Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        UZUN yıllar bu soruya cevabım "Hayır" oldu. "Ama Kürtlere, Ermenilere, Rumlara yapılanları nasıl izah edebiliyorsun?" diye soran yabancı tanıdıklarıma bunun ırkçılıkla değil tarih ve siyasetle ilgili olduğunu savunuyordum hep. Benim sığ sosyolojik birikimimde ırkçılığın tanımı ötekini dış görünüşü, ten rengi yüzünden horlamaktı. Oysa benim babam Bangladeşliydi. Kapkaraydı. Çevremizde kimse onu bu nedenle aşağılamamıştı. Rahmetli sarışın, mavi gözlü Uşaklı anneannem "Çikolata prensim" diye babamı sever, sarılırdı.

        Ama kazın ayağı başkaymış. Babama sergilenen "hoşgörü" daha ziyade mensubu olduğumuz sosyal sınıfla alakalıymış meğer.

        Gazetecilik hayatına atıldığımdan beri bakıyorum, benim fikirlerimden hazzetmeyenler "Pis Bangladeşli", "Defol iğrenç Bangladeşli" türünden yorumlarla akıllarınca beni yaralamaya kalkıyorlar. Yazılarım internette yayınlanmaya başlayalı beri bu tür hakaretlere daha sık rastlar oldum. Hatta Ermeni soykırımı ve Türkiye-Ermenistan diyaloğu üzerinde fazlaca kalem oynattığımdan olsa gerek beni Ermeni zannedip "Pis Ermeni" diyenler de oluyor. Diyeceksiniz ki, "Bunlar cahil, eğitimsiz, lümpen tipler". Ne yazık ki meslektaşlarım arasında da bana Bangladeşliliğimle "vurmaya" kalkanlar oldu.

        Adı lazım olmayan bir köşe yazarı, vakti zamanında bir yazımı "O ne bilsin Bangladeşli" diyerek küçümsemişti. Daha geçenlerde oldukça popüler bir hazret, "Ben Pakistanlıları filan sevmiyorum" diye buyuruverdi. "Neden?" diye sorduğumda, "Ay öyle işte, gıcık oluyorum o coğrafyadakilere" dedi viskisinden derin bir yudum aldıktan sonra. Bir başka saygın kalem ise benim gibi yarı Türk olan bir diğer meslektaşımızla ilgili, "O Türkiye hakkında benim kadar söz sahibi olamaz" açıklamasında bulundu. "Neden?" diye sorunca, "Tam Türk değil de ondan" cevabını aldım. Kim "tam Türk" gerçekten merak ediyorum. "Tam Türk" olmak ne tür bir üstünlük sağlıyor? Bunu da...

        Türkiyeli olduğum kadar Bangladeşli olmaktan da onur duyuyorum. Evet Bangladeş çok fakir bir ülke. Hep seller, kasırgalar ve açlıkla anılır. Hiç unutmuyorum... Babam başkent Dakka'da Dışişleri Bakanlığı'nda görevliyken resmi arabası öyle dökülüyordu ki bir penceresi kartondandı. Yurtdışına büyükelçi olarak çıktığında ise makam arabası Volkswagen'di. Ama ülkemizi daima gururla temsil ettik.

        Ve soruyorum: Bangladeş'i beğenmeyenler acaba Bangladeş hakkında ne kadar fikir sahibiler? Orhan Pamuk Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldığı yıl bir Bangladeşli "mikro kredi finansman'ın mucidi" Muhammed Yunus da iktisat dalında Nobel almıştı. Rahmetli Bülent Ecevit'in Türkçe'ye çevirdiği dünyaca ünlü şair Rabindranath Tagore da Bengalliydi.

        Dünyaca ünlü sitar ustası Ravi Shankar da öyle. Sosyal paylaşım sitesi Youtube'un üç kurucusundan biri Bangladeşli Jawad Karim. Bangladeş mükemmel olmasa da demokrasiyle yönetilen bir ülke, başbakanımız da ana muhalefet liderimiz de kadın. İçişleri, Dışişleri, Tarım İşleri, Çalışma ve Kadın İşleri bakanları da öyle. Bangladeş'in ekonomisi yılda ortalama yüzde 6 büyüyor. Türk tekstilcilerinin yeni üretim üssü haline geliyor. Ama tabii ki Bangladeş'in kat edeceği daha çok yol var. Aşırı nüfus ve yolsuzluk en büyük sorunlar olarak devam ediyor.

        Yine de ömrünüzde unutamayacağınız bir geziye çıkmak isterseniz dünyanın ender bakir ormanlarından Bengal kaplanının ocağı olan Sunderbanlara bir "yeşil" tura çıkmanızı tavsiye ederim. Arkadaşlarınızla birlikte kiralayabileceğiniz ufak buhar gemisiyle Ganj Nehri'nin Bengal Körfezi'ne doğru aktığı sularda üç gün boyunca neler göreceksiniz neler. Maymunlar, krokodiller, yunuslar, envai renkte tropikal kuşlar, geyikler, yaban domuzları ve eğer şansınız yaver giderse Bengal kaplanları. Ve nehir okyanusa döküldüğünde karşınıza irili ufaklı bomboş adacıklar ve dünyanın en uzun ve yine bomboş bembeyaz kumsalı karşınıza çıkacak. Gemideki servis de on numara. Yeşil Tur için tavsiye edebileceğim en güvenli şirket The Guide Tours Ltd (www.guidetours.com).

        Türk Havayolları, Dakka'ya haftada dört kez uçuyor. Bangladeş Turizm Bakanlığı'na ait posterlerde yazıldığı gibi: "Turistler gelmeden gelin!"

        Ha bir de minik bir hatırlatma: İstiklal Savaşı'nda Türkiye'ye altın yollayan ve Türkiye İş Bankası'nın kuruluşuna sermaye sağlayanların başında Müslüman Bangladeşliler vardı...

        Diğer Yazılar