Hüseyin Aygün neden kaçırıldı?
CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün, pazar günü Tunceli'nin Ovacık İlçesi'nde arabada giderken yolunu kesen PKK militanları tarafından kaçırılmasıyla birlikte CHP'yi PKK'nın değirmenine su taşımakla suçlayanların tezleri çökmüş görünüyor.
PKK ilk kez bir milletvekili kaçırıyor. Bunu neden yaptığına dair çeşitli spekülasyonlar var. PKK'ya yakın çevreler, olayın "yerel güçlerin" inisiyatifinde gerçekleşmiş olması ihtimalinden söz ediyorlar. Kimileri ise Kandil'in bilgisi dışında böylesi radikal bir eyleme imza atılamayacağını, Aygün'ün Tunceli'de bir süredir bulunduğunu bilen örgütün kaçırmayı planlı şekilde hazırladığını savunuyor. İktidar çevrelerine göre maksat propaganda yapmaktan öte bir şey değil. Aygün'ün en kısa zamanda zarar görmeden serbest bırakılacağına inanıyorlar. Zaten PKK da ANF sitesi aracılığıyla Aygün'ü yakın zamanda bırakacağını duyurdu. Umarım siz bu satırları okuduğunuzda Aygün, ailesine sağ salim kavuşmuş olur.
Sebebi ne olursa olsun PKK, Aygün'ü kaçırarak, CHP'yi hedef alarak anamuhalefet partisi, zımnen de olsa BDP ile ortak zemin arayışlarına balta vurdu. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın Aygün'ün kaçırılmasını bu denli sert bir dille kınaması da BDP nezdinde bu bilincin varlığına işaret ediyor. 2011 seçimlerinde CHP ile BDP'nin özellikle Güneydoğu'da bazı seçim bölgelerinde AK Parti'ye karşı el ele verdikleri biliniyor.
Mevcut tabloda 2013'e çekilmek istenen yerel seçimlerde böylesi bir ittifakın yenilenmesi iyice zorlaştı.
Aygün'ün kaçırılmasıyla birlikte aralarında asker, polis ve bir kaymakam adayı dahil olmak üzere PKK'nın elinde 22 rehine var. Ancak çizdiği profil itibarıyla Aygün'ün PKK tarafından alıkonması Kürtler arasında dahi büyük şaşkınlık yarattı. Meclis'e seçilmeden önce Aygün bölgenin önde gelen insan hakları savunucuları olarak isim yapmıştı. Tunceli Baro Başkanlığı'nı uzun yıllar yürüten Aygün, köyleri yakılan birçok vatandaşın davasını üstlenmiş, milletvekili olduktan sonra da bir yandan Alevilerin haklarını savunurken Uludere faciası olsun, tutuklu öğrenciler olsun mağdurların yanında da yer almaya devam etmişti. Türkiye ise onu Dersim katliamına ilişkin tarihi çıkışıyla tanımıştı.
Memleketi Dersim'de çok sevilen Aygün, CHP tarafından Kamer Genc'in ardından ikinci sırada aday gösterilmesine rağmen BDP'nin güçlü adayı Ferhat Tunç'u sollayarak Meclis'e girmişti. Ama hangi koşullarda? Aygün seçim kampanyası boyunca PKK tarafından tehdit edildiğini geçtiğimiz ocak ayında MuhalifGazete'den Safiye Işıklı'ya verdiği röportajda dillendirmişti. "Biz Dersim'de resmen, PKK terörü altında bir seçim kampanyası yürüttük" diyen Aygün, militanların "Burası bizimdir, hiç kimse giremez, adaylar ajandır" türünde tehditler yağdırdığını aktarmıştı.
Türkiye'deki aydınları "PKK'nın kuyruğuna takılmak" ile suçlayan Aygün, "Aydınlar eleştiri yapmıyorlar, sadece devlete, hükümete çağrı yapıyorlar. PKK da yapsa, Uludere'de Türk savaş uçakları da yapsa şiddeti her zaman reddetmeliyiz" diyerek her türlü şiddetin karşısında durulması gerektiğini ifade etmişti. Aynı zamanda AK Parti'nin Kürtlere yönelik adımlarını "kırıntı" ve KCK operasyonlarını "devlet terörü" olarak niteleyen Aygün, Kürtçe anadilde eğitim hakkının tanıması gerektiğini vurgulamıştı.
PKK dünkü açıklamasında da Aygün'ü "devletin özel savaş politikalarının bir yürütücüsü" olarak tanımladı ve "halkın yoğun şikâyetleri üzerine gözaltına alındığını" savundu. Tunceli'de aktif olarak çalışan Aygün demek ki Tunceli'de CHP oylarını artırıyor. Bunun başka bir açıklaması olamaz.
Not: Bu yazıyı noktalarken son dakika haberi olarak PKK'nın Yüksekova ilçesi'nde yapımı devam eden havaalanı inşaatında çalışan 11 işçiyi kaçırdığı duyuruldu. Aygün'ün alıkonmasından 48 saat geçmeden gerçekleşen bu eylem, PKK'nın 15 Ağustos öncesinde sertleşmeye , devam edeceğine işaret ediyor.