Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        YARIN Irak Kürdistan Federe Bölgesi’nde bir ilk yaşanacak. Başkent Erbil’de Türkiye’nin modern dans sanatçısı Zeynep Tanbay, dans grubuyla birlikte bir gösteri sunacak. Türkiye ve Irak Kürt bölgesi arasında giderek yoğunlaşan siyasi ve ekonomik ilişkilere bir de kültürel boyut kazandırmak üzere kurulan 2010 + Derneği tarafından düzenlenen etkinlik yoğun ilgiyle karşılanıyor. “Burada ilk defa bir modern dans gösterisi sunulacak, çok çok heyecanlıyım” diyor derneğin kurucu üyelerinden Nurgün Dizayi. Nurgün Hanım, Ankara’da Türkiye ile Iraklı Kürtlerin arasında en gergin dönemlerine denk gelen süreçte Mesud Barzani’nin başkanlığındaki Kürdistan Demokrat Partisi’nin temsilciliğini yürüten ve şimdilerde özerk Kürt bölgesinin Milli Eğitim Bakanı olan Safin Dizayi’nin eşi. Bursalı Nurgün ve Safin’in evliliği aslında derneğin kurmak istediği köprüyü kendi varlığıyla yıllardır simgeliyor.

        Yeni kurulan derneğin diğer üyeleri arasında Erbil’deki ilk Türk Başkonsolos Aydın Selcen’in eşi, belgesel yapımcısı Melis Birden ve Kürt aristokrasisinin önde gelen ailelerine mensup başarılı işkadını Ferda Cemiloğlu var.

        Bu üç kadının bir araya gelmesi, Kürt sorununda ne kadar yol alındığını birçok yönüyle anlatıyor. Cemiloğlu ailesi, Cumhuriyet döneminde büyük baskılara maruz kaldı. Birçok üyesi hapis yattı. Ailenin bir kısmı sürgün edildi. Nurgün deseniz, Safin ile evliliğinden ötürü Türkiye’de bulunduğu çevrelerde epey tepki çekmişti. Şimdi ise bu iki isim Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosu’nun eşiyle birlikte projeler üretecek. Eminim harikalar yaratacaklardır.

        Derneğin ilk projesi olan Zeynep Tanbay gösterisinden elde edilecek gelir, Süleymaniye kentinde üç yıl önce kurulmuş bir bale okuluna hibe edilecek. Tanbay ve ekibinin masrafları, Irak Kürdistan’ında büyük ihaleler kazanmış Makyol İnşaat, Genel Enerji, PetOil ve Atlas Jet gibi sayıları 1500’e varan Türk firmalar tarafından karşılanıyor.

        Nurgün Dizayi geçmişte yaşanan birtakım derneklere yöneltilen haksız kazanç iddialarına işaret ederek “Biz buradaki hükümetten bir tek kuruş almadık ve almayacağız” diyor.

        Şu sıralarda iki hastanenin yapımını üstlenen Ferda Cemiloğlu, Türkiye’nin Erbil’de geçtiğimiz yıl başkonsolosluk açmasını “bir milat” olarak görüyor. “Başkonsolos ve eşi inanılmaz alçakgönüllü, sıcak ve çalışkan. Onların gelmesiyle birlikte Türkiye ile ilgili geçmişte yaşananlardan kaynaklanan olumsuz imaj iyice silindi” diye sözlerini sürdürüyor Cemiloğlu. Şu ana kadar Türkiye’den hep İbrahim Tatlıses, Sevda Demirel gibi isimler gitmiş Irak Kürt bölgesine. 2010 + Derneği ise farklı sanatçılara yöneliyor. Şu sıralar Haldun Dormen’in sahnelediği Kürtçe müzikal “Çirokek Zivistane”yi (Bir Kış Öyküsü) Irak Kürdistanı’na getirmek istiyorlar. Ayrıca Cemil İpekçi de Mardin’de Kürt yerel giysilerin sergilendiği tarzda bir defile için davet edilecek. Tabii para lazım. “Türk firmaları burada ceplerini ciddi paralarla doldurdular, artık onların da çorbada birazcık olsun tuzu olsun” diyen Nurgün Dizayi bu projelere TC Kültür Bakanlığı’nın da sponsorluk etmesi gerektiğine inanıyor.

        29 Ekim resepsiyonunda Türk ve Irak Kürdistan bayraklarını yan yana görünce hüngür hüngür ağladığını açıklayan Dizayi, “Tarihe tanıklık ettiğimi hissediyorum” diyor.

        Gerçekten de daha birkaç yıl öncesine kadar “Kürdistan” sözcüğü duyulduğunda kanların donduğunu ve “Kuzey Irak” dendiğinde sadece savaş, terör, PKK gibi olguların akla geldiğini düşünürsek hakikaten ilişkilerde varılan noktanın mucizevi yanları var. Bağdat’ta kurulan yeni merkezi hükümet ve meclis, petrol ve doğalgaz gelirlerinin paylaşımını düzenleyen yasa konusunda anlaşmaya vardığında, Türkiye ve zengin enerji kaynaklarına sahip Irak Kürdistanı bölgesi arasında kurulacak boru hattı ağı, bizleri daha da yakınlaştıracak. Ekonomilerimizi daha da entegre edecek, Rusya ve İran’a olan bağımlılığımızı azaltırken Türkiye’nin Avrupa’ya uzanan enerji köprüsü olma yolundaki hedefini pekiştirecek. 2010 + gibi dernekler sayesinde ise siyaset ve ticaret ötesinde Türkler ve Iraklı Kürtler arasında sanat ve yine Dizayi’nin ifadesiyle “sevgi” akacak. Yeter ki derin güçler araya girmesin.

        Diğer Yazılar