Başardım baba...
HANİ bir gün kızıp da bana “Sen bir halt olamazsın” demiştin... Oysa başardım baba... Önceki gün açıklanan “Balyoz Darbe Planı” içindeki “kullanılacak gazeteciler” arasında yer aldım... Herkese telefon açıp, listede olduğumu söyledim. İşleri biraz kırık giden enişteme de haber verdim, çok sevindi sordu: “Ne kadar verecekler?” “Ne?..” “İkramiye...”
Bunun şerefi yeter... Türk Silahlı Kuvvetleri darbe yaparsa, bana güveniyor demek ki...
Listede tam 137 kişiyiz, ben önlerde bir yerdeyim baba... Bir “asılacaklar” listesi var. Olduğum “kullanılacaklar” listesinin bir kopyasını alıp, adımın altını kırmızı kalemle çizip el altında bulunacak yere astım. Darbe olduğunda bir yanlışlık yapmasınlar diye... Hani biri asılacak, öbürü sevilecek(!) iki mahkûm fıkrasındaki sevilecek olanın yaptığı gibi...
Götürülürken durup durup uyarıyordu celladı: “Karıştırma sonra... Onu asıp, beni seveceksin....”
AKP karşıtı ne kadar gazeteci-yazar varsa tümünü “kullanılacaklar” listesine koymuş “Balyoz Darbe Planı” yazarı. Ve baktım “kullanılacaklar” listesinde olanların hepsi asker karşıtı yazılar yazmışlardı dün, kullanılmadıklarını kanıtlamak için... Bundan sonra da “asker yanlısı” gözükmemek için AKP’yi eskisi gibi eleştiremeyecekler, çünkü listede oldukları hiç akıllarından çıkmayacak... Böylece “darbe planının” ilk yan ürününü dün toplamaya başladılar “darbe planı”nı planlayanlar...
Ben?.. Ben “kullanılacaklar” listesindeyim... Bir an “Ya öbür listede Abdurrahman Dilipak’ın, Nazlı Ilıcak’ın, Emre Aköz’ün, Cengiz Çandar’ın, Fehmi Koru’nun arasında olsaydım” diye geçti aklımdan ve sana haber vereyim dedim... Başardım baba...