Türk Hava Yolları'nda türban
SON günlerde tedavüle giren bir şehir efsanesi var. Artık Türk Hava Yollan (THY) hosteslerine "türban" (ben başörtüsü demeyi tercih ediyorum) takmak serbest.
"Eyvah ülkeye şeriat geliyor" kampanyasını yürütenler, bu çarpıtmadan kendisine bol bol malzeme çıkarmak için hiç vakit kaybetmedi. Facebook sayfasına yüklenen "THY'de türban dönemi başlıyor" başlıklı habere yapılan yorumlardan bazıları şöyleydi: "Ve selam, Allah'ın izniyle Araplaştırılıyoru-z", "Yakında uçakta içki de yasak olur, namaz da zorunlu olur." Oysa gerçek farklı.
THY'ye yer hizmetleri sağlayan TGS-Havaş ortaklığında görev yapan kadınlardan bazıları başlarını örtmek istediklerini belirtince şirket de buna izin verdi. Bunun üzerine iki TGS çalışanı, bone üzerine siyah renk başörtüsü takarak görevlerine devam etti. Görevleri gereği uçaklarda uçuş öncesi rutin denetim yapan bu hanımlarla karşılaşan bazı yolcuların tepki gösterdikleri gelen haberler arasında.
Oysa başörtülü hanımlar TGS personeli, THY kabin memurları değil.
Peki THY hostesleri başlarını örtebilirler mi? Bu soruyu THY Basın Sözcüsü Ali Genç'e yönelttim. Genç, THY kıyafet yönetmeliğinin en son Kasım 2010 değiştiğini hatırlattı. Buna göre "Görev mahallinde saçlar tamamen açık, düzgün taranmış veya toplanmış olacaktır" kısmı 26.11.2010 tarihli yazıyla kaldırılmıştı. Ve bu vesileyle THY Müdürlüğü'nde çalışan kadın personel artık arzu ettiği takdirde başını örtebiliyor. Aynı şekilde üniformasız personel, örneğin temizlik görevlileri başörtüsü takabiliyor.
Türk Hava Yolları'na hizmet sağlayan yabancı ülkelerdeki şirket çalışanları da bu hakka sahip. Mesela İran'da veya Pakistan'da Türk Hava Yolları yer hizmetlerinde veya kontuvarlarında görev yapan hanımlar başörtüsü takabilirler. Benzer şekilde Hindistan'da başına türban saran Sih mezhebine ait bir bey de bu kıyafetiyle THY kontuvarında karşınıza çıkabilir. Ancak kabin memurları veya pilotlar için aynı şey söz konusu değil; çünkü Ali Genç'in ifade ettiği gibi üniformanın şekli belli. Dolayısıyla THY yönetimi aksi yönde karar bildirine dek başörtülü hostes, sarıklı pilot diye bir ihtimalden söz edilemez.
Zaten üzerinde biraz düşününce muhafazakâr bir hanımın, hosteslerin hayat tarzını seçme olasılığı oldukça zayıf görünüyor. Yurtdışında otellerde konaklamak, içki servisi yapmak, dünya görüşleriyle pek fazla örtüşmeyebilir. (Ama ortama ayak uyduran inançlı hanımlar da olabilir, dolayısıyla şahsi kanaatim hosteslere başörtüsünün yasaklanmaması yönünde.) İçkinin yasaklanmasının ticari intihar olacağının altını çizen Genç, THY etrafında dönen "Şeriat geliyor" histerisinden fevkalade rahatsız. Zira THY'nin son yıllarda yakaladığı başarı ortada.
Gelelim esas meseleye: Bir yandan AK Parti ve daha geniş anlamda muhafazakâr dindar kesimin kadınların özgürlüklerini kısıtladığını iddia edip diğer yandan inançları gereği başını örten kadınların çalışma haklarını gasp etmek istemek nasıl bir mantığın ürünüdür? Bir kadının ekonomik gücü olmadan özgür olması mümkün mü? İster başı-bacağı açık olsun, ister çarşaflı olsun fark etmez. Kendi ekonomik gücü olmayan kadın özgür değildir.
Son yıllarda Türkiye'de şiddet kurbanı kadınların çoğunlukla kendi ayakları üzerinde durabilen ve kocalarından ayrılmak isteyen kadınlar olması tesadüf değil. Ne yazık ki dindar kadınları kendi kaderlerini tayin etme hakkından mahrum tutmak için elimizden geleni yapıyoruz. Hukuk okuyor mahkemeye çıkamıyor, siyaset yapıyor milletvekili olamıyor.
İnancının bir engel teşkil ettiğini savunanlar, erkek hastalara müdahale etmek istemeyen kadın hemşireler ve doktorlara işaret ediyor. Bu düşüncede olan kadın hekimlerin kendi inançlarına uygun ortam sağlayan işyerleri bulmaları gerekir elbette. Yoksa işten atılmayı göze almak zorundalar. Ama sırf münferit vakalara yaslanarak temelinde "Türbanlılar evlerinde kalsın, görüntümüzü kirletmesin" anlayışını barındıran bu elitist ve ayrımcı yaklaşım Türkiye'de AK Parti'nin neden 10 yıl sonra kamuoyu yoklamalarında yüzde 50'nin üzerinde oy alabildiğini açıklayan önemli sebeplerinden biri.
Onlara göre "halk" aptal, birkaç besmeleye biraz bedava kömüre tav olabiliyor. Kendi yaşadıkları ülkeden ne denli kopuk oldukları ortada.