Kemal Kılıçdaroğlu: Sert sessiz
FARK ettiniz mi? Son zamanlarda Kemal Kılıçdaroğlu eski ürkekliğini attı. Daha özgüvenli. Meclis'te kürsüye doğru yürürken adımları daha emin. Seçim mitinglerinde yaptığı konuşmalarda AK Parti'yi eleştirirken daha sert ama bir o kadar da mizahi bir dil kullanıyor. Örneğin, Zonguldak mitinginde YGS'yle ilgili şaibelere değinirken, "Şifreli hayat ne kadar rahat" dedi. Nihayet "Kürt" sözcüğünü ağzına aldı. Örnekleri çoğaltabiliriz...
Ancak Kılıçdaroğlu'ndaki bu değişim, mütevazılığı pahasına gerçekleşmedi. Maçoluğa soyunmuyor. Yine efendi. Yine sakin.
Ben başından beri Kılıçdaroğlu'nun göründüğünden çok daha güçlü ve sebatlı biri olduğunu savundum. Ve özünde insan haklarına duyarlı demokrat bir mizaca sahip olduğunu. Memleketi Tunceli'de ailesi ve onu yakından tanıyanlarla yaptığım görüşmeler bu hislerimi iyice pekiştirdi. Zaten doğduğu Ballıca Köyü'nden CHP liderliğine kadar kat ettiği yol pek çok şeyi anlatıyor. Bu yönlerini geçtiğimiz günlerde yayınlanan "Dersim'den Bakınca Kemal Kılıçdaroğlu" yazı dizisinde yansıtmaya çalıştım.
Önder Sav ekibini bertaraf etmesi, eski Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu'nu statükocuların itirazlarına rağmen genel başkan yardımcılığına getirmesi, Kemal Kılıçdaroğlu'nun öyle eğreti bir lider olmayacağına işaret ediyor.
Seçim manifestosuna baktığımızda CHP'deki çarpıcı değişim net olarak görünüyor. İnsan ve özgürlük odaklı metinde CHP'nin asla telaffuz edebileceğini hayal edemediğimiz, darbelere kılıf niteliğindeki Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 35'inci maddesinin değiştirilmesi gibi öneriler sıralanıyor. AK Parti'nin hizmet vurgulu seçim bildirgesi CHP'ninkiyle karşılaştırılınca sanki hafiften statükocu bir tat veriyor.
Dikkat ettim, Kılıçdaroğlu'nun imajı daha bir dinamik. Kendisine çok da yakıştırmadığım kırmızı renkteki balıkçı yaka kazaklarla daha sportif ve çağdaş bir görünüme bürünülmesi isteniyor. (Naçizane fikrim, açık yakalı gömlekler, hele çizgili olanları (Etro da olabilir!) daha hoş duruyor.)
2009 yılında Güneş Gazetesi yazarlarından RızaZelyut, yaptığı bir söyleşide Kılıçdaroğlu'na, "Sanki sinirlerini aldırmış bir insan pozisyonunda duruyorsun" demiş. Kılıçdaroğlu ise "Bu benim doğal durumum. Bürokraside çalıştım, değişik bakanlarla çalıştım. Bütün bunlara baktığınız zaman tabii ki insanın üzüldüğü, sinirlendiği zamanlar oluyor. Ama sonuçta bizlerin topluma örnek olarak sinirlerimize hâkim olmamız gerekiyor. O nedenle ben tartışmalarda bana hakaret bile edilse bunları görmezlikten ya da duymazlıktan geliyorum" yanıtını vermiş. Bana kalırsa Kılıçdaroğluğu'nun esas gizli silahı, bu sakin ama gittikçe kararlı hali.
Zelyut'a verdiği röportajda Kılıçdaroğlu amatör rock grubunda davul çalan oğlundan da söz etmiş. Grubun ismi "Sert Sessizler". Bu isim Kılıçdaroğlu'nu da oldukça iyi tarif ediyor: "Sert sessiz."
En sonki kamuoyu yoklamaları, AK Parti'nin açık farkla önde gittiğine işaret ediyor. Metropoll'ün en son yayınladığı ankete göre kararsızların oyları dağıtıldıktan sonra AK Parti yüzde 47-50, CHP 27-30 ve MHP 12-14 bandında görünüyor.
Yüzde 10 baraj sisteminden dolayı bu tablo karşısında sandalye dağılımının nasıl olacağını tam olarak kestirmek mümkün olmasa dahi, eğer bu oranlar devam ederse AK Parti'nin milletvekili sayısında bir düşüş olması muhtemeldir.
Bu arada "CHP yüzde 30'un altına düşerse Kılıçdaroğlu istifa etmeli" diyenler, bir de 99 seçimlerini hatırlasalar iyi ederler. Hani CHP'nin tarihte ilk kez Meclis'e giremediği seçim. Evet, Deniz Baykal "istifa" etti ama "ısrarlar" üzerine yapıştığı koltuğuna daha soğumadan yine döndü. Peki CHP yüzde 25 altında oy alırsa o zaman Kılıçdaroğlu'nun liderliği sorgulanabilir mi? Bence hayır.. Zira AK Parti'nin aksine CHP ilçe zemininde hiç de örgütlü değil. Tam bir KİT görünümünde. CHP'nin bir yıllık lideri Kılıçdaroğlu'nun, partisine hâkim olma savaşı vermekten CHP'nin bu vahim zaafıyla pek uğraşacak zamanı olmamıştır sanırım. İktidar partisinin Rolls Royce gücündeki seçim makinesiyle nasıl baş eder emin değilim.
Ama her halükârda şunu söyleyebiliriz: "Sert sessiz" Kılıçdaroğlu sayesinde bu seçimler çok daha ilginç ve umarım eğlenceli geçecektir.