Son Dakika

1915 ile yüzleşmek

24.04.2012 - 10:22 | Güncelleme:

BUGÜN 24 Nisan. Bundan tam 97 yıl önce bu topraklarda binlerce yıl sulh içinde yaşayan Ermenileri sistematik ve planlı biçimde yok etme harekâtına start verildi. Sadece Ermeniler değil, Süryaniler de Anadolu'dan silinecekti. Ve büyük ölçüde silindiler. 1915'e dek sayıları milyonlarla ifade edilen Hıristiyanlar artık Türkiye'de yok denecek kadar az.
1915, 20. yüzyılın sayılı katliamlarından biriydi. Giydirilen kılıf ise vatan hainliğiydi. Birtakım Ermeni komitacıların, dış güçlerin tahrikiyle Osmanlı'ya karşı giriştikleri silahlı mücadele bütün bir halka mal edildi. İttihat ve Terakki hükümeti bu insanlık dışı operasyonun adını tehcir koydu. Suriye'nin Der Zor çölünde neticelenen o zorunlu "yolculuk" boyunca yüz binlerce Ermeni ya hastalıktan, ya açlıktan öldü ya da öldürüldü. Kadınlar tecavüze uğradı. Karınlarındaki bebeklere dahi acınmadı. Yanlarında götürebildikleri tek tük ziynetleri yağmalandı.
Geriye kalan evlerine, fabrikalarına, bağlarına bahçelerine el kondu. Devlet himayesinde yaratılan yeni ulusal burjuvazi arasında parsellendi. Günah üzerine günah, haram üzerine haram eklendi. Kendilerine adres gösterilen Der Zor çölüne varmaya başaran Ermeniler ya bir şekilde kaçtı (ve bugün Ermeni diasporası dediğimiz topluluğu oluşturdu) ya da orada katledildiler. Toplu halde. Bu dramın ortasında sayısız Türk, Kürt, Alevi; Ermeni komşularına el uzattı. Binlercesini gizledi, korudu. İttihatçıların yaptıkları bütün Türkiye'ye asla mal edilemez.
Peki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak eşit haklara sahip olmaları gerekirken devlet katında gayrimüslimlere hâlâ en hafifiyle "yabancı" ama daha ziyade "dış mihrak" uzantısı olarak bakıldığını kim inkâr edebilir? Hani emniyette, Meclis'te, orduda var mı bir tek üst rütbeli gayrimüslim? Osmanlı zamanında bilmem kim paşa veya vekil vardı diye övünüyoruz; iyi de neden şimdi yok?
Ergenekon davasının özü, tam olarak dipdiri ayakta duran bu İttihatçı zihniyet. Ergenekon tayfasının Rum Ortodoks Kilisesi'ni etkisizleştirmek üzere devlet eliyle 1921'de kurulmuş ve herhangi bir cemaati bulunmayan Türk Ortodoks Patrikhanesi'nde toplanmaları tesadüf olabilir mi? Ya Ermeni Patriği Mesrob Mutafyan'a yönelik suikast planları? Onu beceremediler.
Hrant Dink maalesef aynı şansa sahip olamadı. Ve "Hrant'ın ölümünde Ergenekon parmağı olduğu kesin". Bu sözler meseleye en çok kafa yoranlardan biri olan Radikal yazarı Avukat Orhan Kemal Cengiz'e ait. 2007 yılında Malatya'da misyonerlik yaptıkları gerekçesiyle vahşice öldürülen 1'i Alman 3 kişinin aileleri adına davalara katılan Cengiz, "Eğer 5 yıldır gayrimüslimlere yönelik suikast düzenlenmediyse bunun en büyük sebebi Ergenekon davasıdır" diyor. Ve ekliyor: "1915'te kurulan düzen ilk kez yargı önüne çıkıyor."
Darbe dahil her nevi karanlık işlere bulaştıkları muhtemel bu güruhun yargılanması gerçekten tarihi önem atfediyor. Ama uzun tutukluluk süreleri, sırf bazı listelerde isimleri görünüyor diye muhtemelen masum olan insanların içeri tıkılması gibi bir dizi hukuksuzluk davayı gölgeliyor. Ancak Cengiz'in vurguladığı gibi bu davadaki esas eksik, İttihatçı damarın yeterince araştırılmaması. Oysa sanıklardan Ergun Poyraz'ın kaleme aldığı "Misyonerler Arasında Altı Ay" gibi gayrimüslimlere karşı kin ve nefret pompalayan yayınlar bu ırkçı zihniyeti gözler önüne seriyor.
Malatya katliamı ve Rahip Santoro ile Hrant Dink cinayetlerini aynı zincirin halkası olarak gören Cengiz, 1915'e kadar uzanan zihinsel suç haritasını deşifre etmek için "Elimizde altın fırsat, hatta bir maden var" diyor. Peki bu fırsattan neden yararlanılmıyor? Çünkü 1915 ile yüzleşmeye halen hazır değiliz de ondan.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000