Türkiye, Suriye'ye ne yapmalı?
DÜŞÜRÜLEN uçak eğitim uçuşu yapıyordu. Türkiye'nin radar sistemlerini sınıyordu. Anlaşılan Suriye'nin de radar sistemlerini sınamış oldu ve de malum son... Pilotlarımız hâlâ bulunamadı. Umarım ki sağ salim kurtulurlar ama uçağın enkazından gelen haberler hiç ümit verici değil.
Türkiye bu durum karşısında ne yapacak, ne yapmalıdır? Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun dediği gibi Suriye düşmanca davrandı. Uçağımız kısa süreli de olsa Suriye hava sahasını deldiğinde herhangi bir uyarı kanalını devreye sokmadan direkt vurdu. Suriyelilerin, uçağın Türk uçağı olduğunu bilmedikleri palavrasına kargalar dahi güler.
Dün ise Suriye'nin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, uçağın güdümlü füzeyle değil menzili sadece 2.5 kilometre olan bir uçaksavarla vurduklarını açıkladı ve ortak araştırma komisyonu kurmayı teklif etti. Uçak hava sahalarını ihlal edince hemen tepki vermeleri gerekiyormuş; çünkü çok alçaktan uçuyormuş. Suriye uçağı dahi olsa vururlarmış. Oysa uyarıda bulunmaları gerekirdi, vurmak son seçenek olmalıydı. Uluslararası angajman kuralları böyle. Peki Türkiye ne yapmalı?
Kimilerine göre Türkiye böylesi bir tokadı yiyip oturursa maskaraya çevrilir. Liderlik iddiaları yerle bir olur. Karizma çizilir vesaire. Dolayısıyla "savaş değil ama bir şeyler yapmalı". "O 'şey' nedir?" diye sorduğumuzda, tampon bölge kurmaktan Suriye'nin radar tesislerini vurmaya kadar birçok opsiyondan söz ediliyor. Türkiye bunların altından tek başına kalkabilir mi peki? Çünkü dün AB'nin dışişlerinden sorumlu başkanı Catherine Ashton'un Türkiye'ye itidalli davranması uyarısından anlaşılıyor ki Batı, askeri müdahaleyi gerektiren bir durum görmüyor. Görüştüğüm birçok Batılı diplomat, aynı tonda "Bir uçak düşürüldü diye Suriye'ye askeri müdahale söz konusu değil" dediler.
Dün emekli Havacı Tümgeneral Armağan Kuloğlu'na sordum, "Türkiye'nin cevabı ne olmalı?" diye. Bunun Suriye'nin tutumuna bağlı olduğunu söyledi. "Eğer Suriye alttan alır, 'Oradaki lokal birimler inisiyatif kullanarak hareket etti' diyerek özür dileyip tazminat öderse Türkiye bir şey yapmamalıdır. Ama agresif bir tutum sergilerse Türk jetleri Suriye hava sahasına girip bir gövde gösterisinde bulunmalıdır. Akabinde Suriye, radarlarını uçakların üstüne kilitlerse o halde uçaklarımız radar tesislerini vurmalıdır" diyor.
"Bu da Türkiye'nin prestijini kurtarır" diye ekliyor.
Görüştüğüm Türk yetkilileri, uçağın Esad'ın bilgisi dışında düşürülmüş olmasının söz konusu olmadığını, bunun eldeki istihbarattan tespit edildiğini söylüyorlar.
Gerçekten zor bir durum. Esad'ın yalanlarına inanmış gibi mi yapacağız?
Ancak yukarıda sıraladığım diğer seçenekler de pek gerçekçi gelmiyor. Türkiye uluslararası destek olmaksızın Suriye'ye yönelik askeri tedbirleri devreye sokarsa kendisini gittikçe izole eder. Kaldı ki görüştüğüm Batılı diplomatlardan bazıları, Türkiye'nin Suriye'nin burnunun dibinde bu tarz eğitim uçuşu yaparak olayı esas kendisinin provoke ettiğini iddia ediyorlar. Suriye'de yaşanan vahşeti, Rusya'yı yanlarına çekerek diplomasi yoluyla çözme taraftarılar.
Birleşmiş Milletler'in Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan haziran sonunda bu hedefi güden uluslararası bir toplantı planlıyor. Batılılar bizlere ahlaksızca da gelse en gerçekçi senaryonun, Esad'ın yerine yine mevcut rejimin içerisinden birilerinin gelmesinin olduğunu dillendiriyorlar. Tam da bu noktada Türkiye'nin, bu "yeni" isimlerle masaya oturmaları için muhalefet üzerinde nüfuzunu kullanabileceğini sözlerine ekliyorlar. Bu kadar kan akmışken mümkün mü emin değilim.
"Türkiye düşürülen uçak konusunda ne yapmalı?" sorusuna dönecek olursak, kısa vadeli prestij kurtarma operasyonlarının nelere mal olabileceğini çok iyi hesaplaması lazım. Ortadoğu coğrafyası tam bir bataklık. Saplanan yara almadan çıkamıyor. İsrail'in 1982 yılında Güney Lübnan'da tampon bölge kurduğunda düştüğü durum halen hafızalarda. İran ve Suriye destekli Hizbullah, İsrail'i 2000 yılında çekilmeye mecbur bırakmıştı. Türkiye demokratik, laik, hukuk devletiyle bölge için bir ilham kaynağı olduğu nispette güçlenir. Mahallenin yeni kabadayısı olmaya yeltenerek değil. Sahi dünyanın yeni süper gücü olmaya aday Çin en son kiminle savaşmıştı?