Seçimler üzerine
ÇOK şükür bu seçimleri de kazasız belasız atlattık. İlk önce çuvaldızı kendimize batıralım. Askeri vesayet ve arkasındaki ulusalcı zihniyeti reddederken, Kürtlerin, başörtülülerin haklarını savunurken, son kertede AK Parti'nin vaat ettiği "ileri demokrasinin" müritleriyken bizlerde AK Parti'nin 2007 seçimlerindeki zaferini hem arzu ediyorduk hem de öngörebiliyorduk. Arzu ettiğimiz için öngörüyorduk.
Ama ne zaman ki Başbakan medyanın üzerine gitmeye başladı, Kürt açılımını derin dondurucuya soktu, milliyetçi muhafazakâr söyleminin dozunu artırdı, heykeller yıktırdı ve işi Kemal Kılıçdaroğlu'na Alevi kimliği üzerinden vurmaya vardırdı. AK Parti'nin seçimleri yine kazanacağını ancak bu kez oylarında düşüş olacağını tahmin ettik. Çünkü öyle arzu ettik. Çünkü seçmen bu davranışlarını ödüllendirmesin istedik. Oysa seçimlerden önce il il gezmiştik. Sözde "halkın nabzını tutmuştuk". Kabul etmek istemediğimiz gerçek şu ki ortalama vatandaşın derdiyle bizim derdimiz başka. Seçmen "istikrar, hizmet, güçlü lider" dedi. "İfade özgürlüğü"nden ziyade "inanç özgürlüğü" dedi. İnsan haklarından ziyade "taksitle alışveriş" dedi. Sanat yerine "duble yol" dedi. Ve kaderini test edilmemiş bir isme, Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim etmek istemedi. Ve böylece Tayyip Erdoğan'ı bir kez daha baş tacı etti.
Kılıçdaroğlu'na gelince, hezimete uğradı demek büyük haksızlık olur. Birincisi çok partili yaşama geçildiğinden beri Türk seçmeni hiçbir zaman sola rağbet etmedi. Muhafazakâr milliyetçi damar her daim baskın geldi. Ekonomide büyük kriz yaşanmadığına göre bu değerleri temsil eden AK Parti'nin başarısı hiç de şaşırtıcı gelmemeli.
İkincisi Kılıçdaroğlu CHP'nin oylarını istenen düzeyde olmasa dahi yine de yükseltti. "Yeni CHP" sloganıyla ortaya atılan antimilitarist özgürlükçü söylemler ulusalcı tabanı MHP ye itmiş olabilir. Hatta Kemal Bey'in Alevi ve Dersimli olması da bu tiplerde alerji yaratmıştır. Ancak böylesi bir tabanı küstürmeden CHP de değişim söz konusu olamazdı. Olamaz. Güle güle gitsinler o ulusalcılar.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun en büyük hatası tam da yeterince cesur davranmamasında yatıyor.
Ergenekon sanıklarını aday yapmasaydı, Kürt ve başörtüsü sorunlarında bir ileri bir geri adım atmasaydı daha inandırıcı olacaktı belki. Benim aklımda hâlâ kendi memleketi Dersim'de (Tunceli) yaptığı mitingde birkaç kelime dahi olsa Zazaca konuşmaması kaldı. Buna rağmen Dersim deki koltukların her ikisini de CHP kaptı. Dolayısıyla BDP'nin güçlü adayı Ferhat Tunç Meclis dışında kaldı. Dersimliler "Alevi" diye horlanan öz oğullarına sahip çıktılar. Umarım Kılıçdaroğlu vakit ayırıp memleketine gider ve vefalı Dersim halkına teşekkür eder. "Bu yine senin dar liberal pencereden bakışın" diyebilirsiniz ama CHP'nin gerçek anlamda sosyal demokrat bir parti haline gelebilmesi için "yeni CHP"nin tamamıyla kabuk değiştirmesi gerekiyor. Yoksa bir sonraki seçimde silinip gider.
Son olarak CHP oylarını beş puan yükselttiyse eğer bu AK Parti'yi veya MHP'yi cezalandırmak isteyen seçmenlerden kaynaklanmadı. Tam tersi Kemal Kılıçdaroğlu'nun kişisel başarısından kaynaklandı. Özellikle kadınlar ve gençler onu çok sevdiler. Seçim süreci Kılıçdaroğlu'nun kalfalık dönemiydi. Şimdi ise anamuhalefet lideri olarak ustalık dönemi başlıyor. Yeter ki CHP' nin o bıktıran usandıran Bizans oyunları yeniden sahnelenmesin.
'SARI-KIRMIZI-YEŞİL'İN ZAFERİ
Bu seçimin esas galibi bağımsız adaylarla yarışan ve milletvekili sayılarını 22'den 36'ya yükselten Kürtler oldu. Bu başarılarının etkisi önümüzdeki döneme damgasını vuracak. Zira AK Parti' nin 330 un altında kalmasıyla birlikte BDP anahtar parti konumuna geldi. Yeni anayasa yapılacaksa eğer Kürtlerin talepleri kale alınmak zorunda.
Bu noktada Başbakan Erdoğan'ın yapacağı tercihler Türkiye nin bekasını ilgilendiriyor. Arkasına aldığı bu müthiş toplumsal desteği Türkiye nin en önemli sorununu çözmek için kullanırsa herkes kazanır. Ama kişisel hırslarına yenilip de başkanlık hesapları uğruna Kürtlere rağmen bir yola koyulursa o vakit hepimiz kaybederiz. Hem de en acı ve sarsıcı biçimde. Darbecilerin defterini düren Tayyip Erdoğan akan kanı durduran ve memleketimize kalıcı barışı getiren lider olarak tarihe yazılmaya aday...