Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Hürriyet Gazetesi’nin İnternet sitesi bir zamandır dikkatimi çekiyor. Kağıda basılı gazeteler içinde en renkli ve en önemli yazarları içinde barındıran Hürriyet gazetesi, bir müddettir web sitesindeki yazar anonslarını kaldırdı.

        Hürriyet’in birbirinden önemli yazarlarına tepedeki menü çubuğundaki minik bir ‘Yazarlar’ ikonuyla ulaşıyorsunuz. Çok hevesliyseniz.

        Bunun sebeb-i hikmeti ne olabilir, yoksa Hürriyet yazarları internet üzerinde okunmuyor mu, diye düşünürken, bugün Hurriyet.com.tr bir ‘köşe yazarı’ yarışması ilan etti.

        Yarışmanın birincisi hurriyet.com.tr’de yazmaya başlayacakmış.

        Anlaşılan o ki, Türkiye’nin en büyük medya kuruluşu bile, kendi içinden bir internet yazarı çıkartamıyor.

        Gazetedeki köşe yazarlarını ise internet’de sunmaktan çekiniyor.

        Zannederim mükemmel bir ölçüm imkanı veren internet, bu yazarların internet üzerindeki okunurluklarını ‘biraz düşük’ gösteriyor.

        Öte yandan, benim bunca yıllık internet deneyimim gösteriyor ki, bugün büyük gazetelerin internet sitelerinde değil, bağımsız web portallarının yeni kuşak köşe yazarları günde 100 binlerin üzerinde okur toplayabiliyor.

        Acaba kağıt gazetelerdeki yazarların da okunurluklarını ölçme oranı var mıdır?

        Örneğin, diyelim 500 bin satan Hürriyet gazetesini alan her 5 kişiden biri, yani 100 bin kişi her x Hürriyet yazarını okuyor mu?

        Tahmin ederim araştırmalar bunu gösteriyordur. Ve asıl mercek altına alınması gereken budur diye düşünüyorum.

        AHMET HAKAN FARKI

        Uzun zamandır, internet üzerinde yazarların okunurluklarını takip ediyorum. Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’ın yazıları hangi internet sitesinde alıntılanıra alıntılansın, hit patlaması yaratıyor.

        Web sitesinde okunabilir, internete uyumlu ve ölçülebilmekten çekinmeyen yazar araştıranlar, dikkatlerini Ahmet Hakan’a yoğunlaştırabilir.

        Çünkü nasıl olsa, yarışma ile trafik yükseltmenin yanısıra, okunur bir köşe yazarı keşfetme ihtimali mümkün değil.

        PEKİ BEN KÖŞEMDEKİ FOTOĞRAFI DEĞİŞTİRECEK MİYİM?

        Haberturk.com’da yazmaya başladığımdan beri, ‘yaka bağır açık o fotoğraf’ı değiştirmem yönünde haftada 10-15 mail alıyorum.

        Bazen medyanın ‘ağır abileri’ de ‘o fotoğraf’ı değiştirmem için uyarıyor beni.

        Geçenlerde biri, ‘çok ağır ve derinlikli yazılar yazıyorsun o fotoğraf hiç uymuyor. Sanki Reina’dan çıkarken çekilmiş gibi,’ dedi.

        Ve tam da 12’den vurdu.

        Evet, ‘o fotoğraf’ bir yaz gecesi bir klüpten çıkarken, bir magazinci arkadaşımız tarafından çekilmişti. Haberturk.com’da yazmaya başladığım zaman editörüm Berkin Türkoğlu’nun alel acele bulduğu iki fotoğraftan biri oldu ve o gün bugündür de kullanıyorum.

        Ama ne olmuş?

        Ciddi konularda yazabilmek için, illa da kollarını bağlamış Hasan Cemal abi pozu mu vermek lazım? Ya da, eğer fotoğrafımda kıravat yoksa yazdığım konuların ciddiyeti mi gevşiyor?

        Bilemiyorum.

        Haberturk.com şort ile çalışılabilen bir iş yeri.

        Ben yazın işe şortla gidiyorum. Patronumla ve yönetim kurulu üyeleriyle şortla pek çok toplantı yapmışlığım da vardır.

        Burada biz, fikirlerin ciddiyetini ve değerini, onu seslendirenlerin kıyafetlerinin sıkışıklığından aldığını düşünmüyoruz.

        Açıkçası bu konuyu pek önemsemiyoruz.

        Ancak, örneğin, bağlamında bir smokin giymeyi çok ama çok önemsiyoruz.

        Değerler değişti.

        Artık dikkat edin, kıravatlı takım elbise formatı ideolojik olarak ortalama dindar cemaatlerin veya ortalama laikçi cemaatlerin profilini veriyor.

        Mesleki olarak da, kıravatlı bir takım elbise pozu bana orta düzey muhasebe departmanı yöneticisini hatırlatıyor.

        Pek sıkıcı geliyor.

        Yaka bağır açık olma durumuna gelince?

        Yahu ne var, o yaz günü, o fotoğraf öyle çekildi. Bir kadın bir düğmesini fazla açınca, dekolte diye beğenip alkışlıyorsunuz, benim bir düğmem sıcaktan açılınca kıroluk nispet etmeye çalışıyorsunuz… Hiç oldu mu şimdi?

        Hem kadın okurlarım sizinle aynı fikirde değil.

        Demek ki, o fotoğrafı sizin ısrarlarınıza rağmen 1 yıldır değiştirmememin sebebi bu.

        Artık yaz geliyor, tekrar değiştirebilirim. Ama yine de bir kıravat beklentisi içine girmeyin…

        Geçen gün bu konuyu Habertürk’ün Genel Yayın Müdürü Melih Meriç ile konuşurken (fotoğrafım hakkında yorumlar ona da geliyormuş) ‘yahu ne kadar tutuculaştı Türkiye’ dedi.

        Hakikaten Turgut Özal’ın şortu yürürlükten kalktığından beri ne kadar tutuculaştınız siz?

        atilganbayar@haberturk.com

        Diğer Yazılar