ABD seçimleri
BUGÜN milyonlarca ABD vatandaşı sandığa gidip yeni başkanını seçecek. Kıran kırana geçen yarışın galibi büyük ihtimalle yine Demokrat Başkan Barack Obama olacak.
ABD küresel etkisi inişe geçti. Ama halen dünyanın bir numaralı süper gücü. Dolayısıyla ABD seçimleri bütün dünyayı ilgilendiriyor. Türkiye'nin Batı ittifakı içerisindeki stratejik konumundan dolayı bizleri daha da ilgilendiriyor.
Türkiye'de muhafazakâr İslamcısı, ulusalcısı, milliyetçisi, solcusunun birleştiği en temel reflekslerden biri, Amerikan karşıtlığı. Ve Amerika'ya atfedilen olağanüstü güç ve beceri nispetinde ülkemize yaptığı kötülüklere dair komplo teorileri üretilir. Hatta kimilerine göre Amerika'daki başkanlık seçimleri bir tiyatrodan, bir yutturmacadan öte bir şey değil. Bu düşüncedekilere göre kim gelirse gelsin ABD siyonist, kapitalist bileşkesi Wall Street plazalarından dünyayı sömürmeye devam edecek.
Bu tarz yorumların sığlığını idrak etmek için çok fazla gerilere gitmeye gerek yok. 2000 seçimlerinde iktidara gelen George W. Bush müdahaleci politikalarıyla Ortadoğu'nun canına okudu. Amerikan ekonomisini dibe vurdurdu. Bütün dünyada ama özellikle Müslüman coğrafyasında Amerika'ya karşı eşi görülmemiş bir nefreti tetikledi. Bu arada Türk-Amerikan ilişkileri en berbat dönemlerinden birinden geçti. Demek ki bireyler ve politikaları fark yaratabiliyor.
ABD'nin ilk siyahi Başkanı Barack Hüseyin Obama da 2008 yılında iktidara "change" yani "değişim" sloganıyla gelmişti. Vaat ettiklerinin çok altında kalan Harvard eğitimli avukat karşısında Romney gibi çapsız bir aday olmasaydı büyük ihtimalle seçimleri kaybedecekti. Zira dünyanın her yerinde olduğu gibi ABD seçmeni her şeyden önce "cebiyle" oy veriyor. Obama çöküşün eşiğinde teslim aldığı ekonomiyi uçurumun ağzından çekti çekmesine ama büyüme halen düşük düzeylerde seyrediyor, işsizlik sorunu yerli yerinde duruyor.
Şüphesiz Türkiye'den bakıldığında en çok Obama'nın dış en çok ilgimizi çekiyor. İlişkiler Bush dönemindeki türbülansı atlatmakla kalmadı, Davutoğlu'nun deyimiyle "Altın Çağ" yaşanıyor. Bunun temel nedenlerinden biri, ilişkileri zehirleyen ABD'nin Irak işgalinin sona ermesi. Obama'nın genel manada Ortadoğu'dan başta askeri olarak elini çekme meyilli "laissez faire" politikası Türkiye'ye de nüfuz alanı açtı. İsrail'le kavgamızın ikili ilişkileri etkilememesi, bu politikanın net tezahürlerinden biri. Beklentilerin aksine Amerika, Türkiye'yi "cezalandırmadı". Ankara'nın İran'ın nükleer programına yönelik BM yaptırımlarını veto etmesinin yarattığı hasar ise Kürecik'te İran'ı hedef alan radar sisteminin kurulması ve Suriye kriziyle birlikte İran'la araya konulan mesafeyle telafi edildi.
Ayrıca Erdoğan ile Obama'nın kişisel kimyasının uyduğu söyleniyor. Neticede 4 yıl boyunca kurulan ve büyük ölçüde sorunsuz ilişkilerin aynı ekiple devamı Türkiye'nin işine geliyor. Hem tüm "demokratlığına" rağmen Obama'nın Türkiye'de yeniden tırmanışa geçen hak ihlalleri, hapisteki gazeteci sayısında kaptığımız dünya liderliği ve Kürt sorunundaki sertliği karşısındaki sükûneti AK Parti iktidarını ziyadesiyle mutlu ediyordu. Sahi Obama'nın Uludere'de 34 sivilin öldürülmesine pek ağzını açacak hali olamaz. CIA emrindeki insansız hava araçları, Predatorlar, Pakistan'da, Yemen'de sivillere ölüm yağdırıyor.
Ufukta Türk-Amerikan ilişkilerindeki pürüzler yok değil. Seçimleri kazandıktan sonra Obama yönetiminin Suriye'ye daha aktif şekilde müdahale etmesini uman Ankara'nın hayalleri boş kalabilir. Hillary Clinton şimdiden Türkiye himayesinde kurulan ve Müslüman Kardeşler güdümündeki Suriye Ulusal Konseyi'ni işe yaramaz ilan ederek Ankara'nın yalpalayan Suriye politikasına ayar verdi. Kendi öncülüğünde oluşturmak istediği daha geniş katılımlı muhalefet, olası bir askeri müdahalenin ön adımından ziyade Esad rejiminin müzakere edebileceği inandırıcı bir aktör yaratmak çabası gibi görünüyor.
Bir diğer mayınlı alan ise Ermeniler. 2015'te soykırımın 100'üncü yıldönümü çerçevesinde diaspora büyük bir atağa hazırlanıyor. Son kez seçilecek olan Obama bakarsınız bu kez sözünde durur ve 24 Nisan 2015 günü "S" sözcüğünü kullanıverir...