Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        PERŞEMBE gecesi Antalya Altın Portakal Film yarışması kapsamında en son gösterilen eser Caner Alper ve Mehmet Binay'ın yönettiği "Zenne" adlı filmdi. 2008 yılında eşcinsel olduğu için babası tarafından öldürüldüğü iddia edilen Kürt genci Ahmet Yıldız'ın hikâyesi etrafında örülen filmi köşemde daha önce anlatmıştım.

        Siz bu satırları okurken ödül alıp almadığı belli olmuş olacak. Ancak şimdiden şunu net olarak söyleyebilirim: Zenne ödül almasa dahi (ki burada bulunan birçok otorite Alper ve Binay'ın ilk uzun metrajlı çalışmasının "En İyi Film Ödülü"nü alabileceğini dün itibarıyla dillendiriyordu) seyirciler tarafından ödüllendirdiler.

        Atatürk Kültür Merkezi'ndeki salonu hıncahınç dolduran seyirciler "Zenne"yi dakikalarca ayakta alkışladılar. Film boyunca hıçkıra hıçkıra ağlayanlar, derin derin iç çekenler bir an olsun gözlerini ekrandan ayıramadılar. Sanki tek yürekle "Hepimiz gay'iz, hepimiz Ahmet'iz" diye haykırıyorlardı. Oysa Türkiye'nin "ilk gay namus cinayeti" olarak basında yankılanan Ahmet Yıldız'ın trajedisinin yanı sıra Zenne, gay'lerin askerlikten muaf tutulmaları için maruz kaldıkları aşağılayıcı muameleyi de konu ediniyor.

        Pasif cinsel ilişkiyi belgeleyen fotoğraflar istenmesinden tutun anal muayeneye varan o iğrenç yola kadar. Yıllarca tabu olan bu meseleyi cesurca ele alan "Zenne"ye tepki yağacağından, hatta festivale bile dahil edilmeyeceğinden kaygılanan Alper ve Binay, seyircinin bu şefkat ve takdiri karşısında hayretlerini gizleyemediler.

        Seyircinin refleksleri aslında Türkiye'de yaşanan değişimin net bir tezahürüydü. Filmin akabinde düzenlenen basın toplantısında soru sormak yerine filme duydukları hayranlığı dillendiren gazeteciler, Zenne'nin etkisini üstlerinden atamamış gibiydiler. Hele Yıldız'ın babasını canlandıran usta oyuncu Ünal Silver, kendi kızının eşcinsel olduğunu söyleyip "Ben evladımın kanser olmasına üzülürüm, eşcinsel olmasına değil" deyince alkış tufanı yeniden koptu.

        Filmin belki en vurucu mesajı da zaten buydu. "Evladımızın cinsellik dahil tercihleri ne olursa olsun onları oldukları gibi kabul edip sevmeliyiz." Filmde Zenne karakterini oynayan Kerem Can'ın annesi rolündeki Tilbe Saran'ın ifade ettiği gibi, öncelikle yapmamız gereken şey çocuklarımıza "iyi ve dürüst insan" olmayı yeğlemektir. Silver ise "Bu film kızıma benden hediye" dedi.

        Ne yazık ki Antalya'daki izleyici kitlesi Türkiye'deki açılımı verse de geneli asla yansıtmıyor. Daha geçtiğimiz günlerde Gaziantep'te bir "travesti namus cinayeti" işlendi. Yüksekten düşüp yaralanan (belki de birileri aşağıya itti) Ramazan Çetin, yattığı hastanede ağabeyi Fevzi tarafından vurularak öldürüldü.

        Polise teslim olduktan sonra, "Namusumuzu temizledim. Bu utançtan kurtulduk" diyen ağabey hiç de pişman değildi. Geçtiğimiz ay ise İstanbul Bahçeşehir'de dövüldüğü ve üç yerinden bıçaklandığı tespit edilen travesti Nihat Kurt'un katili henüz bulunamadı. Tıpkı firarda olan Ahmet Yıldız'ın babası Yahya gibi.

        Özellikle travestilere yönelik şiddet nedense siyasetçilerimizin pek dikkatini çekmiyor. Meclis'te temsil edilen partiler arasında bu konuya duyarlı tek oluşum Barış ve Demokrasi Partisi (BDP). Ancak "Eşcinsel üye kabul etmeyiz" diyen AK Parti'de de olumlu gelişmeler var. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, geçtiğimiz günlerde Lezbiyen Biseksüel Gay Travesti Transseksüel sivil toplum örgütü temsilcilerini makamında kabul etti.

        Perşembe günü Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen Antalya Kadın Zirvesi'ne katılan Şahin, keşke Zenne'yi de izleyebilseydi. Zirve bildirgesinde 180 günde 130 kadının şiddete kurban gittiği bilgisi yer alan rapor gerçekten tüyler ürperticiydi. Ya katledilen travestiler? Veya eşcinseller? Resmi istatistiklerde ne zaman yer alacaklar?

        Daha önemlisi, yeni Anayasa'da cinsel yönelim temelli ayrımcılığın önünü kesecek hak ve güvenceler yer alacak mı? Anamuhalefet partisi CHP, milyonlarca vatandaşımızı ilgilendiren bu konuya ağırlık verecek mi? Öğrenmek hakkımız.

        Diğer Yazılar