardakoğlu, Kürtçe Kuran meallerine karşı çıkmıştı. Görmez ise bütün dünyada yankılanan hadislerin yeniden yorumlanması projesini başlatarak muhafazakâr kesimlerin tepkisini çekmişti. Öyle ki Görmez’in başkanlığını engellemeye yeltenen çevreler, bu projeyi aleyhinde kullanmaktan geri kalmamışlar.
Görmez’i yakından tanıyanlar, yeni Diyanet İşleri Başkanı’nın son derece ılımlı ve özellikle kadınlara büyük saygısı olduğunu vurguluyorlar. Kendi evinde hanımı için kahvaltı hazırlamaktan gocunmayan, kızına Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin teklif ettiği asistanlık görevini, başörtüsünü çıkarması gerektiği halde kabul etmesini telkin eden birinden bahsediyoruz. (Kızı gitmemeyi tercih etti.)
Görmez aynı zamanda Diyanet İşleri’nin Birleşmiş Milletler’le birlikte kadına yönelik şiddete karşı düşünülen din görevlilerinin eğitilmesi projesinin de başaktörleri arasında. Ne var ki Kurban Bayramı hutbesinde kurban kesmeye karşı çıkan hayvan hakları savunucularına yönelik sert ve bence küçümseyen ifadeleri kulağa hiç hoş gelmiyordu. Özetle Sucu olayı üzerinden göreve yeni başlayan Görmez’i değerlendirmek için henüz erken.
Düzeltme ve özür: 17.12.2010 tarihli yazımda AK Parti’nin Antalya Kepez’de olmak üzere tek bir kadın belediye başkanı olduğunu yazmıştım. Kepez Belediye Başkanı kadın değil erkek. Ayrıca AK Parti’nin üç kadın belediye başkanı var.