Güneydoğu'dan kadın manzaraları
BATMAN
MEHMET Çelik 40 yaşındayım diyor ama aslında 45 yaşında. Çiçeği burnunda eşi Nesrin ise 25. Batman'da esnaflık yapan Çelik'in ikinci evliliği ve son derece mutlu olduğunu söylüyor. Çiftin bir de 1.5 yaşında bir kızları var. Bunun neresi ilginç diye soracak olursanız Nesrin son birkaç yıldır Suriye'den "ithal" edilen yüzlerce "gelin"den biri. Suriyeli gelinler haberini ilk duyduğumda feminist alarm sistemim bangır bangır ötmeye başlamıştı. Özellikle gelen kızların kuma olarak getirildiklerini duyduğumda asabım epeyce bozulmuştu. Suriye ile vizelerin karşılıklı kaldırılmasının, kurulan "stratejik" işbirliğinin ilk meyvesi bu mu olacaktı yani?
Geçtiğimiz pazartesi günü Güneydoğu'da bir nabız yoklama turuna çıktığımda yolum Batman'a düştü. Suriyeli gelinlere burada çok rağbet olduğunu duymuştum. Gidip belediyenin nikâh memuruyla görüştüm. 25 yıldır çiftleri evlendiren Nuri Turgut sadece bu yılın ilk altı ayında tam 200 tane Suriyeli kadın ile Batmanlı erkeği evlendirdiğini söyledi. "Peki neden Suriyeliler?" diye sorduğumda meselenin büyük ölçüde "ekonomik" olduğunu anlattı.
Batman'da kız almak neresinden baksan en az kırk elli bin liraya patlarken Suriyeli kızlar sadece 5 bilemediniz 10 bin liraya mal oluyormuş. "Hem Suriyeli kadınlar çok bakımlı, saç makyaj asla ihmal etmiyorlar ve kocalarına da çok ama çok iyi davranıyorlar. Söz dinliyorlar" diyor Turgut. Suriyeli gelinlerin büyük çoğunluğu Kürt. Bu yüzden dil kültür sorunu yaşanmıyor. Nesrin'e soruyorum memnun musun diye. Evet diyor ve yalan söylediğini düşünmüyorum. "Mehmet'e ilk bakışta vurulmuştum zaten" diyor sürmeli gözlerini süze süze. Suriye'nin Kürt bölgesi fakirlikten eziliyor. Erkelerin yansı Avrupa'ya kaçak yollardan iş bulmaya gidiyor ya da Kuzey Irak'ta PKK saflarına katılmak için dağa gidiyor. Kızlara koca yok.
Nesrin Suriyeli gelin ticaretine ilişkin önyargılarımı bir nebze olsun kırmışken bir başka çifte rastlıyorum. Batmanlı damat Mehmet Taş en az 70 yaşında Suriyeli gelin Zübeyde ise 39. Bu, Mehmet'in üçüncü evliliği. İlk ikisinden tam 14 çocuğu var. Ve gözü doymamış olmalı ki hiç utanmadan bana "Senin çevren geniştir bana bir kız bulsana diyor". O anki öfkemle burada telaffuz edemeyeceğim bazı kelimeler fırlıyor ağzımdan. Taş gevrek gevrek gülüyor. "Sıfır kilometre olsun" diyor. "Sıfır kilometre" lafının anlamını bize isminin açıklanmasını istemeyen, "hayır işi yapıyorum" diyen ama düpedüz simsarlık yapan bir şahıs anlatıyor. "Ablacım sıfır kilometre el değmemiş demek" diyor. "Benim müşterilerim hep sıfır kilometre dört çarpı dört gibi karılar istiyorlar" diye sözlerini sürdürüyor. Ve ekliyor: "Kız tarafı da parası olsun, bekâr olsun bir de 'Osmanlı kurşunu' atabilsin istiyor." "Osmanlı kurşunu ne demek?" "Yani erkeklik görevini yerine getirebilsin" diyor simsar sırıtarak. Adam tam bir profesyonel. 70 yaşında bir müşterisine "Kara kuru, uzun boylu, karga burunlu, hafif kel bir karı" bulmuş. Müşteri beğenmeyince de "Sen de çirkinsin hem bu karıyı alırsan gözün arkada kalmaz buna bakan olmaz" diyerek ikna etmiş. Çift gayet de mutluymuş. Yakalanıp üç ay hapis yatana denk simsar, bir de çakma Viagra hapları getiriyormuş Irak'tan ve Suriye'den. "Talep çok ama içeri girdikten sonra tövbe ettim" diyor simsar.
Nikâh memuru Nuri Turgut çiftler arasında genellikle büyük yaş farkı olduğunu teyit ediyor. Ve durumun kendisini de üzdüğünü belirtiyor. "Eskiden Rus kızları modaydı" diyor. Bakalım Suriyeli modası ne kadar sürecek? Asabım gayet bozuk bir şekilde nikâh dairesinden çıkıp soluğu Batman Belediye Başkanvekili Serhat Temelin yanında alıyorum.
Genç güler yüzlü başkanvekili ve başkanvekili yardımcısı (seçilen başkan KCK davasından hapiste yatıyor) Gülistan Akel biraz olsun sinirlerimi yatıştırıyorlar. BDP kadar kadın erkek eşitliğini gözeten başka bir parti yok. Bu noktaya bu sütunda daha önce de değinmiştim. Batman Belediyesi'nin son uygulamalarından biri salı günlerini "Kadınlar Günü" ilan etmek olmuş. Belediye otobüsleri ve sinemalar salı günleri kadınlara bedava. Akel "Şöförler kadınlara nerede ineceksin diye sorunca 'Sana ne' cevabı alıyorlar. Çünkü birçok kadın klimalı otobüste gezmekten hoşlanıyor, buna eğlence gözüyle bakıyorlar" diyor. Bu sayede varoşlara hapsolan kadınlar, genç kızlar şehir merkeziyle tanışıyor. Özgüvenleri artıyor. Zaten Kürt siyasal hareketinin genel anlamda böyle bir etkisi oldu. BDP'lilere sorarsanız erkek kadın eşitliğinde PKK öncülük etti. Kadını evden dağa çıkarıp eline silah vererek Kürt toplumu nezdindeki imajını değiştirdi. Güçlü kıldı. Onları örnek alan kadınlar bu kez kendilerini asırlardır ezen döven horlayan erkelere meydan okuma cesaretini topladılar. Belki de "her şeye evet" diyen Suriyeli kadınlar bu yüzden daha cazipler... Her halükârda umarım, kadınların dağa çıkmadığı ve araba gibi pazarlanmadığı günlere kavuşuruz. Batman'dan şimdilik bu kadar...